sıkıntı ile cümle

sıkıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Acil tedavi edilmesi gereken bir sıkıntınız olduğunda çok çabuk randevu alabilirsiniz.تحصل على موعد بسرعة إذا كان لديك مشكلة صحية تستدعي العلاج المستعجل.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Ai milă de mine, Doamne! Vezi ticăloşia în care mă aduc vrăjmaşii mei, şi ridică-mă din porţile morţii,
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Boć on szuka krwi, i mają w pamięci, a nie zapomina wołania utrapionych.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!For han som hevner blod, kommer de elendige i hu, han glemmer ikke deres skrik.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!"HERRE, vær nådig, se, hvad jeg lider af Avindsmænd, du, som løfter mig op fra Dødens Porte,
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!HERR, sei mir gnädig; siehe an mein Elend unter den Feinden, der du mich erhebst aus den Toren des Todes,
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!여호와여 나를 긍휼히 여기소서 나를 사망의 문에서 일으키시는 주여 미워하는 자에게 받는 나의 곤고를 보소서
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!lebo on vyhľadáva vyliatu krv a pamätá na ňu, nezabúda na krik utrápených.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Lihatlah, musuh menyengsarakan aku; kasihanilah aku, ya TUHAN, luputkanlah aku dari maut
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!rt számon kéri a [kiontott] vért, megemlékezik rólok, nem feledkezik el a szegények kiáltásáról.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Sillä hän, verenkostaja, muistaa heitä eikä unhota kurjain huutoa.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Ty han som utkräver blodskulder har kommit ihåg dem; han har icke förgätit de betrycktas klagorop.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Usmili se me, GOSPOD, ozri se v ponižanje moje od sovražnikov mojih, da me vzdigneš izpred smrtnih vrat:
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Vindice del sangue, egli ricorda, non dimentica il grido degli afflitti
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Ελεησον με, Κυριε ιδε την θλιψιν μου την εκ των εχθρων μου, συ ο υψονων με εκ των πυλων του θανατου,
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!חננני יהוה ראה עניי משנאי מרוממי משערי מות׃
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!ارحمني يا رب. انظر مذلتي من مبغضيّ يا رافعي من ابواب الموت‎.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!耶 和 華 阿 、 你 是 從 死 門 把 我 提 拔 起 來 的 . 求 你 憐 恤 我 . 看 那 恨 我 的 人 所 加 給 我 的 苦 難
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!耶和華 阿 、 你 是 從死門 把 我 提拔 起來 的 . 求你憐恤 我 . 看 那 恨 我 的 人 所 加給 我 的 苦難
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.(30:10) Помилуй меня, Господи, ибо тесно мне; иссохло от горести око мое, душа моя и утроба моя.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Ai milă de mine, Doamne, căci sînt în strîmtorare: faţa, sufletul, şi trupul mi s'au topit de întristare;
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.a nevydal si ma do ruky nepriateľa a postavil si moje nohy na priestranstve.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Aniś mię zawarł w ręce nieprzyjaciela; aleś postawił na przestrzeństwie nogi moje.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Aniž jsi mne zavřel v ruce nepřítele, ale postavil jsi na širokosti nohy mé.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.du har ikke overgitt mig i fiendehånd, du har satt mine føtter på et rummelig sted.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.etkä jättänyt minua vihollisen valtaan, vaan asetit minun jalkani aukealle.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Kasihanilah aku, ya TUHAN, sebab aku dalam kesusahan; mataku pedih karena menangis, jiwa ragaku merana
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.여호와여 내 고통을 인하여 나를 긍휼히 여기소서 내가 근심으로 눈과 혼과 몸이 쇠하였나이다
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.nem rekesztesz be engem ellenség kezébe, [sõt] tágas térre állatod lábaimat.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.non mi hai consegnato nelle mani del nemico, hai guidato al largo i miei passi
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.och icke överlämnar mig i fiendens hand, utan ställer mina fötter på rymlig plats.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Usmili se me, GOSPOD, ker v stiski sem, od žalovanja hira oko moje, duša moja in telo moje:
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Vær mig nådig, HERRE, thi jeg er angst, af Kummer hentæres mit Øje, min Sjæl og mit Indre.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Ελεησον με, Κυριε, διοτι ειμαι εν θλιψει εμαρανθη απο της λυπης ο οφθαλμος μου, η ψυχη μου και η κοιλια μου.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Смили се за мене, Господи, защото съм в утеснение, Чезне от скръб окото ми, душата ми, и снагата ми.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.חנני יהוה כי צר לי עששה בכעס עיני נפשי ובטני׃
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.ارحمني يا رب لاني في ضيق. خسفت من الغم عيني. نفسي وبطني‎.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.耶 和 華 阿 、 求 你 憐 恤 我 、 因 為 我 在 急 難 之 中 . 我 的 眼 睛 因 憂 愁 而 乾 癟 、 連 我 的 身 心 、 也 不 安 舒
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.耶和華 阿 、 求 你 憐恤 我 、 因為 我 在 急難之中 . 我 的 眼睛 因 憂愁 而 乾癟 、 連 我 的 身心 、 也 不 安舒
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Az éhezők és a sérültek a fájdalmukat jelezték, azt, hogy segítségre van szükségük.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Gente che soffriva la fame, ferita segnalava le situazioni di pericolo, segnalava il bisogno di aiuto.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Głodni i ranni ludzie, informowali o swoim cierpieniu, o tym, że potrzebują pomocy.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Hungrige und verletzte Menschen signalisierten ihre Not, signalisierten ihre Hilfebedürftigkeit.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.배고프거나 다친 사람들은 자신들의 고통을 알리고 도움이 필요하다며 메세지를 보냈습니다.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.La gente hambrienta y herida manifestaba su angustia y la necesidad de ayuda.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Les gens qui avaient faim et souffraient manifestaient leur détresse, manifestaient leur besoin d'aide.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Människor som var hungriga och skadade visade sin nöd, visade sitt behov av hjälp.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Mensen die honger en pijn hadden, lieten dat met berichten weten, vroegen zo om hulp.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Những người đang đói và đang đau đớn ra hiệu sự đau đơn của họ, ra hiệu họ cần giúp đỡ
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Oamenii care erau răniţi şi înfometaţi îşi anunţau problema, îşi anunţau nevoia de ajutor.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Άτομα που πεινούσαν και πονούσαν έστελναν για την απελπισία τους, έστελναν για την ανάγκη τους για βοήθεια.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Голодні та травмовані люди повідомляли про своє нещастя, просили про допомогу.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Раненые и голодные люди сигнализировали о своей беде, просили о помощи.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Хора, които бяха гладни и пострадали споделяха своето страдание, споделяха нуждата си от помощ.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.אנשים שהיו רעבים וכואבים סימנו את המצוקה שלהם, סימנו את הצורך שלהם בעזרה.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.الناس الذين كانوا جوعانين ومصابين كانوا يبثون محنتهم، كانوا يبثون حاجتهم للمساعدة.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.悲痛な叫びや 援助を求める声を発信しました ポルトープランスの路上では
Açık tutuyorsun göz kapaklarımı, Sıkıntıdan konuşamıyorum.(76:5) Ты не даешь мне сомкнуть очей моих; я потрясен и не могу говорить.
Açık tutuyorsun göz kapaklarımı, Sıkıntıdan konuşamıyorum.(77:5) Tu tiens mes paupières en éveil; Et, dans mon trouble, je ne puis parler.
Açık tutuyorsun göz kapaklarımı, Sıkıntıdan konuşamıyorum.Als ik aan God denk, moet ik kreunen. Ik word overmeesterd door het verlangen naar Zijn hulp.

İlgili Sayfalar