sıkı ile cümle

sıkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Birçok çocuk can sıkıcı bir şekilde bağırıyor.Many children are yelling annoyingly.
Birçok çocuk bağırıyor, bu can sıkıcı bir durum.Many children are yelling, which is annoying.
Karıma sıkıntı vermeyi kesin.Stop bothering my wife.
Arkadaşıma sıkıntı vermeyi kesin.Stop bothering my friend.
O bir sıkıntıydı.That was an inconvenience.
O bıktırıcı ve sıkıcıydı.It was tedious and boring.
Can sıkıntısı çok büyük bir sorundur.Boredom is a huge problem.
Tom çok sıkıntılıydı.Tom was very distressed.
O oldukça sıkıcıydı.It was rather boring.
O sıkıcı olabilir.It can be tedious.
Tom çok sıkıcı.Tom is so boring.
Tom gerçekten can sıkıcı.Tom is really annoying.
Yeni başlayanlar her zaman bunu yapmada sıkıntı yaşar.Beginners always have trouble doing this.
Boks yapmak sıkıcı.Boxing is boring.
Benim bütçem sıkı.My budget is tight.
Koç bana daha sıkı çalışmam gerektiğini söyledi.The coach told me I needed to practice harder.
Bu parti biraz sıkıcı, öyle değil mi?This party is kind of boring, don't you think?
Bu can sıkıcı olabilir.It can be embarrassing.
Bu sıkıcı olmaya başlıyor.This is getting boring.
Bu sıkıcı olabilir.This can get tedious.
Nöbet görevi sıkıcı.Guard duty is boring.
Sıkın dişinizi, beyler.Hang in there, guys.
Gerçekten sıkı eğitim aldım.I trained really hard.
Ondan sıkıldım.I'm bored with that.
Tom sıkılmış gibi görünüyordu.Tom looked like he was bored.
Tom onun sıkıldığını söyledi.Tom said he was bored.
Güvenlik son derece sıkıydı.Security was extremely tight.
Güvenlik çok sıkıydı.Security was very tight.
Sıkıştın mı?Are you stuck?
Beklemek sıkıcıdır.Waiting is boring.
Can sıkıntısı onun en kötü düşmanı.Boredom is his worst enemy.
Sonuçta, muhtemelen sıkılacağım.Sooner or later, I'll probably get bored.
O Mariah Carey'yi taklit etmek için sıkı çalıştı ama başarısız oldu.She tried hard to imitate Mariah Carey but failed.
Bazı insanlar bu tür bir şeyi can sıkıcı buluyor.Some people find this kind of thing annoying.
Tom'un sürekli şikayeti benim canımı sıkıyor.Tom's constant complaining annoys me.
Tom'un sıkıntısını anlayabiliyorum.I can understand Tom's annoyance.
Tom sıkıntısını gizlemeye çalıştı.Tom tried to hide his annoyance.
Bu aslında biraz can sıkıcı.It's actually kind of annoying.
Tom'un, biraz canı sıkılmış gözüküyor.Tom seems a little annoyed.
Tom "bu sıkıcıydı" diye ekledi."It was boring," Tom added.
Sıkı çalışır.He works hard.
Konserdeki her dakikanın arkasında bir saatlik sıkı çalışma var.Behind every minute of concert time there is one hour of hard practice.
Sıkıldım, bu yüzden uyuya kaldım.I was bored, so I fell asleep.
Sıkıldığım için uyuyakaldım.Since I was bored, I fell asleep.
Tom, hikayeyi sıkıcı bulmadı.Tom did not find the story boring.
İyi geceler ve sıkı uyu!Good night and sleep tight!
Sıkı çalışacağım.I'll work hard.
Ben genellikle sıkıcı bulduğum kitapları okumayı asla bitirmem.I usually never finish reading books that I find boring.
Sıkı dost olduk.We became fast friends.
Tom o para için çok sıkı çalıştı.Tom worked so hard for that money.
Düşmemek için ipe sıkıca sarıldım.I held on to the rope firmly as not to fall.
Sıkılman için bir neden yok. Telaffuzun genel olarak doğru.There's no reason to feel embarrassed. Your pronunciation is generally correct.
Sıkıntıların henüz başlıyor.Your troubles are just beginning.
Tom'un sıkıntıları sadece başlıyor.Tom's troubles are only beginning.
Fransızcayı daha sıkı çalışman gerekir.You need to study French harder.
O can sıkıcı olurdu.That would've been embarrassing.
Ben sıkıldım ve uykuya daldım.I was bored and I fell asleep.
Tom sıkı bir pazarlık yaptı.Tom drove a hard bargain.
Şeyler daha sıkı olabilirdi.Things could get tougher.
Şu anda sıkılıyor musun?Are you bored right now?

İlgili Sayfalar