sıkı ile cümle

sıkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kendimi sıkıntı içinde bulduğumda o konuda bir çıkış yolu bulmaya çalışırım.When I find myself in trouble, I try to find a way to get out of it.
Araba frenleri sıkıştığında neredeyse bir kaza yapıyorduk.We nearly had an accident when the car brakes jammed.
Caddenin aşağısında trafik sıkışıklığına ne neden oldu?What caused the traffic jam down the street?
"Gizli el sıkışmayı biliyor musun?" "Ne gizli el sıkışması?""Do you know the secret handshake?" "What secret handshake?"
Sizin el sıkışmanız çok sıkı.Your handshake is too tight.
Onun el sıkışması çok güçlü.His handshake is too strong.
O kitap o kadar sıkıcıydı ki onu bitiremedim.That book was so boring that I couldn't finish it.
Hayatım sıkıcı.My life is boring.
Neden benim hayatım bu kadar sıkıcı?Why is my life so boring?
Biz inanılmaz sıkıldık.We were incredibly bored.
Akıl almaz bir biçimde sıkılmıştım.I was incredibly bored.
Tüm öğleden sonra video oyunlarından sıkılmadın mı?Do you not get bored of videogames all afternoon?
O gerçekten can sıkıcıydı.It was really embarrassing.
Olağanlık sıkıcıdır.Normality is boring.
Tom'un Mary'nin cinayet gecesi için sıkı bir mazereti var.Tom has an ironclad alibi for the night of Mary's murder.
Otobanda yoğun trafikte sıkıştım.I got stuck in heavy traffic on the expressway.
Tom hayatının sıkıcı olduğunu düşünüyor.Tom thinks that his life is boring.
Şu anda sıkıldım.I'm bored right now.
Ayakkabılarım çok sıkı.My shoes are too tight.
Tom dün sıkı bir pazarlık yaptı.Tom picked up a good bargain yesterday.
Tom üç dakika sonra sıkıldı.Tom got bored after three minutes.
Tom çabuk sıkılır.Tom gets bored quickly.
Tom çabuk sıkıldı.Tom got bored quickly.
Sıkıcı bir roman okudu.He read a boring novel.
Bir balya makinesi samanı balyalara sıkıştırmak için kullanılır.A baler is used to compress hay into bales.
Onun cildi bir ergeninki kadar sıkı.His skin is as firm as a teenager's.
Hikayen sıkıcı.Your story is boring.
Bir bardak doğal, taze sıkılmış meyve suyu gibi bir şey yok.There's nothing like a glass of natural, freshly squeezed juice.
Ben sıkıştım.I was stuck.
Sen beni sıkıyorsun.You bore me.
O beni sıkıyor.He bores me.
Mary canımı sıkıyor.Mary bores me.
Onlar benim canımı sıkıyor.They bore me.
Kimya sıkıcı bir konu mu?Is chemistry a boring subject?
Tom öğretmenlik yapmaktan sıkıldı ve yeni bir iş aradı.Tom became bored with teaching and he looked for a new job.
Tom'un sıkıcı olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom is boring?
Bu sıkı olacak.It's going to be tight.
Bu can sıkıcı olmalı.That's got to be painful.
Bu çok can sıkıcı.This is so annoying.
Tom gözlerini sıkıca kapattı.Tom closed his eyes tightly.
Bu kitap benim için çok sıkıcı.This book is too boring for me.
Sıkıcı bir işim var.I have a boring job.
Ceketimin fermuarı sıkışmış.The zipper on my jacket got stuck.
Bir süre sonra sıkıcı olur.It gets boring after a while.
Bu cümle sıkıcı.This sentence is boring.
Tom'un konuşması öyle sıkıcıydı ki seyircilerden birkaç kişi uyuyakaldı.Tom's speech was so boring that several people in the audience fell asleep.
O dersin ne kadar sıkıcı olacağı hakkında seni uyardım.I warned you about how boring that class would be.
Muhtemelen çok sıkılmışsın.You're probably bored stiff.
Tom orduya katılmam için sıkıştırıyor.Tom has been urging me to join the army.
Tom Mary'yi kollarında sıkıca tuttu.Tom held Mary tightly in his arms.
Tom halatı daha sıkı kavradı.Tom tightened his grip on the rope.
Birkaç gemi Antarktika'daki deniz buzunda sıkışmış.Several ships are stuck in sea ice in Antarctica.
O çok ağzı sıkı.He's very secretive.
Tom çok ağzı sıkı.Tom is very secretive.
Bu vidaların sıkılması gerekiyor.These screws need tightening.
Sıkıca vidalayın.Screw it in tight.
Bildiğin gibi, işimi kaybettim, bu yüzden geçinmekte sıkıntı yaşıyorum.As you know, I've lost my job, so I'm having trouble making ends meet.
Gitmeden önce kapıyı sıkıca kapatın.Secure the door before you leave.
Tom son derece sıkılmış görünüyor.Tom looks exceptionally bored.
Tom Mary'ye daha da sıkı sarıldı.Tom hugged Mary even tighter.

İlgili Sayfalar