sıkı ile cümle
sıkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom sıkı bir işçi.Tom is a hard worker.
Herkes el sıkıştı.Everyone shook hands.
Kapım sıkıştı.My door's stuck.
Ben de sıkıldım.I'm bored, too.
Tom sıkıldı.Tom was bored.
Çocuk sıkılmıştı.The child was bored.
Tom'u çok mutsuz gördüğüme sıkıntılıydım.I was distressed to see Tom so unhappy.
Hayatımdan sıkıldım.I'm bored with my life.
2.30'da bir randevum vardı fakat trafikte sıkıştım ve oraya zamanında varamadım.I had an appointment at 2:30, but I got caught in traffic and couldn't get there in time.
Golf sıkıcıdır.Golf is boring.
Sıkı çalışmaya hazırım.I'm ready to work hard.
Tom ve Mary konuşmak için bir şey bulmada hiç sıkıntı çekmediler..Tom and Mary never had trouble finding something to talk about.
Bu alanda bir su sıkıntısı var.There's a water shortage in this area.
Evimde sıkı bir sokağa çıkma yasağı vardı.I had a strict curfew at my house.
Reçel kavanozunun kapağı sıkışıyor.The jam jar's lid is jammed.
Bu reçel kavanozunun kapağı sıkışmış ve açılmayacak.This jam jar's lid is stuck and won't open.
Kavanozu çok sıkı biçimde kapatmayın.Don't close the jar too tightly.
Kavanozu çok sıkı biçimde kapatma.Don't close the jar too tightly.
Biraz kilo almış olmalıyım. Kot pantolonumum düğmesi gerçekten sıkıyor.I must have gained some weight. My jeans' button is really tight.
Tom ve Mary asansörde üç saat sıkıştı.Tom and Mary were trapped in the elevator for three hours.
Tom bu yeri bulmada sıkıntı yaşadı.Tom had trouble finding this place.
Tom ve Mary beklemekten sıkıldılar.Tom and Mary were tired of waiting.
Tom'un asla çok sıkı ders çalışmasına gerek yoktu.Tom never had to study very much.
Tom bana herhangi bir sıkıntı vermedi.Tom didn't give me any trouble.
Tom gerçekten sıkıntılıydı.Tom was genuinely troubled.
Tom birçok sıkıntı içinde.Tom is in lots of trouble.
Tom çok sıkılmış görünüyor.Tom looks bored to death.
Tom çok sıkıntılı görünüyor.Tom looks very troubled.
Tom gerçekten sıkılmış görünüyor.Tom looks really bored.
Tom sıkıldı ve terk etti.Tom got bored and left.
Tom ve Mary sıkı çalışırlar.Tom and Mary work hard.
O can sıkıcıydı.That was embarrassing.
Fermuarım sıkıştı.My zipper got stuck.
Tom çok sıkıldı.Tom is bored stiff.
Buna sıkı tutun.Hang on to it.
Anne ve babasını can sıkıcı buluyor.She finds her parents embarrassing.
Sen sıkı çalıştın.You worked hard.
Tom'un okulda sıkıntı yaşadığını duydum.I heard Tom was having problems at school.
Motosikletler güzeldir. Trafik sıkışıklığında bile sorunsuz biçimde ilerleyebilirsin.Motorbikes are nice. You can move smoothly even through a traffic jam.
Bunu üzerinde gerçekten çok sıkı çalıştım.I worked really hard on this.
Ben sıkılmış ve yalnızdım.I was bored and lonely.
Ne sıkıcı!How boring!
Onun romanının sıkıcı olduğunu düşünüyorum.I think that his novel is boring.
Bugün sıkı çalışıyorsun.You're working hard today.
Ben Tom'la el sıkışıp ayrıldım.I shook hands with Tom and left.
Tom bunların hepsinden sıkılmış gibi görünüyor.Tom seems to be bored with all of this.
Tom çok sıkılmış olmalı.Tom must be bored half to death.
Tom çok sıkılmıştı.Tom was bored out of his skull.
Gerçekten sıkılmış olmalısın.You must really be bored.
Tom biraz sıkılmış görünüyor.Tom seems a little bored.
Çok sıkıldım.I'm bored out of my mind.
Çok sıkıcısınız.You guys are so boring.
Şimdi sıkılıyor musun?Are you bored yet?
Henüz sıkıldınız mı?Are you bored yet?
Alman bankaları Avrupa'nın en sıkıntılıları arasındadır.German banks are among Europe's most troubled.
Tom çok ağzı sıkı bir kişidir.Tom is a very secretive person.
Tom son zamanlarda çok ağzı sıkı oldu.Tom has been very secretive recently.
Tom çok ağzı sıkı oluyor.Tom is being very secretive.
Bazı cıvatalar sıkılmalı.Some bolts need to be tightened up.
Okula gitmek ve sıkı çalışmak istiyorum.I want to go to school and study hard.