Ana içeriğe geç
Sözlük

sıfat ile cümle

sıfat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1990'lı yıllarda da Almanya ekonomik sorunlarından dolayı bu sıfatla anılmıştır.في منتصف العقد، ألمانيا مهتمة ايضا لهم.
Aklıyla sırf tenzihte bulunan kimse sıfatların inkarcısıdır.(إن الكافرون إلا في غرور).
Dexter sağ, becerlikli, şanslı, iyi niyetli anlamlarında Latince bir sıfattır.ديكستر (Dexter)، كلمة تعبيرية لاتينية وتعني " الجهة اليمنى، البارع، محظوظ، مؤيد، مناسب، ملائم ".
Ön ek "paleo-" Yunanca “eski” veya “antik” anlamına gelen palaios (παλαιός) sıfatından gelmektedir.وتأتي البادئة "paleo" من اليونانية حيث الوصف palaios (παλαιός) الذي يعني "قديم".
Velî: Allah'ın sıfatlarından Veli: Allah dostu.قال : رحم الله المهدي.
İnsan olmayan çoğullar dişi tekil sıfat tamlaması alırlar.كثيرٌ من النَّاس لا يثقونَ تمامًا بكيفيّة استخدام الفاصلة المنقوطة.
Kültürler, kültür kavramına ilişkin olarak bir sıfat halini ifade etmektedir.وعلى العكس من ذلك، فهي تتشكل بالافتراضات الثقافية حول الضعف البشري.
Viral sıfatı 1948'de kullanılmıştır.في الأخير صفة viral (فيروسي) تعود لعام 1948.
Anonim, sıfat olarak adı sanı bilinmeyen anlamına gelir.هو أمر شائع ، تعني كلمة مجهولة مجهولة السبب .
Akashi, Zone grubunun 2002 tarihli teklisi sıfatını taşıyordu.د.جارلس ترب صفحات من تاريخ العراق المعاصر، 2002.
Genellikle iki sıfatı da kullanarak servis verirler.عادةً ما نستخدم النقطتين (..)
Sıfat olarak, "herkesi seven, herkese yardım eden" demektir.فَقَالَ:مَنْ أَحَبَّنِي فَلْيُحِبَّ هَذَيْنِ».
Siyasi alanda kullanımı hükümdarlık sıfatı olarak görülmektedir.في الولايات المتحدة ، ينظر إلى تقييم المخاطر كأداة للحكم.
Bu sıfatla, Luftwaffe'nin kurulmasında etkili oldu.وقد نشأ المصطلح على الأرجح في مجتمع الطيران.
Sıfatlar isimlerin cinsiyetine uyar.تهذيب الكمال في أسماء الرجال.
İlçenin adındaki "şarkî" sıfatı "doğuya ait, doğuda" anlamına gelir.واسم المسرحية كان "الشرق هو الشرق" (بالإنجليزية: East is East).
Bu sıfatla Paraguay’ın Nueva Germania kenti ile bir kardeş şehir ilişkisi önerdi.Exercendo este cargo, ele propôs uma relação de cidade irmã com Nueva Germania no Paraguai.
İslâm inancına göre Allah'ın kendisi bilinmez, Allah'ı bilmek, sıfatlarını bilmekle olur.Embora inacessível e incognoscível, Deus é tido como consciente de Sua criação, com vontade e propósito.
Yeni (sıfat) yakın zamanda keşfedilmiş, yapılmış ya da yaratılmış olana atıfta bulunan sıfattır.Ten (転, Ten?): Apresenta um tópico novo ou desconhecido.
Sultan (Arapça: سلطان), tarihte pek çok farklı anlamda kullanılmış olan İslamî bir sıfattır.Sultão (em árabe: سلطان; transl.: Sulṭān) é um título islâmico com diversos significados históricos.
Bazı sıfat-fiiller kalıcı olarak isme dönüşür.Em alguns especiais, torna-se um feixe contínuo.
Müslümanlar, Muhammed'in eşlerini bir saygı ifadesi olarak "Mü'minlerin anneleri" sıfatıyla ifade ederler.Ela é comumente reconhecido pelos muçulmanos como "Mãe dos Crentes" (Umalmuminim).
Aynı zamanda "bunlarla ilgili" anlamında bir sıfattır.Ele diz que “isso” está acontecendo com ele também.
Gerçi bu sıfatları Allah da kendisine nisbet etmiştir.Este, todavia, rebelou-se contra Deus, sendo, então, destronado.
Ned ise Will'i öldürmeden önce sıfatlarını sayarak Will'in başını keser.No entanto, Gina bebe o seu drinque antes que Will o esmague.
"Dağlık" sıfatı, dağlarla ilişkili ve kaplı alanları tanımlamak için kullanılır.O adjetivo montano é usado para descrever áreas montanhosas e coisas relacionadas a elas.
Sıfat olarak, homofobik şeklinde kullanılır.Efetivando, assim, a homocromia.
Takipçileri, gavs veya kutubun Allah'ın isim ve sıfatlarını üzerinde taşıdığına inanır.As Dez Sefirot na cabalá, descrevem as emanações ou atributos de Deus.
Ayrıca eski İngiltere teknik direktörü Sir Bobby Robson'da Uluslararası Danışman sıfatıyla görevlendirildi.O ex-técnico da Inglaterra Bobby Robson foi apontado como o novo treinador.
Nümismatik sözcüğü aynı zamanda "para ile ilgili" anlamında bir sıfattır.Ao escrevermos sobre o comércio, é necessário destacar o tema “dinheiro”.
Çünkü Leto Tanrı sıfatı olan bir İmparatordur.Napoleão é imperador pela Europa.
Ancak Hades'in en önemli sıfatı, ölümün tanrısıdır.Daí ser comum encontrar-se a referência de que Hades era deus dos Infernos.
Aynı dönemde dışişleri bakanı sıfatıyla Londra'da düzenlenen Uluslar Topluluğu Konferansı'na katıldı.E assim foi nos anos subsequentes, inclusive por ocasião da Conferência da União Interparlamentar na Polônia.
Fakat Şeytan, insanların ve cinlerin kötülüğüne verilen bir sıfattır.Zo verscheen Satan als een mensen hinderende en hun heil bedreigende macht.
Tevhid Allah'ın isim ve sıfatları konusunda şirki reddetmektir.Zij heetten vereerders van God of godvrezenden.
Görüşleri arasında Allah'ın sıfatlarının O'nur özü olduğu da yer alır.In hun dromen ontvingen zij dan de mededelingen van de god.
Bu sebeple Bir'e hiçbir sıfat yüklenemez.Er worden dus geen werken afgeschreven (vaktaal voor: "verwijderd").
Arkaik sözcüğü geçmişle ilgili bir sıfattır.Rode draad hierin is respect voor het verleden.
Sıfatlar ayrıca inceltilmektedir.Ook onderzocht men de efemeriden.
Besbelli ki, o adam birey sıfatı ile yok olacaktır.De wandbeenderen vormen achteraan een duidelijke dwarskam.
Bu sıfatla Paraguay’ın Nueva Germania kenti ile bir kardeş şehir ilişkisi önerdi.In deze hoedanigheid stelde hij een zusterstadrelatie voor met Nueva Germania in Paraguay.
Mevlânâ sıfatı kendisinin ulemadan olduğunu göstermektedir.Die klaagt zelf over zijn slechte behuizing.
Hükümdarın sıfatı fethedilen bölge sayısına göre Lord, Kral veya İmparator olarak değişebilir.Afhankelijk van het land en de tijd kan tsaar gelijkgesteld worden met keizer of koning.
Tüm sıfatları ve toprakları elinden alınır.Alle rangen en standen werden afgebeeld.
Bu sıfatlar ezeli ve ebedi midirler, yoksa hadis (sonradan olma, yaratılmış) mıdırlar.Dit doen zij door bijvoorbeeld te huilen of nabijheid van vaste verzorgers te zoeken.
Sıfatlar da çekimlenirken cinsiyet baz alınır.Zelfs tijdens de seks gaan de schranspartijen door.
"Tanrıların Kralı" sıfatıyla Zeus, Olimposluların lideridir.Het is niemand anders dan Zeus, de koning van Olympus.
(Ateş ve su arasından geçti) Sonu -is ile biten sıfatların nötr cinsleri yoktur.Nie posiadają one wtedy znamion futra (nie wykraczają poza brzeg ani nie mogą być zakryte).
"Lay You Down", üçüncü single sıfatıyla 28 Eylül 2010'da ABD'de bazı radyolara gönderildi."Lay You Down", to trzeci singel, który został wysłany do radiostacji w dniu 28 września 2010 roku.
İnsanın en büyük ve en kötü sıfatlarından biri yalan söylemektir.Największym i jednym z najodleglejszych z nich jest Sedna.
Halen fahri başkan sıfatındadır.Na czele FHR stoi Prezydent.
Sıfat olarak, "herkesi seven, herkese yardım eden" demektir.Może oznaczać "ten, co lubi wszystkich, wszystko".
Sıfat hali olarak, yani "transformasyona uğramış" anlamında, 'transforme' kullanılır.変身) oznaczającego "transformację".
İsminin önünde kimi zaman sıfat olarak Yakutça bir kelime olan "Aan" kullanılır.Przedimek używa się zawsze, jeśli w nazwie występuje wyrażenie z of.
Sıfat olarak, homofobik şeklinde kullanılır.By mu zapobiec, stosuje się homogenizację.
Örnek: Sıra sıfatı.–Sıra anlamı veren sıfatlardır: birinci, ikinci, üçüncü...Cechą liczebnika porządkowego jest końcówka -th z wyjątkiem first, second i third.
(Dişil soyadları sıfat olup yalın vokatif hâlleri aynıdır).(Jego pęd i spin skierowane są tak samo).
Fakat bazı sıfatlarda isimden önce gelir.W niektórych przypadkach powrócono do pierwotnej nazwy.
Burada sadece "şu" kelimesinin işaret sıfatı olduğuna dikkat edilmelidir.Potwierdzeniem tego ma być samo słowo „kobieta”.
Oksimoronlara sıklıkla sıfat tamlamalarında rastlanır.Często występują w nich oksymorony.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod