sığır ile cümle

sığır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sığırcığın taklitçilik yeteneği çok uzun zamandan beri tanınmaktadır.Le problème du cavalier est connu depuis fort longtemps.
150-200 civarında sığır bulunan köyde, daha çok aile ihtiyacı için hayvancılık yapılmaktadır.Une aide européenne de 150 à 200 € incite les éleveurs à travailler leur élevage en race pure.
Hinduizm'de sığır eti tüketimi günah kabul edilir.L'abstinence totale de l'alimentation de la viande de bœuf vient de l'hindouisme.
Sığırları korur.Dès lors, il gardera les vaches.
Sığırcıklar ayrıca Lord Howe Adası le Norfolk Adası'nda da koloniler oluşturmuştur.Cette espèce niche uniquement sur l'île Lord Howe.
Doğu Japonya'da ise sığır eti yerine genellikle domuz eti kullanılır.Cependant, on le remplace généralement par du porc dans l'est du Japon.
Sığırcık İsveç'in kuzeyinde 1850'den itibaren, İzlanda'da da 1935'ten itibaren üremeye başlamıştır.En el norte de Suecia comenzó a reproducirse desde 1850, y en Islandia desde 1935.
Birkaç sığırcık aynı kafeste tutulabilir ve meraklı olmaları sayesinde kolaylıkla eğitilebilirler.Se pueden mantener varios pájaros en la misma jaula, y su curiosidad los hace fáciles de entrenar o estudiar.
Veles ise büyüyle ve ticaretle ilişkilendirilen sığırların tanrısı ve çobanların koruyucusudur.Veles es el dios del ganado, protector de los pastores, asociado a la magia y al comercio.
Hayvancılıkta ise; sığır,koyun, arıcılık yapılmaktadır.Contiene garbanzos, carne (generalmente de vacuno), hortalizas y embutidos.
Lahar: Sığır tanrrçası.Borda: Redil de ganado.
Ayrıca küçük çaplı sığır besiciliği de yapılmaktadır.También se mantiene una pequeña dedicación al ganado lanar y vacuno.
Mahallede küçükbaş sığır yetiştiriciliği yapılmaktadır.La ganadería en menos escala es utilizada para el consumo doméstico.
Koyun da sığırla birlikte insanın ilk evcilleştirdiği hayvanlardan biridir.Las ovejas son uno de los primeros animales que han sido domesticados por los humanos.
Erginleri, öncelikle evcil ve yabani domuzlarda, sığırda asalaktır.Afecta principalmente a cerdo doméstico y salvaje y osos.
Bu durum hayvancılıkla uğraşan kesimi koyun ve sığır besiciliğine yöneltmiştir.Es entonces cuando se reemplaza la minería por el ganado mular y vacuno.
Siyah Angus 2005’teki kayıtlara göre 324,266 hayvanla ABD’deki en yaygın etçi sığır ırkıdır.Es la raza más popular en Estados Unidos, con 324.266 animales de pedigrí registrados en 2005.
Ayrıca sığır, keçi ve domuz kemikleri de bulunmuştur.También hay caballos, cerdos y pollos.
Köydeki bütün sığırları tarlaya sürerler.Cada tipo de ganadería tiene asignada una zona en la cuadra.
Sığır demektir.Ganado vacuno.
Sığır vebası insan sağlığı ile doğrudan ilgili bir hastalık değildir.La fiebre aftosa del ganado no tiene relación ninguna con la fiebre aftosa humana.
Amerika Birleşik Devletleri'nde sığırcıklar göçmen kuşların avlanmasını yasaklayan yasanın kapsamı dışındadır.El departamento de agricultura de Estados Unidos afirma que la ley no se aplica a las aves.
Birleşik Krallık'ta sığırcık yıl boyunca öldürülebilir.En el Reino Unido se puede matar el estornino pinto en cualquier época del año.
1992'de ülkede 55 bin baş sığır, 275 bin baş koyun bulunuyordu.De las quinientas empresas más importantes del país, en 1982 albergaba a 257 de ellas.
Hayvancılık faaliyetleri ise domuz ve sığır eti, süt ve süt ürünleri üretimine dayanır.La ganadería produce carne de vacuno, de cerdo y leche.
2006 yılı rakamlarına göre eyalette 500.000 sığır ve 70.000 koyun bulunmaktadır.A partire dal 1º gennaio 2006, ci sono stati circa 500.000 capi di bestiame e 70.000 capi di pecore in Nevada.
Bazen, varan, firavun faresi ve bir kez de sığırda görülmüştür.Aronne e Mosè tornarono dal faraone portando fra le mani della fuliggine di fornace.
Sığırları korur.Protezione del bestiame.
Sığır derisinden, özellikle de inek derisinden imal edilir.Non va poi dimenticata la carne, in modo particolare quella di maiale.
Hatta koyun ve sığır gibi evcil hayvanları da yerler.In alcuni luoghi si nutre anche di animali domestici come pecore e vitelli.
Bununla birlikte daha az olarak sığırda da görülebilir.Inoltre, anche se in misura minore, il bestiame.
Ordugahının etrafında birkaç sürü halinde develer, sığırlar, köyunlar ve keçiler merada otlamaktaydılar.Gran parte del bottino, tutti i prigionieri, bestiame e cavalli furono recuperati.
En çok da sığır ve keçilerle beslenirler.Non manca di vedere pascolare soprattutto mucche e cavalli.
Erişkin sığırlarda 1 metreyi geçer.Il forno aveva una graticola di 1 m².
Besicilik yoktur, köy sığırları vardır.Non esistono campi coltivati, non esistono recinti per bestiame.
Yemeğin adı, Macarcada "sığır güden kişi, çoban" anlamına gelir.Disse alla cliente che quel piatto si chiamava chivito: alla donna piacque il panino.
Sığırlar otla beslenirler.Скот кормится травой.
Sığır açık alanda otluyor.Скот пасётся в открытом поле.
Başka bir görüşe göre mal (sığır) ve büyükbaş hayvanların koruyucusudur.Этим дается понять, что в глазах Всевышнего сохранение растениями и животными своих видов есть благо.
Ayrıca İbrahim'e davar, sığır, eşya, köle ve 1000 talant gümüş verdi.И Авраму хорошо было ради её; и был у него мелкий и крупный скот и ослы, и рабы и рабыни, и лошаки и верблюды.
Doğu Japonya'da ise sığır eti yerine genellikle domuz eti kullanılır.В восточной Японии вместо говядины для приготовления блюда часто используется свинина.
Endülüs ülkesi halkı biz onları sığır sürüsü gibi sürmekte iken bana hediyeler ve paralar verdiler.Народ Андалусии дает мне деньги и дары, в то время как мы управляем ими, как скотом.
Sığırcığın en yakın akrabası kara sığırcıktır.Ближайшим родственником белохвостого оленя является чернохвостый олень.
Daha sonra sığır gelir.Следом уже приезжает Зверев.
Panama'da yaygın olarak sığır ve köpeklerde buluınur.В Панаме клещей обычно встречают на домашнем скоте и собаках.
Japon Kara sığır, Japonya'daki tüm besi sığırlarının% 90'ını oluşturur.Японские чёрные дают 90 % всего производства мраморной говядины в Японии.
Sığır demektir.Мы скоты.
Kızılderililer neredeyse kafiledeki herkesi öldürüp sığırlarını da sürüp götürmüşlerdir.Индейцы убили двух поселенцев и увели весь скот.
Batı Avustralya 1895 yılında sığırcıkların eyalete getirilmesini yasaklamıştır.Кроликов завезли в Австралию колонисты в 1859 году.
Ama yaban sığırı gibi bir bir vurdular bizi.Люди падали, как скошенная трава.
Erişkin erkek sığırcıkların alt tüyleri erişkin dişi sığırcıklardan daha az beneklidir.Они вредят пастбищам меньше, чем скот.
Ayrıca sığır, keçi ve domuz kemikleri de bulunmuştur.Также привезли коров, лошадей, свиней.
Rum çeteleri, Ege Bölgesi'ndeki halktan yüzlerce sığır da çalmıştır.أما عصابات الروم فقد سلبوا أيضا مائات من الأبقار من الشعب في منطقة إيجه .
Kanada'nıın özellikle Alberta eyaleti başta olmak üzere bazı ülkeler sığır dili ihraç etmektedir.تصدر بعض البلدان بما في ذلك كندا وتحديداً مقاطعة ألبرتا، كميات كبيرة من لسان البقر.
Kent aynı zamanda Vestfalya sığır pazarının merkezidir.كانت المدينة أيضا مركز لرعي الأغنام في الغرب.
Meksika'nın kuzeyi sığır, keçi ve devekuşu yetiştiriciliğiyle, ve et yemekleriyle—özellikle arrachera—tanınır.يعرف شمال المكسيك بمنتجات البقر والماعز والنعام وأطباق اللحوم ولا سيما أراكيرا.
Hinduizm'de sığır eti tüketimi günah kabul edilir.في الهندوسية، فإن أكل لحم البقر محرم تماما.
Ama yaban sığırı gibi bir bir vurdular bizi.ولذلك فإنها ألقيت في الماء كالماشية الميتة..
E. coli O157:H7 bazı mandıralarda bulunmuştur ve sağlıklı sığırların bağırsaklarında yaşayabilir.كولي أو157:إتش7، وغالباً ما تصل إلى الخس عبر احتكاكه ببراز الحيوانات.
Ancak sığırlarda bazen agresif ve saldırgan davranışlar da gözlenebilir.يُعرف قرش الثور بسلوكه غير المتوقع، والعنيف أحيانًا.

İlgili Sayfalar