sığır ile cümle
sığır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.Lo annunzia il suo fragore, riserva d'ira contro l'iniquità
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.Njegovo grmenje Ga naznanja, celo živina čuti, da prihaja.
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.O fragor da tempestade dá notícia dele; até o gado pressente a sua aproximação.
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.Ohlasuje o ňom jeho rachot, i ten dobytok, a čo ešte len keď už vystupuje!
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.Su trueno anuncia su presencia; ciertamente tiene celo contra la iniquidad
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.Tiếng sấm sét báo cáo việc Ngài, Và chính súc vật cũng đoán điềm dông mưa gần đến.
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.Tiếng sấm_sét báo_cáo việc Ngài , Và chính súc_vật cũng đoán điềm dông mưa gần đến .
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.Παραγγελλει εις αυτην υπερ του φιλου αυτου, κατα δε του ασεβους ετοιμαζει οργην.
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.Треск ее дает знать о ней; скот также чувствует происходящее.
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.Шумът й известява за това, И добитъкът - за пламъка, който възлиза.
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.יגיד עליו רעו מקנה אף על עולה׃
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.يخبر به رعده المواشي ايضا بصعوده
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.所 發 的 雷 聲 顯 明 他 的 作 為 、 又 向 牲 畜 指 明 要 起 暴 風
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.所 發 的 雷聲顯 明 他 的 作為 、 又 向 牲畜 指明 要 起暴風
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi."Ada dua perempuan di sana, dan aku telah menikam setiap inci itu dengan sedikit daging sapi alat pengiris.
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi."Ci sono due donne lì, e ho accoltellato ogni centimetro di manzo con questo piccolo affettatrice.
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi."Có hai người phụ nữ có, và tôi đã đâm mỗi inch của nó với ít thịt bò slicer.
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi."Det finns två kvinnor där, och jag har högg varje tum av det med denna lilla nöt skivare.
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi."Er is twee vrouwen daar, en ik heb gestoken elke centimeter van het met dit kleine rundvlees snijmachine.
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi."Există două femei acolo, şi am injunghiat fiecare centimetru de carne de vită cu acest mic slicer.
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi."Hay dos mujeres allí, y he apuñalado a cada centímetro de carne de vacuno con poco máquina de cortar.
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi."Il ya deux femmes là-bas, et je l'ai poignardé chaque pouce avec ce peu de viande trancheuse.
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi."Je tam dvě ženy, a já jsem bodla každý centimetr, že tento malý hovězí kráječ.
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi."Je tam dve ženy, a ja som bodla každý centimeter, že tento malý hovädzie krájač.
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi."거기있는 여자는 두, 난이 작은 쇠고기로 구석구석을 찔렀다했습니다
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi."Não há duas mulheres lá, e eu esfaqueado cada centímetro dela com essa pouca carne slicer.
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi."Nie ma dwie kobiety, a ja nożem każdy cal to z tą małą wołowiny Krajalnica.
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi."Obstaja dve ženski tam, in sem zabodel vsak centimeter je s tem malo govedine slicer.
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi."On kaksi naista siellä, ja olen puukotti jokaisen sentin sen tällä vähän naudanlihaa Slicer.
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi."Van két nő van, és én már leszúrta minden négyzetcentiméterét azt a kis marha szeletelő.
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi."Υπάρχουν δύο γυναίκες εκεί, και έχω μαχαίρωσε κάθε σπιθαμή του με αυτό το μικρό του βοείου κρέατος κόφτης.
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi."Там есть две женщины, и я ударил каждый дюйм его с этим немного говядины слайсер.
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi."Там є дві жінки, і я вдарив кожен дюйм його з цим трохи яловичини слайсер.
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi.وقال "هناك امرأتان هناك ، ولقد طعن في كل شبر من ذلك مع هذا القليل لحوم البقر
"Orada iki kadın, ve ben bu küçük sığır eti ile her inç bıçaklanarak dilimleme makinesi.スライサー。彼らは彼が出番はないと思う
Peki, bu sığırlardan sizin tabağınıza gelen oluyor mu?Così tutti questi bovini potrebbero finire nel tuo piatto?
Peki, bu sığırlardan sizin tabağınıza gelen oluyor mu?Gracias por su atención.
"...Prenses Lee Seol sığır etini savunuyor." Oylama gelecek hafta.Την επόμενη εβδομάδα είναι οι εκλογές.
"...Prenses Lee Seol sığır etini savunuyor." Oylama gelecek hafta.الاسبوع القادم موعد التصويت
‹‹Rahminizin meyvesi, toprağınızın ürünü, sığırlarınızın buzağıları, sürülerinizin kuzuları lanetli olacak.Forbandet dit Livs og din Jords Frugt, Tillægget af dine Okser og dit Småkvægs Yngel!
‹‹Rahminizin meyvesi, toprağınızın ürünü, sığırlarınızın buzağıları, sürülerinizin kuzuları lanetli olacak.Förbannad skall ditt livs frukt vara, och din marks frukt, dina fäkreaturs avföda och din småboskaps avel.
‹‹Rahminizin meyvesi, toprağınızın ürünü, sığırlarınızın buzağıları, sürülerinizin kuzuları lanetli olacak.Kirottu on sinun kohtusi hedelmä ja maasi hedelmä, kirotut sinun raavaittesi vasikat ja lampaittesi karitsat.
‹‹Rahminizin meyvesi, toprağınızın ürünü, sığırlarınızın buzağıları, sürülerinizin kuzuları lanetli olacak.네 몸의 소생과 네 토지의 소산과 네 우양의 새끼가 저주를 받을 것이며
‹‹Rahminizin meyvesi, toprağınızın ürünü, sığırlarınızın buzağıları, sürülerinizin kuzuları lanetli olacak.Maldito o fruto do teu ventre, e o fruto do teu solo, e as crias das tuas vacas e das tuas ovelhas.
‹‹Rahminizin meyvesi, toprağınızın ürünü, sığırlarınızın buzağıları, sürülerinizin kuzuları lanetli olacak.Proklet bo sad tvojega telesa, obrodek tvoje zemlje, prireja tvoje govedi in mladiči tvoje drobnice.
‹‹Rahminizin meyvesi, toprağınızın ürünü, sığırlarınızın buzağıları, sürülerinizin kuzuları lanetli olacak.Rodul trupului tău, rodul pămîntului tău, fătul vacilor tale şi fătul oilor tale, toate vor fi blestemate.
‹‹Rahminizin meyvesi, toprağınızın ürünü, sığırlarınızın buzağıları, sürülerinizin kuzuları lanetli olacak.Terkutuklah kamu, sehingga hanya sedikit anakmu, hasil tanahmu, serta sapi dan kambing dombamu
‹‹Rahminizin meyvesi, toprağınızın ürünü, sığırlarınızın buzağıları, sürülerinizin kuzuları lanetli olacak.Zlořečený plod života tvého i úrody země tvé, prvorozené skotů tvých i stáda bravů tvých.
‹‹Rahminizin meyvesi, toprağınızın ürünü, sığırlarınızın buzağıları, sürülerinizin kuzuları lanetli olacak.проклети ще бъдат плодът на утробите ти и плодът на земята ти, рожбите от говедата ти и малките от овците ти.
‹‹Rahminizin meyvesi, toprağınızın ürünü, sığırlarınızın buzağıları, sürülerinizin kuzuları lanetli olacak.Проклят будет плод чрева твоего и плод земли твоей, плод твоих волов и плод овец твоих.
‹‹Rahminizin meyvesi, toprağınızın ürünü, sığırlarınızın buzağıları, sürülerinizin kuzuları lanetli olacak.ארור פרי בטנך ופרי אדמתך שגר אלפיך ועשתרות צאנך׃
‹‹Rahminizin meyvesi, toprağınızın ürünü, sığırlarınızın buzağıları, sürülerinizin kuzuları lanetli olacak.ملعونة تكون ثمرة بطنك وثمرة ارضك نتاج بقرك واناث غنمك.
‹‹Rahminizin meyvesi, toprağınızın ürünü, sığırlarınızın buzağıları, sürülerinizin kuzuları lanetli olacak.你 身 所 生 的 、 地 所 產 的 、 以 及 牛 犢 、 羊 羔 、 都 必 受 咒 詛
‹‹Rahminizin meyvesi, toprağınızın ürünü, sığırlarınızın buzağıları, sürülerinizin kuzuları lanetli olacak.你 身 所 生 的 、 地 所 產 的 、 以及 牛犢 、 羊羔 、 都 必 受 咒詛
Samuel, ‹‹Öyleyse nedir kulağıma gelen bu koyun melemesi? Nedir bu duyduğum sığır böğürmesi?›› diye sordu.Ale Samuel riekol: A jakýže je to bľakot stáda v mojich ušiach, ručanie volov, ktorý čujem?
Samuel, ‹‹Öyleyse nedir kulağıma gelen bu koyun melemesi? Nedir bu duyduğum sığır böğürmesi?›› diye sordu.Ale Samuel rzekł: A to co za wrzask trzód w uszach moich, i co za ryk wołów, który ja słyszę?
Samuel, ‹‹Öyleyse nedir kulağıma gelen bu koyun melemesi? Nedir bu duyduğum sığır böğürmesi?›› diye sordu.사무엘이 가로되 그러면 내 귀에 들어오는 이 양의 소리와 내게 들리는 소의 소리는 어찜이니이까
Samuel, ‹‹Öyleyse nedir kulağıma gelen bu koyun melemesi? Nedir bu duyduğum sığır böğürmesi?›› diye sordu.Men Samuel sagde: "Hvad er det for en Brægen af Småkvæg, som når mit Øre, og Brølen af Hornkvæg, jeg hører?"
Samuel, ‹‹Öyleyse nedir kulağıma gelen bu koyun melemesi? Nedir bu duyduğum sığır böğürmesi?›› diye sordu.muel azonban monda: Micsoda az a juhbégetés, [mely] füleimbe [hat] és az az ökörbõgés, melyet hallok?
Samuel, ‹‹Öyleyse nedir kulağıma gelen bu koyun melemesi? Nedir bu duyduğum sığır böğürmesi?›› diye sordu.Samuel odgovori: Kakovo je to torej beketanje ovac v mojih ušesih in mukanje volov, ki ga slišim?