sığır ile cümle

sığır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Samuel, ‹‹Öyleyse nedir kulağıma gelen bu koyun melemesi? Nedir bu duyduğum sığır böğürmesi?›› diye sordu.Samuel pak řekl: Jaké pak jest to bečení ovcí těch v uších mých, a řvání volů, kteréž já slyším?
Samuel, ‹‹Öyleyse nedir kulağıma gelen bu koyun melemesi? Nedir bu duyduğum sığır böğürmesi?›› diye sordu.Samuel preguntó: --Entonces, ¿qué es ese balido de ovejas en mis oídos y el mugido de vacas que oigo
Samuel, ‹‹Öyleyse nedir kulağıma gelen bu koyun melemesi? Nedir bu duyduğum sığır böğürmesi?›› diye sordu.Sa-mu-ên hỏi người rằng: Vậy thì tiếng chiên kêu vang đến tai ta, cùng tiếng bò rống ta nghe kia, là làm sao?
Samuel, ‹‹Öyleyse nedir kulağıma gelen bu koyun melemesi? Nedir bu duyduğum sığır böğürmesi?›› diye sordu.Tetapi Samuel bertanya, "Kalau begitu, mengapa kudengar sapi melenguh dan domba mengembik?
Samuel, ‹‹Öyleyse nedir kulağıma gelen bu koyun melemesi? Nedir bu duyduğum sığır böğürmesi?›› diye sordu.Ειπε δε ο Σαμουηλ, Και τις η φωνη αυτη των προβατων εις τα ωτα μου, και η φωνη των βοων, την οποιαν ακουω;
Samuel, ‹‹Öyleyse nedir kulağıma gelen bu koyun melemesi? Nedir bu duyduğum sığır böğürmesi?›› diye sordu.И сказал Самуил: а что это за блеяние овец в ушах моих и мычание волов, которое я слышу?
Samuel, ‹‹Öyleyse nedir kulağıma gelen bu koyun melemesi? Nedir bu duyduğum sığır böğürmesi?›› diye sordu.Но Самуил каза: Що значи тогава това блеене на овци в ушите ми?, и тоя рев на говеда, що слушам?
Samuel, ‹‹Öyleyse nedir kulağıma gelen bu koyun melemesi? Nedir bu duyduğum sığır böğürmesi?›› diye sordu.ויאמר שמואל ומה קול הצאן הזה באזני וקול הבקר אשר אנכי שמע׃
Samuel, ‹‹Öyleyse nedir kulağıma gelen bu koyun melemesi? Nedir bu duyduğum sığır böğürmesi?›› diye sordu.فقال صموئيل وما هو صوت الغنم هذا في اذنيّ وصوت البقر الذي انا سامع.
Samuel, ‹‹Öyleyse nedir kulağıma gelen bu koyun melemesi? Nedir bu duyduğum sığır böğürmesi?›› diye sordu.撒 母 耳 說 、 我 耳 中 聽 見 有 羊 叫 、 牛 鳴 、 是 從 那 裡 來 的 呢
Samuel, ‹‹Öyleyse nedir kulağıma gelen bu koyun melemesi? Nedir bu duyduğum sığır böğürmesi?›› diye sordu.撒母耳 說 、 我 耳 中聽見 有 羊叫 、 牛鳴 、 是 從那裡來 的 呢
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.A Saron będzie za pastwisko owcom, a dolina Achor za legowisko wołów ludu mojego, którzy mię szukali.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.A Sáron bude za pastvisko drobného stáda a dolina Áchor za ležište dobytku, pre môj ľud, ktorí ma budú hľadať.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.E Sarom servirá de pasto de rebanhos, e o vale de Acor de repouso de gado, para o meu povo, que me buscou.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.És lesz Sáron nyájak legelõjévé, és Ákhor völgye barmok fekvõhelyévé népem számára, a mely engem keresett.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.In Saron bode pašnik čredam in dolina Ahor ležišče govedi za ljudstvo moje, ki me je iskalo.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.사론은 양떼의 우리가 되겠고 아골 골짜기는 소떼의 눕는 곳이 되어 나를 찾은 내 백성의 소유가 되려니와
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.Lid pak můj, kteříž by mne hledali,budou míti Sáron za pastviště ovcím, a údolí Achor za odpočivadlo skotům.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.Saron bliver Småkvægets Græsgang, i Akors Dal skal Hornkvæget ligge for mit Folk, som opsøger mig.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.Umat-Ku akan menyembah Aku; domba dan sapi mereka akan merumput di Dataran Saron dan di Lembah Akhor
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.И будет Сарон пастбищем для овец и долина Ахор – местом отдыха для волов народа Моего, который взыскал Меня.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.И за людете Ми, които Ме търсят, Сарон ще бъде пасище за стада, И долината Ахор място гдето лежат говеда.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.והיה השרון לנוה צאן ועמק עכור לרבץ בקר לעמי אשר דרשוני׃
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.فيكون شارون مرعى غنم ووادي عخور مربض بقر لشعبي الذين طلبوني
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.沙 崙 平 原 必 成 為 羊 群 的 圈 、 亞 割 谷 必 成 為 牛 群 躺 臥 之 處 、 都 為 尋 求 我 的 民 所 得
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.沙崙 平原 必 成 為 羊群 的 圈 、 亞割 谷 必 成 為 牛群 躺臥 之 處 、 都 為尋 求我 的 民 所得
Şaronda otlatılan sığırlardan: Şaronlu Şitray, Vadilerdeki sığırlardan: Adlay oğlu Şafat,A nad bydłem, które paszono w Saron, Sytraj Saronitczyk; a nad bydłem po dolinach Safat, syn Adlajego.
Şaronda otlatılan sığırlardan: Şaronlu Şitray, Vadilerdeki sığırlardan: Adlay oğlu Şafat,A nad skoty, kteříž se pásli v Sáron, Sitrai Sáronský, a nad skoty v údolích Safat syn Adlai.
Şaronda otlatılan sığırlardan: Şaronlu Şitray, Vadilerdeki sığırlardan: Adlay oğlu Şafat,In nad govedi, ki so se pasla v Saronu, je bil Sitraj Saronski, nad govedi v dolinah pa Safat, sin Adlajev.
Şaronda otlatılan sığırlardan: Şaronlu Şitray, Vadilerdeki sığırlardan: Adlay oğlu Şafat,사론 사람 시드래는 사론에서 먹이는 소떼를 맡았고 아들래의 아들 사밧은 골짜기에 있는 소떼를 맡았고
Şaronda otlatılan sığırlardan: Şaronlu Şitray, Vadilerdeki sığırlardan: Adlay oğlu Şafat,Över de fäkreatur som betade i Saron saroniten Sitrai, och över fäkreaturen i dalarna Safat, Adlais son;
Şaronda otlatılan sığırlardan: Şaronlu Şitray, Vadilerdeki sığırlardan: Adlay oğlu Şafat,over Hornkvæget, der græssede på Saron, Saroniten Sjitraj; over Hornkvæget i Dalene Sjafat, Adlajs Søn;
Şaronda otlatılan sığırlardan: Şaronlu Şitray, Vadilerdeki sığırlardan: Adlay oğlu Şafat,over storfeet som beitet i Saron, Sitrai fra Saron, over storfeet i dalene Safat, Adlais sønn,
Şaronda otlatılan sığırlardan: Şaronlu Şitray, Vadilerdeki sığırlardan: Adlay oğlu Şafat,Şitrai, din Saron, peste boii cari păşteau în Saron; Şafat, fiul lui Adlai, peste boii din văi;
Şaronda otlatılan sığırlardan: Şaronlu Şitray, Vadilerdeki sığırlardan: Adlay oğlu Şafat,Sít-trai , người Sa-rôn ; còn Sa-phát , con_trai Át - lai , coi_sóc các bầy bò ở trong trũng ;
Şaronda otlatılan sığırlardan: Şaronlu Şitray, Vadilerdeki sığırlardan: Adlay oğlu Şafat,Sít-trai, người Sa-rôn; còn Sa-phát, con trai Át-lai, coi sóc các bầy bò ở trong trũng;
Şaronda otlatılan sığırlardan: Şaronlu Şitray, Vadilerdeki sığırlardan: Adlay oğlu Şafat,sobre o gado que pastava em Sarom, Sitrai, o saronita; sobre o gado dos vales, Safate, filho de Adlai;
Şaronda otlatılan sığırlardan: Şaronlu Şitray, Vadilerdeki sığırlardan: Adlay oğlu Şafat,над крупным скотом, пасущимся в Шароне - Шитрай Шаронянин, а над скотом в долинах – Шафат, сын Адлая;
Şaronda otlatılan sığırlardan: Şaronlu Şitray, Vadilerdeki sığırlardan: Adlay oğlu Şafat,ועל הבקר הרעים בשרון שטרי השרוני ועל הבקר בעמקים שפט בן עדלי׃
Şaronda otlatılan sığırlardan: Şaronlu Şitray, Vadilerdeki sığırlardan: Adlay oğlu Şafat,وعلى البقر السائم في شارون شطراي الشاروني. وعلى البقر الذي في الاودية شافاط بن عدلاي.
Şaronda otlatılan sığırlardan: Şaronlu Şitray, Vadilerdeki sığırlardan: Adlay oğlu Şafat,掌 管 沙 崙 牧 放 牛 群 的 、 是 沙 崙 人 施 提 賚 . 掌 管 山 谷 牧 養 牛 群 的 、 是 亞 第 賚 的 兒 子 沙 法
Şaronda otlatılan sığırlardan: Şaronlu Şitray, Vadilerdeki sığırlardan: Adlay oğlu Şafat,掌管 沙崙 牧放 牛群 的 、 是 沙崙人施 提賚 . 掌管 山谷 牧 養 牛群 的 、 是 亞第賚 的 兒子 沙法
Şeker, kahve, sığır etinde satın alınan karbon var.Carbonul e cumpărat împreună cu zahărul, cu cafeaua, cu carnea de vită.
Şeker, kahve, sığır etinde satın alınan karbon var.C'è carbonio che è stato comprato con lo zucchero, con il caffé, con la carne.
Şeker, kahve, sığır etinde satın alınan karbon var.Compra-se carbono com açúcar, com café, com carne de vaca.
Şeker, kahve, sığır etinde satın alınan karbon var.Đây là cac-bon được mua bằng đường, cà phê, thịt bò.
Şeker, kahve, sığır etinde satın alınan karbon var.Er is koolstof die gekocht wordt met suiker, met koffie, met rundvlees.
Şeker, kahve, sığır etinde satın alınan karbon var.Es gibt Kohlenstoff der mit Zucker gekauft wird, mit Kaffee, mit Rindfleisch.
Şeker, kahve, sığır etinde satın alınan karbon var.Il y a du carbone qui a été acheté avec le sucre, avec le café, avec le boeuf.
Şeker, kahve, sığır etinde satın alınan karbon var.Je zde uhlík, který je nakupován s cukrem, s kávou, s hovězím.
Şeker, kahve, sığır etinde satın alınan karbon var.설탕, 커피, 쇠고기를 살때 탄소도 같이 사게 되는 것입니다.
Şeker, kahve, sığır etinde satın alınan karbon var.Se compra dióxido de carbono con el azúcar, con el café, con la carne de vacuno.
Şeker, kahve, sığır etinde satın alınan karbon var.Węgiel kupują też z cukrem, z kawą, z wołowiną.
Şeker, kahve, sığır etinde satın alınan karbon var.Има въглерод, който се купува със захар, с кафе, с говеждо месо.
Şeker, kahve, sığır etinde satın alınan karbon var.Углерод приобретается вместе с сахаром, с кофе, с телятиной.
Şeker, kahve, sığır etinde satın alınan karbon var.יש פחמן שנרכש יחד עם סוכר, עם קפה, עם בשר.
Şeker, kahve, sığır etinde satın alınan karbon var.هناك مردود كاربون يتم تعويضه مع السكر، القهوة، اللحم.
Şeker, kahve, sığır etinde satın alınan karbon var.コーヒーや牛肉と共に 買われるものもあり 「バンドリング」と言います 先程の「外部性」を
Sigir eti için, tüm hayvanlar damgalaniyor... bu örnekte, suratlarindan.Marhahús esetében az összes állatra... ...bélyeget sütnek, ez esetben az arcára.
Sigir eti için, tüm hayvanlar damgalaniyor... bu örnekte, suratlarindan.Niemals mit Betäubungsmitteln - sondern mit großen Kneifzangen.

İlgili Sayfalar