sığır ile cümle
sığır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.Jiných pak věcí posvěcených bylo volů šest set, a ovec tři tisíce.
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.또 구별하여 드린 소가 육백이요 양이 삼천이라
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.Las ofrendas consagradas fueron de 600 toros y 3.000 ovejas
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.Och tackoffren utgjordes av sex hundra tjurar och tre tusen djur av småboskapen.
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.og Helligofrene udgjorde 600 Stykker Hornkvæg og 3.000 Stykker Småkvæg.
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.onkivül szenteltek az [Úrnak] hatszáz tulkot és háromezer juhot.
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.Şi au mai închinat Domnului şase sute de boi şi trei mii de oi.
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.Si consacrarono anche seicento buoi e tremila pecore
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.Und sie heiligten sechshundert Rinder und dreitausend Schafe.
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.Τα δε αφιερωματα ησαν εξακοσιοι βοες και τρισχιλια προβατα.
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.а посветените животни бяха шестстотин говеда и три хиляди овце.
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.Других священных жертв было : шестьсот из крупного скота и три тысячи из мелкого скота.
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.והקדשים בקר שש מאות וצאן שלשת אלפים׃
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.والاقداس ست مئة من البقر وثلاثة آلاف من الضأن.
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.又 有 分 別 為 聖 之 物 、 公 牛 六 百 隻 、 綿 羊 三 千 隻
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.又 有 分別為聖 之 物 、 公牛 六百 隻 、 綿羊 三千 隻
Madagaskar'da 450 Hörgüçlü Sığır Çalma Teşebbüsü Ardından Çatışmalar 15 Kişiyi Canından EttiEnfrentamientos después de intento de robo de 450 cabezas de ganado deja 15 muertos en Madagascar
Madagaskar'da 450 Hörgüçlü Sığır Çalma Teşebbüsü Ardından Çatışmalar 15 Kişiyi Canından EttiMadagascar : 15 morts dans des affrontements après une tentative de vol de bétail
Marketten aldığınız hemen hemen tüm etler hormon enjekte edilmiş bir sığırdan gelmekte.Außerdem kommt fast alles Fleisch, das man im Supermarkt kauft aus hormon-injezierter Tierhaltung.
Marketten aldığınız hemen hemen tüm etler hormon enjekte edilmiş bir sığırdan gelmekte.Wij willen ook oranje sinaasappels. DEMSHKY: Consumenten kopen met hun ogen.
Marketten aldığınız hemen hemen tüm etler hormon enjekte edilmiş bir sığırdan gelmekte.וכמעט כל הבשר שאנו קונים במרכולים מגיע מבקר שהוזרקו לו הורמונים.
Massachusetts'teki bu mezbahada sigir yukari kaldiriliyor ve bogazi kesiliyor.,הבקר מורם למעלה .וגרונו משוסף
Massachusetts'teki bu mezbahada sığır yukarı kaldırılıyor ve boğazı kesiliyor.Krávy jsou zavěšeny za nohy a jeho nebo její krk je proříznut.
Massachusetts'teki bu mezbahada sığır yukarı kaldırılıyor ve boğazı kesiliyor.la vaca se cuelga cabeza abajo y la garganta es cortada.
Massachusetts'teki bu mezbahada sığır yukarı kaldırılıyor ve boğazı kesiliyor.הבקר מורם למעלה, וגרונו משוסף.
Mısır sığırları şişmanlatıyor.HILLEBRECHT:
Mısır sığırları şişmanlatıyor.Il mais rende il bestiame grasso.
Mısır sığırları şişmanlatıyor.La comida en America es barata.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Gli ho chiesto come fosse gestire un migliaio di capi di bestiame per centinaia di chilometri.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Ich fragte ihn, wie es ist, eine Herde mit tausend Rindern hunderte von Meilen weit zu treiben?
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Ik vroeg hem hoe het was om 1000 stuks vee te hoeden, honderden kilometer lang.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Jeg spurgte ham hvordan det var at drive tusinde stykker kvæg gennem hundrede af miles?
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?수많은 소떼를 몰고 수백 킬로미터를 횡단하는 느낌이 어떻냐고 물어 보았죠.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Le pregunté cómo era arrear miles de cabezas de ganado a través de cientos de kilómetros.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Perguntei-lhe: "Como é que é "guiar mil cabeças de gado
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Și l-am întrebat cum e să mâni o mie de vite pe sute de kilometri?
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Spytałem, jak to jest gnać olbrzymie stada przez setki mil.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Tôi hỏi ông ấy, chăn nuôi hàng ngàn gia súc dọc hàng trăm mẫu đất thì như thế nào?
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Попитах го, как се чувства да пази стадо от хиляда глави добитък, които са разпръстнати на стотици мили.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Я спросил его, каково это было — пасти стадо в тысячу голов на протяжении сотен километров?
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?שאלתי אותו, "איך זה באמת להוביל עדר של אלף ראשי-בקר למרחק מאות קילומטרים.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?طلبت منه، ما كان عليه مثل بالفعل قطعان الماشية ألف عبر مئات الأميال؟
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?移動させるのは どんなものなのか 尋ねてみました どうしたら そんなことができるのか?
Onu çay ve tavuk ve sığır eti üzerinde fazla.그녀의 차, 닭고기, 쇠고기 이상의 많은.
Onu çay ve tavuk ve sığır eti üzerinde fazla.Medlock éljeneztek akár nagyon sok rajta teát és csirke-és marhahús.
Onu çay ve tavuk ve sığır eti üzerinde fazla.הרבה על כוס תה לה עוף ובשר בקר.
Onu çay ve tavuk ve sığır eti üzerinde fazla.أكثر بكثير الشاي لها والدجاج واللحم البقري.
Onu çay ve tavuk ve sığır eti üzerinde fazla.彼女は大いに食べ、その後眠って彼女を落ちた、とメアリーは、座って見つめていた
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.Az õ dörgése ad hírt felõle, mint a barom a közeledõ viharról.
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.Budskap om honom bär hans dunder; själva boskapen bebådar hans antåg.
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.Bunyi guruh menandakan bahwa badai akan melanda, ternak pun tahu angin ribut segera tiba
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.Dă de veste că e de faţă printr'unbubuit, şi pînă şi turmele Îi simt apropierea.
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.Daje o nim znać szum jego, także i bydło i para w górę wstępująca.
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.Davon zeugt sein Geselle, des Donners Zorn in den Wolken.
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.Hänet ilmoittaa hänen jylinänsä, jopa karjakin hänen tulonsa."
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.Hans tordenbrak bærer bud om ham; endog feet varsler når han rykker frem.
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.hans Torden melder hans Komme, selv Kvæget melder hans Optræk.
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.Il s`annonce par un grondement; Les troupeaux pressentent son approche.
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.In de donder voelen wij Zijn aanwezigheid naderen. Hij strijdt tegen het onrecht."
O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir, Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.그 울리는 소리가 풍우를 표시하고 육축에게까지 그 올라 오는 것을 표시하느니라