sığır ile cümle

sığır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban eder凡 以 色 列 家 中 的 人 、 宰 公 牛 、 或 是 綿 羊 羔 、 或 是 山 羊 、 不 拘 宰 於 營 內 營 外
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban eder凡 以色列 家中 的 人 、 宰 公牛 、 或是 綿 羊羔 、 或是 山羊 、 不拘 宰於 營內 營外
Jım Davıs (SD Imperial Valley Sığır Yetiştiricileri Derneği Başkanı):JIM DAVIS (Präsident der Rindervereinigung des Imperial Valley):
Jım Davıs (SD Imperial Valley Sığır Yetiştiricileri Derneği Başkanı):JIM DAVIS (Presidente SD dell'associazione di allevatori Imperial Valley):
Jım Davıs (SD Imperial Valley Sığır Yetiştiricileri Derneği Başkanı):ג'ים דיוויס (נשיא אגודת מגדלי הבקר של סאן דייגו אימפריאל וואלי): בשנות הארבעים והחמישים
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Azok juhait, barmait, szamarait, és valami a városban, és a mezõn vala, elvivék.
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.bắt các bầy chiên , bò , lừa , cùng vật chi trong thành và ngoài đồng ;
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.bắt các bầy chiên, bò, lừa, cùng vật chi trong thành và ngoài đồng;
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.deres Småkvæg, Hornkvæg og Æsler, både hvad der var i Byen og på Markerne, tog de med sig,
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.de togo deras får och fäkreatur och åsnor, både vad som fanns i staden och vad som fanns på fältet.
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.De tok deres småfe og storfe og deres asener, både det som var i byen, og det som var på marken.
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Ich stádo drobného dobytka, ich voly, ich oslov a to, čo bolo v meste a čo na poli, všetko pobrali.
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.그들이 양과 소와 나귀와 그 성에 있는 것과 들에 있는 것과
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Le-au luat oile, boii şi măgarii, tot ce era în cetate şi ce era pe cîmp;
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Mereka mengambil kawanan kambing domba, sapi, keledai, dan segala yang ada di dalam kota dan di padang
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Njih črede in njih goveda in osle, kar je bilo v mestu in kar je bilo na polju, vzemo;
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Owce ich, i woły ich, i osły ich, i co w mieście było, i co na polu, pobrali.
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Presero così i loro greggi e i loro armenti, i loro asini e quanto era nella città e nella campagna
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Stáda jejich, a voly i osly jejich, a což bylo v městě i po poli, pobrali.
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Tomaram-lhes os rebanhos, os bois, os jumentos, e o que havia tanto na cidade como no campo;
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Tomaron sus ovejas, sus vacas, sus asnos, lo que había en la ciudad y lo que había en el campo
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Und nahmen ihre Schafe, Rinder, Esel und was in der Stadt und auf dem Felde war
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Забраха овците им, говедата им, ослите им, каквото имаше в града и по полето, и всичкото им богатство;
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.Они взяли мелкий и крупный скот их, и ослов их, и что ни было в городе, и что ни было в поле;
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.את צאנם ואת בקרם ואת חמריהם ואת אשר בעיר ואת אשר בשדה לקחו׃
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.غنمهم وبقرهم وحميرهم وكل ما في المدينة وما في الحقل اخذوه.
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.奪 了 他 們 的 羊 群 、 牛 群 、 和 驢 、 並 城 裡 田 間 所 有 的
Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.奪了 他 們 的 羊群 、 牛群 、 和驢 、 並城裡 田 間 所有 的
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar."até a emergências ou vacinações do gado".
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.-- dal tempo cattivo a emergenze o vaccinazioni del bestiame.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.-- du mauvais temps aux urgences ou aux vaccinations pour le bétail.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.-- fra dårligt vejr til nødsituationer eller vaccineringer af kvæget.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.-- gaande van slecht weer over noodgevallen of inentingen voor het vee.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.-- 굿은 날씨 부터 응급상황, 접종시기 등 말이죠.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.la urgențe sau vaccinările vitelor.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.(Śmiech) od złej pogody począwszy, na wypadkach i szczepieniach skończywszy.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.-- từ thời tiết xấu đến những trường hợp khẩn cấp hoặc tiêm chủng cho gia súc.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.- von schlechtem Wetter bis hin zu Notfällen oder Impfungen für das Vieh.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.- от лошо време до спешни случаи или ваксиниране на добитъка.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.[צחוק] -- החל ממזג-אוויר גרוע ועד מצבי חירום או מתן חיסונים לבקר."
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.-من سوء الأحوال الجوية لحالات الطوارئ أو تطعيم الماشية.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.緊急事態や家畜の予防接種まで 全てにです カウボーイですら 今やピットクルーなんです
Kral Süleyman ve bütün İsrail topluluğu Antlaşma Sandığının önünde sayısız davar ve sığır kurban etti.솔로몬왕과 그 앞에 모인 이스라엘 회중이 궤 앞에 있어 양과 소로 제사를 드렸으니 그 수가 많아 기록할 수도 없고 셀 수도 없었더라
Kral Süleyman ve bütün İsrail topluluğu Antlaşma Sandığının önünde sayısız davar ve sığır kurban etti.솔로몬 왕과 그 앞에 모인 이스라엘 회중이 저와 함께 궤 앞에 있어 양과 소로 제사를 드렸으니 그 수가 많아 기록할 수도 없고 셀 수도 없었더라
Kral Süleyman ve bütün İsrail topluluğu Antlaşma Sandığının önünde sayısız davar ve sığır kurban etti.Koning Salomo en het volk offerden zoveel schapen en ossen voor de ark, dat niemand de tel kon bijhouden.
Kral Süleyman ve bütün İsrail topluluğu Antlaşma Sandığının önünde sayısız davar ve sığır kurban etti.והמלך שלמה וכל עדת ישראל הנועדים עליו אתו לפני הארון מזבחים צאן ובקר אשר לא יספרו ולא ימנו מרב׃
Kral Süleyman ve bütün İsrail topluluğu Antlaşma Sandığının önünde sayısız davar ve sığır kurban etti.והמלך שלמה וכל עדת ישראל הנועדים עליו לפני הארון מזבחים צאן ובקר אשר לא יספרו ולא ימנו מרב׃
Kral Süleyman ve bütün İsrail topluluğu Antlaşma Sandığının önünde sayısız davar ve sığır kurban etti.所 羅 門 王 和 聚 集 到 他 那 裡 的 以 色 列 全 會 眾 、 一 同 在 約 櫃 前 獻 牛 羊 為 祭 、 多 得 不 可 勝 數
Kral Süleyman ve bütün İsrail topluluğu Antlaşma Sandığının önünde sayısız davar ve sığır kurban etti.所羅門 王 和 聚集 到 他 那裡 的 以色列 全 會眾 、 一同 在 約櫃 前 獻 牛 羊 為祭 、 多 得 不 可 勝數
Kral Süleyman ve bütün İsrail topluluğu Antlaşma Sandığının önünde sayısız davar ve sığır kurban etti.所 羅 門 王 和 聚 集 到 他 那 裡 的 以 色 列 全 會 眾 、 都 在 約 櫃 前 獻 牛 羊 為 祭 、 多 得 不 可 勝 數
Kral Süleyman ve bütün İsrail topluluğu Antlaşma Sandığının önünde sayısız davar ve sığır kurban etti.所羅門 王 和 聚集 到 他 那裡 的 以色列 全 會眾 、 都 在 約櫃 前 獻 牛 羊 為祭 、 多 得 不 可 勝數
Kurbanın son görüldüğü yer, ailesinin sığırlarını eve geri götürmek için gittiği ormandı.La última vez que se la vio fue cerca de la selva mientras llevaba al ganado familiar de vuelta a casa.
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.A čo do iných posvätených vecí, obetované bolo šesťsto volov a drobného dobytka tri tisíce kusov.
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.Cũng biệt riêng ra thánh sáu trăm con bò đực và ba ngàn con trừu .
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.Cũng biệt riêng ra thánh sáu trăm con bò đực và ba ngàn con trừu.
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.De andre offer som blev frembåret, var seks hundre stykker storfe og tre tusen stykker småfe.
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.Et l`on consacra encore six cents boeufs et trois mille brebis.
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.Houve também, de coisas consagradas, seiscentos bois e três mil ovelhas.
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.In posvečenih daril je bilo šeststo volov in tri tisoč ovac.
Kurban olarak adanan hayvanlar altı yüz sığır, üç bin davardı.Ja pyhiä lahjoja oli kuusisataa raavasta ja kolmetuhatta lammasta.

İlgili Sayfalar