Ana içeriğe geç
Sözlük

sığın ile cümle

sığın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İklim krizinin sığınağı nedir?Co nazwiemy takim schronem w sytuacji kryzysu klimatycznego?
İklim krizinin sığınağı nedir?Cosa è un rifigugio antiatomico per la crisi climatica?
İklim krizinin sığınağı nedir?Cuál es el refugio antiatómico para la crisis climática?
İklim krizinin sığınağı nedir?De que serve um abrigo antirradiações para a crise climática?
İklim krizinin sığınağı nedir?방사능 낙진 대피소가 기후 위기에 무슨 의미가 있을까요?
İklim krizinin sığınağı nedir?Mi is az atombunker a klímaválság tükrében?
İklim krizinin sığınağı nedir?Nơi trú ẩn bụi phóng xạ có tác dụng gì đối với khủng hoảng khí hậu?
İklim krizinin sığınağı nedir?Was ist der Schutzbunker für die Klimakrise?
İklim krizinin sığınağı nedir?Wat is de atoomschuilkelder voor de klimaatcrisis?
İklim krizinin sığınağı nedir?Τι είναι λοιπόν τα καταφύγια σκόνης για την κλιματική κρίση;
İklim krizinin sığınağı nedir?Какво е противорадиационното убежище за климатичната криза?
İklim krizinin sığınağı nedir?Что является подобным убежищем в ситуации климатического кризиса?
İklim krizinin sığınağı nedir?מה יכולים לשמש מקלטים מפני נשורת במשבר אקלים?
İklim krizinin sığınağı nedir?ما هي تداعيات تهدم الملاجئ . لأزمة المناخ ؟
İklim krizinin sığınağı nedir?核シェルターとは何でしょうか? 当時は市民が一気に動員されました
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.A piramis alsó szintjén vannak alapvető szükségleteink -- hajlék, ruha, étel, víz, szeretkezés, satöbbi.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.En el nivel más bajo están las necesidades básicas: cobijo, ropa, comida, agua, apareamiento y demás.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.바닥에는 우리의 기초적인 필요가 있습니다-- 의식주, 물, 번식본능 등등..
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.Na camada de baixo temos as necessidades básicas — abrigo, roupa, comida, água, acasalamento etc.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.Na pierwszym poziomie mamy podstawowe potrzeby - schronienie, ubranie, jedzenie, woda, gody, itd.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.Onderaan de piramide staan de basisbehoeften -- onderdak, kleren, voedsel, water, voorplanting enzovoort.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.Pe nivelul de bază sunt nevoile primare -- adăpost, îmbrăcăminte, hrană, apă, împerechere şi aşa mai departe.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.Základnu tvoří základní potřeby: přístřeší, oděv, strava, voda, páření atd.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.Най-долу ние имаме базисни необходимости - подслон, дрехи, храна, вода, чифтосване и т.н.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.На найнижчому рівні основні потреби: дах над головою, одяг, їжа, вода, спарювання і т. д.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.На самом нижнем уровне основные потребности: кров, одежда, пища, вода, спаривание и т. д.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.במדרגה התחתונה יש לנו את הצרכים הבסיסיים -- מחסה, ביגוד, אוכל, מים, זיווג וכדומה.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.فى الطبقة السفلى لدينا الإحتياجات الأساسية -- المسكن، الملبس ، الغذاء، الماء، التزاوج وهكذا.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.基本的欲求です 避難所や洋服 食料 水 子孫を残すことなど 二番目は安全でその次は関係です
İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.21 évvel ezelőtt érkeztem az Egyesült Királyságba, mint menedékkérő.
İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.21 jaar geleden kwam ik naar het VK, als asielzoeker.
İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.지금으로부터 21년 전 저는 영국으로 망명했습니다.
İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.Am venit în UK acum 21 de ani, ca azilant.
İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.Do Británie som prišiel pred 21 rokmi a hľadal som tu azyl.
İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.Ich bin vor 21 Jahren als Asylsuchender nach Großbritannien gekommen.
İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.Je suis arrivé au Royaume-Uni il y a 21 ans en tant que demandeur d'asile.
İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.Przybyłem do Wielkiej Brytanii 21 lat temu w poszukiwaniu azylu.
İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.Sono arrivato nel Regno Unito 21 anni fa in cerca di asilo politico.
İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.Tôi đến nước Anh 21 năm trước để tìm nơi tị nạn.
İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.Vine al Reino Unido hace 21 años en busca de asilo político.
İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.Έφτασα στο Ηνωμένο Βασίλειο πριν από 21 χρόνια ως αιτών άσυλο.
İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.Преди 21-на години пристигнах във Великобритания, търсейки убежище.
İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.Я прибув до Великобританії 21 рік тому як прохач притулку.
İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.Я приехал в Великобританию 21 год назад, чтобы просить убежище.
İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.הגעתי לבריטניה לפני 21 שנים כמבקש מקלט.
İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.أتيت الى المملكة المتحدة قبل 21 سنة كباحث عن اللجوء السياسي.
İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.当時の私は21歳の 亡命希望者でした
‹‹İşte bu adam, Tanrıya sığınmak istemedi, Servetinin bolluğuna güvendi, Başkalarını yıkarak güçlendi!››God zal u echter voor eeuwig verderven. Hij zal u uit uw huis wegslepen en een einde aan uw leven maken.
‹‹İşte bu adam, Tanrıya sığınmak istemedi, Servetinin bolluğuna güvendi, Başkalarını yıkarak güçlendi!››I tebeť Bůh silný zkazí na věky, pochytí tě, a vytrhne tě z stánku, a vykoření z země živých. Sélah.
‹‹İşte bu adam, Tanrıya sığınmak istemedi, Servetinin bolluğuna güvendi, Başkalarını yıkarak güçlendi!››이 사람은 하나님으로 자기 힘을 삼지 아니하고 오직 그 재물의 풍부함을 의지하며 제 악으로 스스로 든든케 하던 자라 하리로다
‹‹İşte bu adam, Tanrıya sığınmak istemedi, Servetinin bolluğuna güvendi, Başkalarını yıkarak güçlendi!››"Se der den Mand, der ej gjorde Gud til sit Værn, men stoled på sin megen Rigdom, trodsede på sin Velstand!"
‹‹İşte bu adam, Tanrıya sığınmak istemedi, Servetinin bolluğuna güvendi, Başkalarını yıkarak güçlendi!››הנה הגבר לא ישים אלהים מעוזו ויבטח ברב עשרו יעז בהותו׃
‹‹İşte bu adam, Tanrıya sığınmak istemedi, Servetinin bolluğuna güvendi, Başkalarını yıkarak güçlendi!››‎هوذا الانسان الذي لم يجعل الله حصنه بل اتكل على كثرة غناه واعتزّ بفساده
‹‹İşte bu adam, Tanrıya sığınmak istemedi, Servetinin bolluğuna güvendi, Başkalarını yıkarak güçlendi!››說 、 看 哪 、 這 就 是 那 不 以 神 為 他 力 量 的 人 . 只 倚 仗 他 豐 富 的 財 物 、 在 邪 惡 上 堅 立 自 己
‹‹İşte bu adam, Tanrıya sığınmak istemedi, Servetinin bolluğuna güvendi, Başkalarını yıkarak güçlendi!››說 、 看 哪 、 這 就 是 那不 以 神為 他 力量 的 人 . 只 倚仗 他 豐富 的 財物 、 在 邪惡 上 堅立 自己
İzlanda'da yapmaya çalıştıkları bunun gerçekleşmesi için bu güvenli sığınağı yapmak.Izlandon egy ilyen biztonságos menedéket próbálnak létrehozni, ahol ez megtörténhet.
İzlanda'da yapmaya çalıştıkları bunun gerçekleşmesi için bu güvenli sığınağı yapmak.아이슬란드에서 그 사람들이 의도하는 바는 그것을 안전한 장소로 제공한다는 것이죠.
İzlanda'da yapmaya çalıştıkları bunun gerçekleşmesi için bu güvenli sığınağı yapmak.lo que intentan hacer en Islandia es crear este lugar seguro donde pueda pasar.
İzlanda'da yapmaya çalıştıkları bunun gerçekleşmesi için bu güvenli sığınağı yapmak.מה שהם מנסים לעשות באיסלנד היא להפוך את זה לחוף-מבטחים ששם זה יכול לקרות.
İzlanda'da yapmaya çalıştıkları bunun gerçekleşmesi için bu güvenli sığınağı yapmak.ما يحاولوا أن يفعلوه في آيسلندا هو أن يجعلوه ملاذاً آمنا .. أينما كان هذا ممكناً.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod