‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Não entregarás a seu senhor o servo que, fugindo dele, se tiver acolhido a ti;
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Ne add ki a szolgát az õ urának, a ki az õ urától hozzád menekült.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Ne daj njegovemu gospodarju nazaj hlapca, ki je k tebi pribežal od njega.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Nevydáš sluhu jeho pánovi, ktorý sa utečie k tebe od svojho pána.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Nevydáš služebníka pánu jeho, kterýž k tobě utekl od pána svého.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz."No entregarás a su amo el esclavo que acude a ti escapándose de su amo
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Să nu dai înapoi stăpînului său pe un rob care va fugi la tine dupăce l -a părăsit.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Tu ne livreras point à son maître un esclave qui se réfugiera chez toi, après l`avoir quitté.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Δεν θελεις παραδωσει δουλον εις τον κυριον αυτου, οστις κατεφυγεν απο του κυριου αυτου προς σε
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Да не предадеш на господаря му слуга, който е избягал при тебе от господаря си.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Не выдавай раба господину его, когда он прибежит к тебе от господина своего;
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.לא תסגיר עבד אל אדניו אשר ינצל אליך מעם אדניו׃
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.عبدا ابق اليك من مولاه لا تسلم الى مولاه.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.若 有 奴 僕 脫 了 主 人 的 手 、 逃 到 你 那 裡 、 你 不 可 將 他 交 付 他 的 主 人
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.若有 奴僕脫 了 主人 的 手 、 逃到 你 那裡 、 你 不 可 將 他 交付 他 的 主人
Eğer çok üstüme gelirseniz, sonunda 7. maddeye sığınmak zorunda kalacağım.Pokud mě žádáte, abych tohle udělal, skončím nakonec podle kapitoly 7.
Ekonomik bir sığınak haline geldi.Bem, a beneficência foi a sua resposta.
Ekonomik bir sığınak haline geldi.Bueno, la beneficencia fue su respuesta.
Ekonomik bir sığınak haline geldi.Eh bien, les œuvres caritatives ont été la réponse.
Ekonomik bir sığınak haline geldi.이 것이 경제적 원죄의 피난처가 되었습니다.
Ekonomik bir sığınak haline geldi.Nos, jótékonyság lett a válasz.
Ekonomik bir sığınak haline geldi.Отговорът им беше благотворителност.
Ekonomik bir sığınak haline geldi.היא הפכה למפלט הכלכלי
Ekonomik bir sığınak haline geldi.اصبح ملاذاً اقتصادياً
Ekonomik bir sığınak haline geldi.利益を追求しながらも 利益の5%を寄付する事によって
Elebaşının sığınağı.Det er lederens gemmested.
Elebaşının sığınağı.En el escondite del cabecilla.
Elebaşının sığınağı.Il nascondiglio del capo.
Elebaşının sığınağı.Kryjówka manipulanta.
Elebaşının sığınağı.Ledarens gömställe.
Elebaşının sığınağı.O esconderijo do cabecilha.
Elebaşının sığınağı.Η κρυψώνα του αρχηγού.
Elebaşının sığınağı.Убежище главаря.
Evde sorunları olan bir gençseniz Finlandiya Kızıl Haç gençler sığınma evi ile iletişime geçebilirsiniz.Jos olet nuori ja sinulla on ongelmia kotona, voit ottaa yhteyttä Suomen Punaisen Ristin nuorten turvataloon.
Evde sorunları olan bir gençseniz Finlandiya Kızıl Haç gençler sığınma evi ile iletişime geçebilirsiniz.Om du är ung och har problem hemma, kan du kontakta Finlands Röda Kors De ungas skyddshus.
Evde sorunları olan bir gençseniz Finlandiya Kızıl Haç gençler sığınma evi ile iletişime geçebilirsiniz.إذا كنت شابًا/شابة ولديك مشاكل في البيت، فبإمكانك التواصل مع البيت الآمن للشباب التابع للصليب الأحمر الفنلندي.
Evraksızların ve sığınmacıların da cinsel yolla bulaşan hastalıkları için tedavi hakları vardır.Myös paperittomilla ja turvapaikanhakijoilla on oikeus saada hoitoa sukupuolitauteihin.
Evraksızların ve sığınmacıların da cinsel yolla bulaşan hastalıkları için tedavi hakları vardır.Också papperslösa och asylsökande har rätt att få behandling för könssjukdomar.
Evraksızların ve sığınmacıların da cinsel yolla bulaşan hastalıkları için tedavi hakları vardır.Лица без документов и просители убежища также имеют право на лечение заболеваний, передающихся половым путем.
Evraksızların ve sığınmacıların da cinsel yolla bulaşan hastalıkları için tedavi hakları vardır.كما أن أولئك الذين بدون أوراق ثبوتية وطالبي اللجوء لديهم الحق في الحصول على العلاج للأمراض الجنسية.
Evraksızların ve sığınmacıların da cinsel yolla bulaşan hastalıkları için tedavi hakları vardır.非法居留人士和寻求庇护者也有权得到性病治疗。在芬非法居留人士可能需要自己承担治疗费用。
Ey halkım, her zaman Ona güven, İçini dök Ona, Çünkü Tanrı sığınağımızdır. _iSela(61:9) Народ! надейтесь на Него во всякое время; изливайте пред Нимсердце ваше: Бог нам прибежище.
Ey halkım, her zaman Ona güven, İçini dök Ona, Çünkü Tanrı sığınağımızdır. _iSelaConfiai nele, ó povo, em todo o tempo; derramai perante ele o vosso coração; Deus é o nosso refúgio.
Ey halkım, her zaman Ona güven, İçini dök Ona, Çünkü Tanrı sığınağımızdır. _iSelaHoffet auf ihn allezeit, liebe Leute, schüttet euer Herz vor ihm aus; Gott ist unsre Zuversicht. (Sela.)
Ey halkım, her zaman Ona güven, İçini dök Ona, Çünkü Tanrı sığınağımızdır. _iSelaHos Gud är min frälsning och min ära; min starka klippa, min tillflykt har jag i Gud.
Ey halkım, her zaman Ona güven, İçini dök Ona, Çünkü Tanrı sığınağımızdır. _iSelaHos Gud er min frelse og min ære; min sterke klippe, min tilflukt er i Gud.
Ey halkım, her zaman Ona güven, İçini dök Ona, Çünkü Tanrı sığınağımızdır. _iSelaIn Dio è la mia salvezza e la mia gloria; il mio saldo rifugio, la mia difesa è in Dio
Ey halkım, her zaman Ona güven, İçini dök Ona, Çünkü Tanrı sığınağımızdır. _iSelaIstennél van szabadulásom és dicsõségem; az én erõs kõsziklám, az én menedékem Istenben van.
Ey halkım, her zaman Ona güven, İçini dök Ona, Çünkü Tanrı sığınağımızdır. _iSelaJumalassa on minun apuni ja kunniani. Minun väkevyyteni kallio, minun turvani on Jumala.
Ey halkım, her zaman Ona güven, İçini dök Ona, Çünkü Tanrı sığınağımızdır. _iSela백성들아 시시로 저를 의지하고 그 앞에 마음을 토하라 하나님은 우리의 피난처시로다(셀라)
Ey halkım, her zaman Ona güven, İçini dök Ona, Çünkü Tanrı sığınağımızdır. _iSelaNa Bohu je založená moja spása, a od neho je moja sláva; skala mojej sily, moje útočište je v Bohu.
Ey halkım, her zaman Ona güven, İçini dök Ona, Çünkü Tanrı sığınağımızdır. _iSelastol på ham, al Folkets Forsamling, udøs for ham eders Hjerte, Gud er vor Tilflugt. - Sela.
Ey halkım, her zaman Ona güven, İçini dök Ona, Çünkü Tanrı sığınağımızdır. _iSelaV Bohu jest spasení mé a sláva má; skála síly mé, doufání mé v Bohu jest.
Ey halkım, her zaman Ona güven, İçini dök Ona, Çünkü Tanrı sığınağımızdır. _iSelaW Bogu wybawienie moje, i chwała moja skała mocy mojej; nadzieja moja jest w Bogu.
Ey halkım, her zaman Ona güven, İçini dök Ona, Çünkü Tanrı sığınağımızdır. _iSelaZaupajte vanj vsak čas, o ljudstvo; pred njim izlijte srce svoje: Bog nam je pribežališče. (Sela.)
Ey halkım, her zaman Ona güven, İçini dök Ona, Çünkü Tanrı sığınağımızdır. _iSelaУповавайте на Него, люде, на всяко време, Изливайте сърцата си пред Него; Бог е нам прибежище. (Села).
Ey halkım, her zaman Ona güven, İçini dök Ona, Çünkü Tanrı sığınağımızdır. _iSelaבטחו בו בכל עת עם שפכו לפניו לבבכם אלהים מחסה לנו סלה׃
Ey halkım, her zaman Ona güven, İçini dök Ona, Çünkü Tanrı sığınağımızdır. _iSelaتوكلوا عليه في كل حين يا قوم اسكبوا قدامه قلوبكم. الله ملجأ لنا. سلاه
Ey halkım, her zaman Ona güven, İçini dök Ona, Çünkü Tanrı sığınağımızdır. _iSela你 們 眾 民 當 時 時 倚 靠 他 、 在 他 面 前 傾 心 吐 意 . 神 是 我 們 的 避 難 所 。 〔 細 拉
Ey halkım, her zaman Ona güven, İçini dök Ona, Çünkü Tanrı sığınağımızdır. _iSela你 們眾 民當時時 倚靠 他 、 在 他 面前 傾心吐意 . 神是 我 們的 避難所 。 〔 細拉