Aoun Beyrut'taki Fransız büyükelçiliğine sığındı ve ardından da Fransa'ya kaçtı.עאון ברח לשגרירות הצרפתית בביירות, ולאחר מכן גלה לפריז.
Moskova metrosu muharebe sırasında hava saldırılarına karşı sığınak olarak kullanılmıştır.מעליהם חג המוסקיטו כהגנה אווירית.
Kral Haakon Londra'ya sığındı.המלך האלבני, זוֹג נמלט ללונדון.
İdam edildikten sonra bedeni sığındığı kilisenin duvarlarına atılmıştır.לאחר מותה, גופתה הושלכה מעבר לחומת הכנסייה אשר סיפקה לה מקלט.
Sonra ölü sığınakla birlikte yakılır.בהמשך, הועלו באש גופות הקרבנות.
Onun yerine füg formunun arkasına sığınacağım.במקום הוקם גל-עד לזכר החללים.
İskender Han da Osmanlı Devleti'ne sığındı ve 1435-36 kışında Tokat'ta kaldı.לואיס וקלארק גייסו ארבעים וחמישה אנשים והתכוננו בחורף ליד סנט לואיס.
30 Aralık 1066'da, Müslüman bir grup, Yosef'in sığındığı kraliyet sarayını basıp kendisini çarmıha gerdiler.ב-30 בדצמבר 1066 הסתערו המונים מוסלמים על ארמון המלך, המקום בו יהוסף הנגיד הסתתר, וצלבו אותו.
Balas bir Nebati şehzadesine sığınmak üzere kaçtı.הצבא הגדול נמלט דרך מורד בית חורון לעזקה ומקדה.
Oradaki Chinon'daki kalesine sığındı.מתגורר במקלט בבניין בו גר קינו.
1.5 milyon olan nüfusunun, 1.1’i savaştan kaçan sığınakçı durumundaydı.מתוך אוכלוסייה של כ-11.5 מיליון תושבים, 1.1 מיליון קנדים שירתו בכוחות הצבאיים במהלך מלחמת העולם השנייה.
Goeppert-Mayer ve Herzfeld sığınmacı yardım etkinliklerine katılmıştır.גופרט-מאייר נעשתה מעורבת במאמצי סיוע לפליטים.
Tegernsee gölündeki evine sığınmış, 24 Eylül'de Viyana'daki cenaze törenine katılmamıştır.Той се укрива в къща на брега на езерото Тегернзе и не присъства на погребението във Виена на 24 септември.
Fakat Syrgiannes kaçmayı başarıp, Sırp hükümdar Stefan Dušan'ın sarayına sığındı.Той обаче успява да избяг и намира убежище при сръбския крал Стефан Душан.
Apa, batı bölgelere sığınmak zorunda kaldı.Семейството му е принудено да избяга на Запад.
15 Mart 1998'de örgütten ayrılıp KDP peşmergelerine sığındı.На 5 април 2004 г. той доброволно се предава и е прехвърлен на МНТБЮ.
Orada kendisine siyasi sığınma hakkı verildi.Казва се, че на тях им се предлага политическо убежище.
Ayrıca Power Over Me parçası Allah'ın gücünden ve yalnızca Allah'a sığınmak sözlerinden kurulmuştur.Защото само и единствено Аллах е всемогъщ, а Шейтана е само средство за изпитание на хората.
Ortalama olarak, yetişkin bir sığının omuz yüksekliği 1,8-2,1 m dir.Възрастните лосове имат средна височина при рамото 1,8-2,1 m..
Bir yeraltı sığınağında aylarca saklanmayı başardı.През последните дни от войната се укрива в скривалище.
Savaş sırasında, İsviçre Segal gibi birçok sanatçı için bir sığınak haline geldi.През войната тя е била политическо убежище за много артисти.
Ayrıca bu dönemde sığın boynuzlarının da oyularak işlendiği gözlenmiştir.Към този период се отнася и нарисуваният от него портрет на Прянишников.
“Yurdunuz arkadaşlar için buluşma yeri ve takip edilenler için bir sığınak olmuştur.”Домът му в Сяр става убежище и място за срещи.
Göçmenlere bazen ekonomik sığınmacı denilmektedir.Тези, които искат статут на бежанци, понякога са наричани политически бежанци.
Burada halen herhangi bir şahısa sığınma hakkı vermeyen 1951 Sözleşmesinin önüne geçmektedir.В преброяването от 1951 година се води без жители.
Hitler'in iktidara gelmesi üzerine ABD'ye sığınmıştır.Тя поздравява идването на власт на Хитлер.
Rivendell ise Elflerin ve diğer ırklardan kişilerin meşhur sığınağı oldu.Rivendell je postao poznato utočište vilenjacima, ali i drugim rasama.
Bu sığınakların içinde toplam 23.000 kişi bulunuyordu.U njemu je bilo mjesta za 23.000 ljudi.
Ancak Teutberga Dazlak Karl’a sığındı ve Papa I. Nikolas kilise meclisinin kararını bozdu.No, supruga mu je pobjegla kod Karla Ćelavog, a onda je papa Nikola I. još poništio odluku crkvenog sinoda.
Yolda da bibirileriyle karşılaştıklarında, "Biz Bahaddin'e sığınacağız, onun için bu tarafa gidiyoruz" derler.Pa ako oni ne pristanu, vi recite: "Budite svjedoci da smo mi muslimani!"
Bunların çoğu ABD'ye (özellikle de Los Angeles'a) ve İsrail'e sığınmıştır.Uglavnom je snimana u SAD-u, pogotovo na području Los Angelesa (i naravno u New Yorku).
Bu bölüm, 14. yüzyılda Türk akınları karşısında yerel halk tarafından geçici sığınak olarak kullanılmaktaydı.U 14. stoljeću, ovaj grad je služio kao privremeno utočište lokalnom stanovništvu za Turske invazije.
İki arkadaş olan Mark ve Louise bir sığınaktadır.Mario i Luigi su vlasnici dućana namirnica.
Bunun üzerine, Nguyen Van Thieu 21 Nisan 1975'te istifa ederek Tayvan'a sığındı.Nguyen Van Thieu preto 21. apríla 1975 podal demisiu a odišiel na Taiwan.
Bu olay üzerine ülkedeki Türk milliyetçisi hareket, Anadolu'yu yavaş yavaş son sığınak olarak görmeye başladı.Turecké národné hnutie postupne začalo v Anatólii vidieť svoje posledné útočisko.
1484'te Elizabeth ve ailesi Westminster Abbey'deki sığınaklarından ayrıldı ve saraya geri döndü.V roku 1484, Alžbeta a jej rodina opustila Westminster Abbey a vrátila sa na kráľovský dvor Richarda III.
Orada kendisine siyasi sığınma hakkı verildi.Požiadal o pridelenie štatútu politického utečenca.
Soylu Sangha, Budistlerin sığınak olarak nitelendirdikleri üç sığınaktan biridir.Sangha je zároveň jedným z troch klenotov, súčasťou budhistického útočiska.
Bir kısım halk da Hindistan'a sığındı.Milióny utečencov odchádzali do Indie.
Oradaki Chinon'daki kalesine sığındı.Ich hlavným sídlom tu bol zámok Chinon.
Hat 630 km uzunluğunda ve 18,000 sığınak, tünel ve tank engellerinden oluşmaktaydı.Obsahovala asi 18 000 bunkrov, tunelov a tankových prekážok.
Özellikle Batı Afrika’da, birkaç sığınma alanları tropikal otlak alanlar tarafından çevriliydi.Na mnohých vozidlách, predovšetkým v Afrike, potom bolo zavesenie kolies chránené pancierovými krytmi.
Savaş sırasında kent halkının sığınması için yapıldığı düşünülmektedir.V období vojen sa staral o bezpečnosť obyvateľstva.
Böylece dirençsiz haşerelerin yaşayabileceği bir bölge oluşturulur ve bu bölge sığınak olarak adlandırılır.Toto miesto sa bude volať útočisko a teroristi budú vedieť, kde sa nachádza.
Bu sığınaklar özellikle şehrin merkezinde bulunuyordu.Domy boli prevažne v mestskej zástavbe.
Bu planlar dahilinde nükleer sığınaklar inşa edilmiştir.Pre túto činnosť boli v pumovniciach zabudované fotografické prístroje.
Tac giydikten sonra, Béla, kardeşini tutukladı ancak kardeşi Géza kaçmayı başarıp Avusturya'ya sığındı.Po kronanju je Béla aretiral svojega brata Gézo, kateremu je kasneje uspelo pobegniti v Avstrijo.
1484'te Elizabeth ve ailesi Westminster Abbey'deki sığınaklarından ayrıldı ve saraya geri döndü.Leta 1484 je Elizabeta Yorška in njena družina zapustila Westministrsko opatijo in se vrnila na dvor.
Sığınma talebinde bulunan Gotlar arasında şef Fritigern'in önderliğini yaptığı bir grup da vardı.Med Goti, ki so iskali zatočišče, je bila tudi skupina poglavarja Frigiterna.
Atıştan sağ kurtuldu ve Norman'ın 20 yıl geçirdiği sığınma evine götürüldü.Med begom je bil ustreljen, nakar so ranjenega odvlekli v vojaško bolnišnico in ga obsodili na 20 let zapora.
Aide aux Personnes Déplacées: Sığınmacılara yardıma yönelik çalışmalar.Previdnostni ukrepi, ki se nanašajo na ljudi: Evakuirati osebje.
Oradaki Chinon'daki kalesine sığındı.Francoski) je imel celo dvor v Chinonu.
Misch ve mekanik görevlisi Johannes Hentschel, sığınakta kalan son kişi idi.Njegov stari služabnik James Handscombe in jaz sva bila edina v hiši , ko je umrl.
Bazı araştırmacılar yaratığın bir bebek sığın olabileceğini tahmin eder.Raziskovalci menijo, da je to verjetno prekatna grobnica.
Personel uygun sığınaklara çekilmiştir.V primeru uhajanja evakuiramo osebje na varna območja.
Gündüz ormanda sığınağında geçirir.Dieną praleidžia slėptuvėje.
Bir yeraltı sığınağında aylarca saklanmayı başardı.Kelis mėnėsius jis sėkmingai slapstėsi kalnuose.
Kilis Öncüpınar Konaklama Merkezi Türkiye'ye sığınan Suriyeli mülteciler için kurulmuş bir mülteci kampıdır.Pabėgėlių stovykla (angl. refugee camp) – laikina žmonių gyvenvietė, įkurta pabėgėliams apgyvendinti.
Bu kadar sığınmacının doyurulması, Lihtenştayn gibi küçük bir ülke için zor olmuştur.Tai buvo ne smulki pagalba, nes tokiai mažai ir skurdžiai šaliai buvo sunku išmaitinti tiek pabėgelių.
Aide aux Personnes Déplacées: Sığınmacılara yardıma yönelik çalışmalar.Padeda apmokyti naujus darbuotojus (Helps in training new employees.)