Bu program kullanıcılarına ekstra zaman vererek bomba sığınaklarına kaçmaları için vakit yarattı.宇垣はより爆撃効果をあげるため、爆撃機に時限爆弾を搭載させて出撃させている。
Gloucester'lı Robert esir düşerken kaçan Matilda Devizes'deki kalesine sığınır.ウィンチェスターでロバートはマティルダの撤退を援護中に捕虜となった。
Evde sığınak olarak yapılmış panik odası bulunmaktadır.保安用としてホーム上に可動式ホーム柵を有する。
Carlos, Fransa'da kendine sığınacak bir yer buldu ve Napoleon'un tutsağı oldu.カルロスはフランスに逃がれ、ナポレオンに囚われた。
Savaş sırasında, İsviçre Segal gibi birçok sanatçı için bir sığınak haline geldi.セント・アイヴズは戦時中、多数の芸術家の疎開場所になった。
İkili arabayı terk eder ve kendilerine geceyi geçirmek için kullanacakları bir sığınak bulur.箕面市には終日二輪車通行止め、夜間は自動車通行止めとなる区間がある。
Çatışmalardan kaçanlar hükümetin sağladığı barınaklara sığındı.残っていた者達は管理局の建物を取り囲んだ者達との戦いを始めた。
1950'lerde sığınmacılara yardım etmek için Avusturya ve Almanya'da köyler yaptırttı.組織は難民の家族に資金を援助し、1950年代にはオーストリアとドイツに難民を収容する村を建設した。
Ancak yenilgiye uğrayıp Konya’ya sığındı.アオト一行を強襲してアオトと一騎討ちを行った。
Ayrıca yüzeyin altında bulunan sığınakların bazılarında da insanların bulunduğu varsayılmaktadır.しかし、部分的窒息の状態にあった一部の人々が生き残ることができたのは明らかである。
Bir yıl sonra tekrar üzerine yürüdü yine mağlup oldu ve Safevîlere sığındı.同年に太常へ改任され、醴陵侯に改封された。
O da yolda rastladığı Manfred'e sığınır.その途中で出会ったライムの旅の道連れとなった。
Buna karşın bazı sığınaklar planları doğrultusunda yıllar sonra açılır.これにより数年間は配備計画が先延ばしとなる予定であった。
Buralarda şehirler, sığınaklar kurarlar.今帰仁村指定文化財(建造物)。
Bu baskınlar ve zorbalıklardan kaçabilen köylüler dağlara sığınmıştır .不信仰な者も、これらによって利を得る山と道。
İsa'nın ailesi ise Gize'ye dindaşlarının yanına sığınmıştır.神の意志により、天使は彼女たちをガリラヤに連れて行った。
Yağmurdan sığınacak bir yer aradı.彼は、雨やどりする場所を探した。
Yağmur yağmaya başlayınca, arkadaşımın şemsiyesine sığındım.雨が降り始めると、私は友達の傘に入った。
Sen bir ağacın altına sığındın.君は木の下へ避難した。
Bunların çoğu ABD'ye (özellikle de Los Angeles'a) ve İsrail'e sığınmıştır.大多人在美国(特别是洛杉矶)和以色列避难。
Sonunda Arjantin, sığınmacıları kalıcı olarak topraklarına yerleştirmeyi kabul etti.最终,阿根廷同意这些避难者前往永久定居。
Ayrıca artık açık yamaçlarda sığınacak bir yer bulamayacağımızı da biliyorduk.」(原文另譯:我們屏息敬畏地自知在康托所鋪展的天堂裡,不會遭逢被驅逐出境的。
Bir sığınak bulundu.我在寻找一个安全区。
Auschwitz komutanı Rudolf Höss’e göre, birinci sığınak 800 ve ikinci sığınak 1.200 kişi içine alabiliyordu.根据奥斯维辛营长鲁道夫·胡斯(英语:Rudolf Höss)的供述,第一室可容纳800人,第二室可容纳1,200人。
16 Kasım'da Taliban'ın Kuzey Afganistandaki son sığınağı da Kuzey İttifakı tarafından sıkıştırıldı.到11月16日,塔利班在阿富汗北部最後一個據點被北方聯盟圍困。
Paris, Zeus sunağına sığınmış.被阿波羅抓去宙斯的庭園。
Oğlu cevap verdi: “Bir dağa sığınacağım, beni sudan korur.”謝瞻臨終時寫信給謝晦,說:「我得以善終,下葬在山下,沒有遺憾了。
Burada eskiden beri yaşayan insanlara sığınırlar.在很早以前就有人生活在這裡。
Orada yerel aşiretlerden Sibaboğullarına sığındı.由於居住在平井鄉,故也稱平井孫一(ひらい まごいち)。
Onlar da İoannis'e sığındılar ve buyur edildiler.遷四川參議,不赴,以老疾告歸。
Destanda denilmiş ki, Oğuz-Han yenilmişti, Bir adaya sığınıp toplanıp derilmişti.子家子曰:“诸臣伪劫君者,而负罪以出,君止。
Birçoğu da Osmanlı İmparatorluğu'na sığındı.他們大多去到奧斯曼帝國。
İngiltere'de siyasi sığınma talebinde bulunmuş, bu başvurusu kabul edilmiştir.她在荷蘭申請政治庇護,取得居留許可。
Sığınma talebi de reddedilince, Türkiye'ye gönderilir.如果你要囚犯受酷刑,送他們去敘利亞。
Basiliscus bir defa daha Ayasofya'ya sığındı.薩曼莎再次從丘比特日醒來。
Rengeyiği ile sığın balık dışında en yaygın et kaynağıdır.除了食量大以外說不定是本作最普通的角色。
Abdullah el-Kasrî’ye sığınan ve onun yardımları sayesinde Belh’i yeniden ele geçiren Sâmânhudât’tan alır.韦说常自危,求助于任圜,任圜也一度庇护他。
Aynı gün, Abaşizde Rusya’ya sığındı.同年,他第一次访问俄罗斯。
Balas bir Nebati şehzadesine sığınmak üzere kaçtı.一直追踪著逃離家鄉的妹妹。
1527'de Roma'nın yağmalanması sırasında Papa VII. Clement buraya sığınmıştır.1528年教宗克莱门特七世前来寻求避难。
Sığın: Bütünüyle gıda olarak görülür.食物:直接供應實際食物。
2015 itibarıyla Karadağ'da 6.600 Kosovalı Sırp sığınmacı vardır.截至2015年11月,估計有6000名移民生活在叢林中。
Bunun üzerine Adil Kitboğa sığınmış olduğu Şam iç kalesinden ayrılarak Salhad'a gitti.而在眾多候選者中脫穎而出的是來自愛知縣的鈴木實里。
Ayasofya, ayrıca günahkarlar için de bir sığınma yeri olmuştur.此必是秦之獄地,不然,則罪人徒作之所聚。
Fikir, McCracken ve eşi Lauren Faust, sığınaktan bir köpek aldıkları zaman oluştu.有一天,Craig McCracken和他的妻子Lauren Faust到美國加州的動物避難所,領養了一些小狗。
Bunlar; Tüm insanlarda ikamet eden Yüce Varlık Nara insanlar Ayana ise sığınak anlamına gelmektedir.駱駝對貝都因人至為重要,故貝度因人又喜歡自稱駝民。
Babasının ölümünden sonra can güvenliğinin tehlikede olduğunu düşünerek Karamanoğulları'na sığındı.司馬雄,司馬釋之子,父親死後繼嗣,後因蘇峻之亂而被誅殺。
Yolda da bibirileriyle karşılaştıklarında, "Biz Bahaddin'e sığınacağız, onun için bu tarafa gidiyoruz" derler.他們若背叛時,你們對他們說:你們作證,我們是歸順的人們。
Auschwitz komutanı Rudolf Höss’e göre, birinci sığınak 800 ve ikinci sığınak 1.200 kişi içine alabiliyordu.아우슈비츠의 소장이었던 Rudolf Höss에 의하면, 벙커1은 800명을 벙커2는 1,200명을 한번에 ‘처분’할수 있었다고 한다.
7 Nisan’da Küba hikümeti, Peru büyükelçiliğine sığınma talebinde bulunan Kübalılar için göç izni verdi.4월 7일 월요일, 쿠바 정부는 페루 대사관으로 망명하려한 쿠바인들의 이주를 허락하였다.
Destanda denilmiş ki, Oğuz-Han yenilmişti, Bir adaya sığınıp toplanıp derilmişti.아들 진등도 닭들이 모여 함께하지 못하는 형세라며 금방 찢어질 것이라 하였습니다.”라 말하고 계책을 올렸다.
İlk olarak 150 gün içerisinde sığınağınızın su sorunu çözmek için görevler üstleniyorsunuz.처음에 플레이어에게는 볼트의 물 공급이 바닥날 때까지 150일의 기한이 주어진다.
Babasının ölümünden sonra can güvenliğinin tehlikede olduğunu düşünerek Karamanoğulları'na sığındı.그리고 얼마 뒤 늙은 부모를 돌보기 위해서 귀향하였으나, 아버지가 사망하면서 충격을 받아 사망하였다.
III. Yezdicerd'in oğlu Firuz ise Çin'e sığındı.야즈데게르드의 아들인 페로즈 3세는 중국으로 도망쳤다.
Nazi Almanyasından kaçarak Türkiye'ye sığındı.덫에서 달아나기 위해 그는 나치 독일에서 달아난다.
İkili arabayı terk eder ve kendilerine geceyi geçirmek için kullanacakları bir sığınak bulur.어느 날 천은 막차를 놓치고 밤을 지내기 위해 DVD방에 들른다.
Sığınmaevi kayıtlarına göre kızlar "acınası bir evden" kurtulmuşlardı.על פי מסמכים שנמצאו בבית המחסה הבנות "ניצלו מבית אומלל מאוד".
Ayasofya, ayrıca günahkarlar için de bir sığınma yeri olmuştur.והמשיך וצעק: כי הרבנים אשמים על שבודים שקרים מלבם!".
Kendisine sığınması için verilen bir kilisede yaşamaya başladı.היא ברחה לכנסייה, שבה הוענק לה מקלט.
Yaratıklardan kaçan Ash bir yeldeğirmenine sığınır.כל היצורים בורחים למקום מסתור.