Bir yeraltı sığınağında aylarca saklanmayı başardı.Elle est parvenue à cacher cette grossesse pendant des mois.
O da yolda rastladığı Manfred'e sığınır.Je me souviens de Mandela qui se tenait debout sur cette même scène.
Sığınmacı sayısı 100 bini geçti.Chez le vendeur une ristourne de 100 HT.
Sığınaktaki insanlar tarafından "Göçer" olarak da bilinir.Elles sont aussi appelées « personnes déplacées dans leur propre pays ».
Section, Harper'la beraber Menendez'in sığınağına sızarlar.Section et Harper se faufilent sur les toits et enregistrent les conversations de Menendez.
Adıgeler ise, dağlara sığındılar.Con sus huesos se erigieron las montañas.
Birkaç gün sonra, Neuve Saint Eustache sokağındaki Strasbourg oteline sığındı.Unos días más tarde, se refugió en el Hotel de Estrasburgo, en la calle Neuve Saint Eustache.
Birçoğu ayrıca, yurtdışına göç etti ve Meksika dahil, dünyanın birçok ülkesinde sığındı.Muchos también emigraron al extranjero y buscaron refugio en muchos países del mundo, incluyendo México.
Böyle zamanlarda Allah'a sığınır, işaretlere inanır ve sezgilerine önem verir.Representa lo que el creyente debe reconocer y creer porque Alá lo ha revelado.
İsmaililiğiin önderi Ağa Han isyanı ettiyse de bastırılarak Hindistan'a sığınmıştır.Saldrá una bestia (Al-Dabah) que invitará a la gente otra vez al islam.
Sığınmaevi kayıtlarına göre kızlar "acınası bir evden" kurtulmuşlardı.Documentos del establecimiento cuentan que las dos niñas fueron "rescatadas de una casa muy miserable".
Tegernsee gölündeki evine sığınmış, 24 Eylül'de Viyana'daki cenaze törenine katılmamıştır.Se refugió en una casa a orillas del lago Tegernsee, y no asistió al funeral en Viena el 23 de septiembre.
1306’da Tedisio, Taşoz'u işgal etti, sonra da Yunan korsanlarının sığınağı oldu.En 1306, Tedisio ocupó Tasos, que era un refugio de piratas griegos.
Tolstoy: Tanrıya sığınış.REY ALFONSO: Lo juro ante Dios.
2001'de Kabeya ve oğulları, sığınma talebiyle ABD'ye kaçmışlardır.En 2001, Kabeya y sus hijos solicitaron asilo en los Estados Unidos y finalmente escaparon.
Bir sığınak bulundu.Aquí encontró refugio.
Üç adam o gün sığınaktan ayrıldılar.Ambos cortaron un rabo aquella tarde.
İdam edildikten sonra bedeni sığındığı kilisenin duvarlarına atılmıştır.Tras su muerte, su cuerpo fue arrojado sobre el muro de la iglesia que la había acogido.
Blondi, Ocak 1945'te yeraltı sığınağı olan Führerbunker'de Hitler'le beraber kaldı.Blondi estuvo con Hitler incluso después de que se trasladara a su búnker subterráneo en enero de 1945.
Oradaki Chinon'daki kalesine sığındı.Lo encerraron en el castillo de Chinon.
Sığın: Bütünüyle gıda olarak görülür.Activo: necesita alimentación.
Oğlu cevap verdi: “Bir dağa sığınacağım, beni sudan korur.”Él contestó: “No es mejor que yo: Tú me creaste del fuego, y a él de la arcilla”.
TARDIS, derin uzay seferleri için kullanılan bir sığınak üssü olan gemiye iner.La TARDIS llega a bordo de una base santuaria utilizada para expediciones al espacio profundo.
Pandulf, bu arada eski Bizans müttefikinden koruma aramak için Konstantinopolis'e sığındı.Pandulfo por su parte, huyó a Constantinopla, buscando la protección de sus antiguos aliados griegos.
Musa Çelebi Karamanoğlu'na sığınmıştı.Mezquita Moshir ol-Saltaneh Mosque, era Qayar.
Universal Pictues'teki Sahne 12'de Penguen'in yaşadığı yeraltı sığınağı hazırlandı.El escenario 12 de Universal albergó la guarida subterránea del Pingüino.
Bombanın patlamaması, Diệm'e sağ taraftaki bir mahzene sığınacak kadar zaman verdi.La bomba no detonó, lo que permitió a Diem buscar refugio en una bodega en el ala oriental.
Bulgar Kralı Samuil, Batı Makedonya'ya sığınmıştı.El rey Bermudo se vio obligado a huir a Galicia.
Kendisine sığınması için verilen bir kilisede yaşamaya başladı.Ésta aparece en la prisión para salvarlo.
Son hükümdar Hasen, Türk fethinden sonra Oran'daki İspanyol garnizonuna sığınmıştır.Casa Colonial donde capituló el último gobernante español en Venezuela.
Sığnek isminin de sığınakdan geldiği ve hikâyenin şöyle olduğu rivayet edilir.El origen del nombre que se le ha dado a este puerto se pierde entre la historia y la leyenda.
İki ordu, Areobindus korktuğu ve sığınak olarak bir manastıra kaçıncaya kadar eşit bir şekilde devam etti.Los dos ejércitos parecían igualados, hasta que Areobindo se asustó y huyó a un monasterio buscando refugio.
Bu sığınakların içinde toplam 23.000 kişi bulunuyordu.Estamos hablando de 23.000 familias en esos alrededores.
Kacanlara Avusturya arazilerine sığındılar.Daga cubrió a Australian.
Uçağı kaçıran iki kişi Türkiye'den siyasi sığınma hakkı istedi.3 de octubre: un avión turco es secuestrado por un ciudadano de ese país que pedía asilo político en Italia.
Buna rağmen gazete çalışanları binanın bodrum katındaki bir sığınakta yayın hayatına devam etti.Sin embargo Salvadores permanecía refugiado en el sótano de su casa.
Gotlar Balkan yarımadasında sığınma ve toprak talep ediyorlardı.Fritigerno solicitó abrigo y tierras en la península balcánica.
Daha sonra bir kiliseye sığınmıştır.Luego se convirtió en una iglesia.
Aide aux Personnes Déplacées: Sığınmacılara yardıma yönelik çalışmalar.El desorden de los refugiados: ensayos.
Yalnızca “Sığın” olarak da ifade edilir.También es utilizado como sinónimo de salvado.
Şef Maherero ve 1000 kadar adamı çölü geçerek Bechuanaland'da sığındılar.Maherero y 1.000 hombres cruzaron el Kalahari hasta Bechuanalandia.
Theodosius yakalanıp meydan dayağına çekildi; Germanius ise Ayasofya'ya sığındı.Teodosio fue azotado públicamente, y Germano se refugió en Santa Sofía.
Bazı Sasani imparatorları Ak Hunlar'a sığınmıştır.Otros alanos permanecieron bajo el dominio de los hunos.
Ayrıca yüzeyin altında bulunan sığınakların bazılarında da insanların bulunduğu varsayılmaktadır.Según otras fuentes, también existió allí un subcampo para hombres.
Çantanın bağlama kayışları sığın derisinden yapılır.Dichas donaciones se realizan a través del cofre dentro del fuerte.
Ayasofya, ayrıca günahkarlar için de bir sığınma yeri olmuştur.Que también el Altísimo odia a los pecadores, y de los impíos tomará venganza.
Orada kendisine siyasi sığınma hakkı verildi.A continuación pidió asilo político.
Biz yağmurdan dolayı bir ağacın altında sığındık.Ci siamo rifugiati sotto un albero per via della pioggia.
Önemli olan Allah’a sığınmak ve ibâdet etmektir.Ci si vede sempre deboli e bisognosi di Allah."
Birkaç gün sonra, Neuve Saint Eustache sokağındaki Strasbourg oteline sığındı.Qualche giorno più tardi si rifugiò all'Hôtel de Strasbourg, rue Neuve Saint Eustache.
Bu mağaralar ayrıca da ilkel insanların ilk sığınak yerleri-evleri olmuştur.Probabilmente le grotte sulle colline furono il rifugio per queste prime popolazioni.
21 Ocak'ta el-Arabiye, Ahmed'e, Yemen'de siyasi sığınma verildiğini bildirdi.Il giorno dopo Al Arabiya rese noto che Ahmed aveva ottenuto asilo politico nel paese.
Sonrasında, 695 yılında yetkileri elinden alındı ve önce Hazarlar'a, sonra Bulgarlar'a sığındı.Egli fu cacciato dal potere nel 695, e si rifugiò prima presso i Cazari e poi presso i Bulgari.
Kral Haakon Londra'ya sığındı.Il re Zog si rifugiò a Londra.
Harmanlıda çoğunluk, Türkiye'ye sığınan Boşnak azınlıktan oluşmaktadır.Turchia: la passiva minoranza laz di fronte all'assimilazione.
Pandulf, bu arada eski Bizans müttefikinden koruma aramak için Konstantinopolis'e sığındı.Pandolfo nel frattempo fuggì a Costantinopoli, cercando la protezione dei suoi vecchi alleati greci.
Aoun Beyrut'taki Fransız büyükelçiliğine sığındı ve ardından da Fransa'ya kaçtı.Aoun si rifugiò allora nell'ambasciata francese della capitale.
Hoca kaçar, Çakırsaraylı çetesine sığınır.Wrobik quindi scappa, mescolandosi alla folla atterrita.
Halktan korkan Medae iki çocuğu ve Neris ile tapınağa sığınır.La folla furente si scaglia contro Medea, ma questa, con Neris e i due figli, si rifugia nel tempio.
Ama, 498'de kaçan I. Kavad'a Akhunlar kralı tarafından sığınma verildi.Kavad I, tuttavia, riuscì a fuggire nel 498, rifugiandosi presso il re degli Unni Bianchi.