süslenmiş ile cümle

süslenmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Mezar taşlarının yaklaşık 200'ü fresklerle süslenmiştir.Khoảng 200 ngôi mộ được trang trí bằng những bức bích họa.
Mezar yapısının içi ise çok renkli fresklerle süslenmiştir.Ngôi mộ được trang trí với những bức phù điêu đầy màu sắc.
O dönemde mozaik ise süslenmiş birçok mükemmel kilise bulunuyordu.Bên trong, các nhà thờ này được trang trí rất nhiều.
Otelin şık kabartmalarla süslenmiş olup Sohum iskelesi boyunca yer alan lüks beyaz bir oteldir.湖の中にたたずむ白く輝く美しい宮殿ホテル。
İç mekan oldukça yüksek, pencere açıklıkları vitraller ile süslenmiştir.正面窓上左右の標識灯を通過表示灯(白)と尾灯(赤)兼用のものに交換。
Sahne sütunlar ve kabartmalarla süslenmiştir.階段とスロープによって成り立っている。
Çağdaş doğum günü kutlamalarında mumlarla süslenmiş yaş pastaya sıklıkla rastlanır.誕生日のケーキを食べている写真にワンカップが写ってしまったことがある。
İç mekan oldukça yüksek, pencere açıklıkları vitraller ile süslenmiştir.머리에는 보계(寶髻,상투)가 높이 솟아있고 그 위로 보관이 따로 제작되어 쓰여 있다.
40 çeşit ağaç, 67 çeşit bitki ile süslenmiştir.באזור היער הרגיל (40 הקטאר) תועדו 670 מינים של צמחים.
Bu kapakların üzerleri çok güzel şekilde süslenmiştir.צמחים אלו התאקלמו היטב.
Mavi fresklerle süslenmiştir.Украсена е със сини фрески.
Bu motifin etrafı dört bölüme ayrılmış ve geometrik bezemelerle süslenmiştir.Районите се окрупняват на четири и се определят спрямо географските характеристики.
Baltaların yanında bu motiflerle süslenmiş pek çok kama, mızrak ve ok uçları da üretilmekteydi.С особено внимание и предпазливост бяха извадени на земята заедно с корените няколко от тия вкаменелости.
Kilisenin duvarları fresklerle süslenmiştir.Unutarnji zidovi crkve su bili nekad ukrašeni freskama.
Mezar taşlarının yaklaşık 200'ü fresklerle süslenmiştir.Približno 200 nagrobnikov je okrašeno s freskami.
Harun El-Reşid, mücevheratla sık bir şekilde süslenmiş büyük bir Sasani halısıyla övünürdü.Harun al-Rashid je bil ponosen na prostrano sasanidsko preprogo gosto posuto z nakitom.
Motiflerle süslenmiş kaldırım 1207 yılına tarihlenir.Vzorec tlaka izvira iz leta 1207.
Bu dönemden sonra kayalara yeni kiliseler oyulmuş ve kutsal mekanlar renkli fresklerle süslenmiştir.Po tem obdobju so v skale izkopali nove cerkve in jih bogato okrasili z živahnimi freskami.
Binanın en güzel yeri tavan penceresi ve renkli camlarla süslenmiş koridorudur.Gražiausias rūmuose – centrinis vestibiulis su plačiais laiptais bei spalvotu vitražu.
Filipinler'de gümüşle süslenmiş konik şapka.Salakotas – Filipinams būdinga plačiabrylė skrybėlė.
Çağdaş doğum günü kutlamalarında mumlarla süslenmiş yaş pastaya sıklıkla rastlanır.Tihti pannakse tordile küünlaid, mille arv ühtib sageli sünnipäevalapse vanusega.
Duvarları resimlerle süslenmiştir.Seinad ehitatakse üles postidega.
Burada gördüğümüz her yüzey süslenmiş.Každé místo v tomto prostoru je vyzdobeno.
Elizabeth çağında sohbet; 'süslenmiş sükûnet' olarak tanımlanmıştı. Bu çok hoş bir tanım, değil mi?Gli elisabettiani definirono la conversazione come silenzio decorato. è una bella immagine, no?
Elizabeth çağında sohbet; 'süslenmiş sükûnet' olarak tanımlanmıştı.Cei din epoca elizabetană spuneau despre conversație că este decorul tăcerii.
Elizabeth çağında sohbet; 'süslenmiş sükûnet' olarak tanımlanmıştı.Les Élisabéthains décrivaient la conversation comme un silence décoré.
Elizabeth çağında sohbet; 'süslenmiş sükûnet' olarak tanımlanmıştı.Los ingleses de la era isabelina describían la conversación como "silencio decorado".
Elizabeth çağında sohbet; 'süslenmiş sükûnet' olarak tanımlanmıştı.Nữ hoàng Elizabeth miêu tả trò chuyện như là họa tiết trang trí cho sự im lặng
Elizabeth çağında sohbet; 'süslenmiş sükûnet' olarak tanımlanmıştı.W epoce elżbietańskiej rozmowę uważano za udekorowaną ciszę.
Elizabeth çağında sohbet; 'süslenmiş sükûnet' olarak tanımlanmıştı.אנשי התקופה האליזבתנית הגדירו את השיחה כ"דומיה מעוטרת".
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.hans Hænder er Stænger af Guld, fyldt med Rubiner, hans Liv en Elfenbensplade, besat med Safirer,
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.jeho ruky obliny zlata, vysádzané taršíšom; jeho telo umelecké dielo zo slonovej kosti, obložené zafírami;
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.손은 황옥을 물린 황금 노리개 같고 몸은 아로새긴 상아에 청옥을 입힌듯 하구나
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Seine Hände sind wie goldene Ringe, voll Türkise. Sein Leib ist wie reines Elfenbein, mit Saphiren geschmückt.
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Ses mains sont des anneaux d`or, Garnis de chrysolithes; Son corps est de l`ivoire poli, Couvert de saphirs;
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Tangannya elok, bercincin emas dengan permata, tubuhnya bagaikan gading bertatah batu nilam
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Tay người như ống tròn vàng có nhận huỳnh ngọc : Thân mình người khác_nào ngà bóng_láng cẩn ngọc xanh .
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Tay người như ống tròn vàng có nhận huỳnh ngọc: Thân mình người khác nào ngà bóng láng cẩn ngọc xanh.
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.ידיו גלילי זהב ממלאים בתרשיש מעיו עשת שן מעלפת ספירים׃
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.يداه حلقتان من ذهب مرصعتان بالزبرجد. بطنه عاج ابيض مغلف بالياقوت الازرق.
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.他 的 兩 手 好 像 金 管 、 鑲 嵌 水 蒼 玉 . 他 的 身 體 如 同 雕 刻 的 象 牙 、 周 圍 鑲 嵌 藍 寶 石
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.他 的 兩 手 好像 金管 、 鑲嵌 水蒼玉 . 他 的 身體 如同 雕刻 的 象牙 、 周圍鑲 嵌 藍寶石
Evet. Süslenmişsin, değil mi?Bạn đã nhận được tất cả mặc, phải không?
Evet. Süslenmişsin, değil mi?Du har klædt dig rigtig fint på, har du ikke?
Evet. Süslenmişsin, değil mi?Du hast dich schick gemacht.
Evet. Süslenmişsin, değil mi?Je hebt je toch niet speciaal mooi aangekleed?
Evet. Süslenmişsin, değil mi?Tu t'es mise sur ton trente-et-un, on dirait ?
Göğüs zırhı bir özgeçmişi andıran çeşitli sahnelerle süslenmiş kalın bir deriden yapılmış.ほとんど一種の履歴書のような場面を打ち出しています 最も重要な場面は、ローマがパルティアから領土を請求しているところを示しています
Güzel bir şekilde süslenmiş bahçeyim Eğer bakmasını bilirsen, beni görebilirsin""Jardín soy que la belleza adorna sabrás mi ser si la hermosura miras"
Kusura bakma, prömiyerlerdeki süslenmiş kadınlar ile... ...şişman kodamanları görmeye tahammül edemiyorum.Ik kan de aanblik van die vette, opgetutte lui op een première niet meer verdragen.
Kusura bakma, prömiyerlerdeki süslenmiş kadınlar ile... ...şişman kodamanları görmeye tahammül edemiyorum.Ne gondold, hogy gonosz vagyok, de ki nem állhatom azokat a kövér, felfújt alakokat a premieren.
Kusura bakma, prömiyerlerdeki süslenmiş kadınlar ile... ...şişman kodamanları görmeye tahammül edemiyorum.Ne me prends pas mal, mais je ne peux supporter la vision des ces gros à une telle première.
Kusura bakma, prömiyerlerdeki süslenmiş kadınlar ile... ...şişman kodamanları görmeye tahammül edemiyorum.No te ofendas pero... ya no soporto a toda esa gente gorda y elegante que acude a los estrenos.
Kusura bakma, prömiyerlerdeki süslenmiş kadınlar ile... ...şişman kodamanları görmeye tahammül edemiyorum.Nu mai pot să mai rămân în ţara asta. N-ai drepturi, n-ai libertatea cuvântului.
Kusura bakma, prömiyerlerdeki süslenmiş kadınlar ile... ...şişman kodamanları görmeye tahammül edemiyorum.Не сердись, но я больше не могу видеть этих толстых, разряженных людей на премьере.
Kusura bakma, prömiyerlerdeki süslenmiş kadınlar ile... ...şişman kodamanları görmeye tahammül edemiyorum.,אל תחשוב אותי לרשע אבל אני לא יכול לסבול את מראה האנשים המגונדרים .האלה בבכורה כזאת
Kusura bakma, prömiyerlerdeki süslenmiş kadınlar ile... ...şişman kodamanları görmeye tahammül edemiyorum.لا أستطيع البقاء بهذه البلاد أكثر ليس هناك حقوق إنسان ، ولا حرية الكلام
O gün cadı kıyafetleri giymiş çocuklar, süslenmiş söğüt dallarını insanlara vererek sağlık ve mutluluk diler.Då klär barn sig ut till häxor och går runt i grannskapet för att dela ut videkvistar som de dekorerat.
O gün cadı kıyafetleri giymiş çocuklar, süslenmiş söğüt dallarını insanlara vererek sağlık ve mutluluk diler.Los niños, disfrazados de brujas, reparten ramas de sauce decoradas.
O gün cadı kıyafetleri giymiş çocuklar, süslenmiş söğüt dallarını insanlara vererek sağlık ve mutluluk diler.Silloin noidiksi pukeutuneet lapset käyvät virpomassa eli tuomassa koristeltuja pajunoksia.

İlgili Sayfalar