süslenmiş ile cümle

süslenmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kilisenin duvarları fresklerle süslenmiştir.Die Wände der Kirche wurde mit Fresken ausgemalt.
Yazı ve desenlerle süslenmiştir.Über Schrift und Gestaltung.
Geometrik olarak mermerle süslenmiş ön yüzün yapımına olasılıkla yaklaşık 1090 larda başlandı.Die geometrisch geordnete Marmorfassade wurde vermutlich um 1090 begonnen.
Bununla birlikte insanlı Mercury uzay araçlarının her biri birer uçuş armasıyla süslenmişti.Alle anderen Mercury-Astronauten waren dennoch an der Flugüberwachung beteiligt.
Oda zengince döşenmiş ve süslenmiştir.Es ist reich gegliedert und verziert.
Gelin, evlenmek üzere hazırlanmış, süslenmiş veya yeni evlenmiş kadın.Gebräutelt werden Jubilare, neu Zugezogene und frisch Verheiratete.
Şapel, Giulio Mazzoni, Vasari'nin bir öğrenci tarafından fresklerle süslenmiştir.La chapelle est décorée de fresques de Giulio Mazzoni, un élève de Giorgio Vasari.
4 Kadın, mor ve kırmızı giysilere bürünmüş, altınlar, değerli taşlar, incilerle süslenmişti.4 La femme, vêtue de pourpre et d'écarlate, étincelait d'or, de pierres précieuses et de perles.
MÖ 293'te Bitinya Krallığı'na bağlanan kent, önemli mimari yapılarla süslenmiştir.Vers 972, un monastère important est fondé à Fons.
Bu filmler bol miktarda coşturucu "gag" (gülüt)lerle süslenmiştir.Néanmoins ce mythe est véhiculé par de nombreuses émission de type "chasseur de fantômes".
Üst pencereler çok zarif vitraylarla süslenmiştir.Les soubassements des fenêtres sont agrémentés d'arcatures plaquées.
Camiinin ana holu bolca altın kaplama ile süslenmişti.La hue de l'autre est pleine de pièces d'or.
Oda zengince döşenmiş ve süslenmiştir.El interior está ricamente decorado y amueblado.
Pencere kapakları da sedef kakma usulü ile süslenmiştir.Sobre ella se abre una ventana cuadrangular abocinada.
Bu ilişki sonraki dönem biyografi yazarları tarafından süslenmiştir.Sigo la fecha indicada por el resto de los biografistas.
Minaresi kesme beyaz taştan yapılı ve kırmızı taş bileziklerle süslenmiştir.El minarete está construido con arenisca roja, cubierta con elaboradas tallas y versículos del Corán.
Gemi 5 milyon dolar değerinde sanat eserleriyle süslenmiştir.Colección de arte valorada en 5 millones de dólares.
Mavi fresklerle süslenmiştir.Me enveneno de azules.
Kilise 1346-47 yıllarında, narteks ise 1349 yılında freskler ile süslenmiştir.De 1344 a 1346 se decoraron todas las iglesias con frescos e iconos.
Caminin içi kaba ağaç süslemesi ile süslenmiştir, tavan ve yan kısımları şekillendirilmiştir.Para ello, se ajardinaron parterres con césped y se plantaron árboles de sombra.
Köy, Meşe ağaçlarıyla süslenmiştir.La mesa: Se fabrica con maderas especiales.
Düğün günü evlilik törenine hazırlanmış, süslenmiş kadına da gelin denir.Una mattina una donna, si prepara per il suo matrimonio.
Arada kalan bu bölüm Portekiz arması ile süslenmiştir.Per il suo lancio, questo pezzo è riservato al mercato portoghese.
Oda zengince döşenmiş ve süslenmiştir.O palácio foi ricamente mobilado e decorado.
Üst pencereler çok zarif vitraylarla süslenmiştir.As janelas eram decoradas com as mais belas esmeraldas.
Şapel, Giulio Mazzoni, Vasari'nin bir öğrenci tarafından fresklerle süslenmiştir.A capela estava decorada com afrescos de Giulio Mazzoni, um pupilo de Vasari.
4 Kadın, mor ve kırmızı giysilere bürünmüş, altınlar, değerli taşlar, incilerle süslenmişti.A mulher estava vestida de azul e vermelho, e adornada de ouro, pedras preciosas e pérolas.
Sistina Şapeli tavanı; 1508-1512 yılları arasında Michelangelo tarafından resimlerle süslenmiştir.O teto da Capela Sistina é constituído por um extenso afresco, concebido por Michelangelo entre 1508 e 1512.
Kütüphanenin duvarları 18. yüzyıl çinileri ile süslenmiştir.De hoeken zijn geverfd met Chinese lak uit de 18e eeuw.
Bunlar çeşitli rivayetlerle süslenmiştir.Er vinden volgens hen te veel (bijna-)ongelukken plaats.
İç mekan oldukça yüksek, pencere açıklıkları vitraller ile süslenmiştir.De bladeren zijn lijnvormig tot breed langwerpig, met een spitse top en duidelijke zijnerven.
Bu filmler bol miktarda coşturucu "gag" (gülüt)lerle süslenmiştir.Bij sommige mensen is dit bandje geknapt door het hevig bewegen bij (sport)spellen.
Dünya kupası sebebiyle, bizim sokaktaki bütün evler küçük turuncu bayraklarla süslenmiş.Alle huizen in onze straat zijn versierd met oranje vlaggetjes vanwege het WK.
Mezar taşlarının yaklaşık 200'ü fresklerle süslenmiştir.Około 200 nagrobków jest udekorowana freskami.
Bu dönemden sonra kayalara yeni kiliseler oyulmuş ve kutsal mekanlar renkli fresklerle süslenmiştir.Po tym okresie, nowe wydrążone w skałach kościoły są już bogato zdobione kolorowymi freskami.
Şapel, Giulio Mazzoni, Vasari'nin bir öğrenci tarafından fresklerle süslenmiştir.Kaplica została ozdobiona freskami przez Giuliego Mazzoniego, ucznia Giorgiego Vasari.
Okulun etrafı ağaçlarla süslenmiş bulunmaktadır..Dokonano nasadzeń nowych drzew wokół szkoły.
Kilisenin duvarları fresklerle süslenmiştir.Ściany kaplicy ozdabiają freski.
Buradaki kolonlar fresklerle süslenmiştir.Otacza go las mieszany świeży.
İlk harfler yeşil, mavi ve kızıl süslenmiştir.Inicjały wykonano czerwienią, zielenią i błękitem.
Yazlık kısmının geometrik şekillerle süslenmiş muhteşem bir Ana kapısı vardır.W portalu znajdują się drewniane drzwi zdobione geometrycznie.
Duvarları resimlerle süslenmiştir.Väggarna är klädda med målningar.
Kilise 1909 yılında Gottfrid Pettersson tarafından yapılmış fresklerle süslenmiştir.Takmålningarna är gjorda 1909 av dekorationsmålare Gottfrid Pettersson.
Çağdaş doğum günü kutlamalarında mumlarla süslenmiş yaş pastaya sıklıkla rastlanır.Födelsedagar brukar firas med tårta.
Dere kenarları kavak ve çınar ağaçları ile süslenmiştir.Man skiljer då på kallskrubber (för kallvatten) och varmskrubber (för varmvatten).
Bu kapakların üzerleri çok güzel şekilde süslenmiştir.При цьому їхні тіла вигадливо розмальовані.
Kayalar oyularak mezarlar kabartma ve yazılarla süslenmiştir.Могили замуровувались камінням з написами (не збереглись).
Sütuncelerin başlıkları geometrik ve bitkisel karakterli motiflerle süslenmiştir.Hlavice sloupků jsou ozdobeny ornamentem z geometrických a rostlinných motivů.
Oda zengince döşenmiş ve süslenmiştir.Postele byly bohatě zdobené a pozlacené.
Kilisenin duvarları fresklerle süslenmiştir.Pereții bisericii sunt integral acoperiți cu frescă.
İç mekan oldukça yüksek, pencere açıklıkları vitraller ile süslenmiştir.Frunzele sunt alterne, stipelate, cel mai des palmat divizate.
Duvarları resimlerle süslenmiştir.Seinät on peitetty piirtokirjoituksin.
Çağdaş doğum günü kutlamalarında mumlarla süslenmiş yaş pastaya sıklıkla rastlanır.Lasten syntymäpäiväkakkuihin on tapana laittaa kynttilöitä täytettävien vuosien mukaan.
Oda zengince döşenmiş ve süslenmiştir.Η τοποθεσία είναι καταπράσινη και με πλούσια βλάστηση.
Şehir birçok dere ve kiremit çatılı 600 evle süslenmiştir.Η πόλη είναι εξωραϊσμένη με πολλά ποτάμια και 600 πλακοσκεπείς κατοικίες.
Duvarları resimlerle süslenmiştir.Οι τοίχοι είναι διακοσμημένοι με τοιχογραφίες.
Harun El-Reşid, mücevheratla sık bir şekilde süslenmiş büyük bir Sasani halısıyla övünürdü.Harun al-Rashid var stolt af et stort, sassanidisk tæppe, som var dekoreret med juveler.
Bangkok'taki ünlü Wat Phra Kaew tapınağının duvarları Ramakien destanın resimleri ile süslenmiştir.I Wat Phra Kaew i Bangkok er murene som omgir tempelområdet dekorert med bilder fra eposet.
Kilisenin duvarları fresklerle süslenmiştir.Veggene i kirken har alltid vært hvite.
Bu kapakların üzerleri çok güzel şekilde süslenmiştir.Beberapa papan ini terawat dengan baik.

İlgili Sayfalar