İnsanlar, para tencere kazanmak ve böylece iyi bir hayat sürmek düşünüyorum.Lidé si myslí, že vydělávat spoustu peněz, a tak vedou hezké.
İnsanlar, para tencere kazanmak ve böylece iyi bir hayat sürmek düşünüyorum.Ljudje mislijo, da zaslužijo lonci denarja, kar lahko povzroči fino življenje.
İnsanlar, para tencere kazanmak ve böylece iyi bir hayat sürmek düşünüyorum.Ľudia si myslia, že zarábať veľa peňazí, a tak vedú pekné.
İnsanlar, para tencere kazanmak ve böylece iyi bir hayat sürmek düşünüyorum.Ludzie myślą, że zarabiają garnki pieniędzy i tym samym prowadzić grzywny życia.
İnsanlar, para tencere kazanmak ve böylece iyi bir hayat sürmek düşünüyorum.Mensen denken dat ze verdienen potten van geld en dus leiden een fijn leven.
İnsanlar, para tencere kazanmak ve böylece iyi bir hayat sürmek düşünüyorum.Mọi người nghĩ rằng họ kiếm được chậu tiền và do đó sống một cuộc sống tốt.
İnsanlar, para tencere kazanmak ve böylece iyi bir hayat sürmek düşünüyorum.Oamenii cred că ei castiga vase de bani şi, astfel, duce o viaţă amendă.
İnsanlar, para tencere kazanmak ve böylece iyi bir hayat sürmek düşünüyorum.Orang-orang berpikir mereka mendapatkan banyak uang dan dengan demikian menjalani kehidupan yang baik.
İnsanlar, para tencere kazanmak ve böylece iyi bir hayat sürmek düşünüyorum.Οι άνθρωποι νομίζουν ότι κερδίζουν τα δοχεία των χρημάτων και να οδηγούν έτσι πρόστιμο ζωή.
İnsanlar, para tencere kazanmak ve böylece iyi bir hayat sürmek düşünüyorum.Люди думают, что они зарабатывают куча денег и таким образом привести прекрасная жизнь.
İnsanlar, para tencere kazanmak ve böylece iyi bir hayat sürmek düşünüyorum.Люди думають, що вони заробляють купа грошей і таким чином привести прекрасне життя.
İnsanlar, para tencere kazanmak ve böylece iyi bir hayat sürmek düşünüyorum.Хората си мислят, че те печелят куп пари и по този начин води глоба живот.
İnsanlar, para tencere kazanmak ve böylece iyi bir hayat sürmek düşünüyorum.אנשים חושבים שהם מרוויחים הון תועפות, ובכך לחיות חיים בסדר גמור.
İnsanlar, para tencere kazanmak ve böylece iyi bir hayat sürmek düşünüyorum.الناس يعتقدون أنهم يكسبون المال من الأواني ، وبالتالي حياة غرامة.
İnsanlar, para tencere kazanmak ve böylece iyi bir hayat sürmek düşünüyorum.人々はさらにこの判決をよく考えて、特別な理由がない
İspanyol Sanayi Bakanı bu küçük aracı sürmekte ve araç katlandığında dönebiliyor.Es zeigt den spanischen Industrieminister, wie er damit fährt. Zusammengeklappt kann es sich drehen.
İspanyol Sanayi Bakanı bu küçük aracı sürmekte ve araç katlandığında dönebiliyor.스페인 산업부 장관이 이 작은 자동차를 운전하는 것을 보여주고 있죠. 접었을 때는 회전도 가능합니다
İspanyol Sanayi Bakanı bu küçük aracı sürmekte ve araç katlandığında dönebiliyor.Vidíme na ňom španielskeho ministra priemyslu ako šoféruje toto autíčko, ktoré sa vie otáčať, keď je sklopené.
İspanyol Sanayi Bakanı bu küçük aracı sürmekte ve araç katlandığında dönebiliyor.Министр промышленности Испании за рулём нашей "мини". Сложенная, она может вращаться.
İspanyol Sanayi Bakanı bu küçük aracı sürmekte ve araç katlandığında dönebiliyor.ובו רואים את שר התעשיה הספרדי נוהג ברכב הקטן, שכאשר הוא מקופל הוא יכול להסתובב.
İspanyol Sanayi Bakanı bu küçük aracı sürmekte ve araç katlandığında dönebiliyor.يعرض وزير الصناعة الأسباني وهو يقود هذه المركبة الصغيرة ، وعندما تطوى ، يمكنها الدوران.
İspanyol Sanayi Bakanı bu küçük aracı sürmekte ve araç katlandığında dönebiliyor.この車を運転しています たたむと回転もできます バックも縦列駐車も不要です
Kahramanın kıza yaptığı şey, maksimum hızla bir uzay mekiğini kızın üstüne sürmekle matematiksel olarak aynı.È come se il supereroe avesse investito la ragazza con un missile spaziale a velocità supersonica.
Kahramanın kıza yaptığı şey, maksimum hızla bir uzay mekiğini kızın üstüne sürmekle matematiksel olarak aynı.영웅이 그 소녀에게 한것은 수학적으로 본다면 우주선을 타고 최고 속도로 그녀의 몸을 치이는 것과 같죠.
Kahramanın kıza yaptığı şey, maksimum hızla bir uzay mekiğini kızın üstüne sürmekle matematiksel olarak aynı.מה שהגיבור עשה לבחורה זהה מתמטית ללדרוס אותה עם מעבורת חלל במהירות מקסימלית.
Kahramanın kıza yaptığı şey, maksimum hızla bir uzay mekiğini kızın üstüne sürmekle matematiksel olarak aynı.ما الذي فعله البطل للخارق للفتاة يماثل رياضيًا ركضها مع مكوك فضاء على السرعة القصوى
Kahramanın kıza yaptığı şey, maksimum hızla bir uzay mekiğini kızın üstüne sürmekle matematiksel olarak aynı.計算上は 最高速度の スペースシャトルで 彼女をはねたようなものなんだ 少女は即死してしまうだろう
kullanıcıları arasında HIV salgını potansiyelinin sürmekte olduğunu ortaya koymaktadır.17,1 prípadmi na milión obyvateľov v roku 2006.
kullanıcıları arasında HIV salgını potansiyelinin sürmekte olduğunu ortaya koymaktadır.Capitolo 7: Malattie infettive e decessi correlati alla droga
kullanıcıları arasında HIV salgını potansiyelinin sürmekte olduğunu ortaya koymaktadır.Estonia (dos regiones, 2005), Lituania (una ciudad, 2006) y Polonia (una ciudad, 2005) (133).
kullanıcıları arasında HIV salgını potansiyelinin sürmekte olduğunu ortaya koymaktadır.Virus HIV med injicirajočimi uživalci drog v Evropski uniji in sosednjih državah: trendi naraščanja na vzhodu
Laos ve Kamboçyadaki gerçekten sürmekte olan savaşlara katıldığını söylemedi.미국이 라오스와 캄보디아에서 또 다른 전쟁을 벌이고 있다는 것을 보여주었다.
Laos ve Kamboçyadaki gerçekten sürmekte olan savaşlara katıldığını söylemedi.多くの理由はなぜ我々 はラオスとカンボジアで従事していた
LUVA-eğitimi, bir yıl sürmektedir.La formación LUVA jóvenes dura un año.
LUVA-eğitimi, bir yıl sürmektedir.La formation LUVA dure un an.
LUVA-eğitimi, bir yıl sürmektedir.LUVA-koulutus kestää yhden vuoden.
LUVA-eğitimi, bir yıl sürmektedir.Подготовительный курс LUVA длится один год.
Markamızı Korede piyasaya sürmek üzereyiz.Nous sommes sur le point de lancer notre marque en Corée.
Markamızı Korede piyasaya sürmek üzereyiz.Saat ini, di Korea, merk kami akan diluncurkan.
Markamızı Korede piyasaya sürmek üzereyiz.Suntem pe cale de a ne lansa marca in Coreea de data aceasta.
Markamızı Korede piyasaya sürmek üzereyiz.Zamierzamy promować naszą markę w Korei.
Markamızı Korede piyasaya sürmek üzereyiz.Ετοιμαζόμαστε να λανσάρουμε την φίρμα μας στην Κορέα αυτή την περίοδο.
Markamızı Korede piyasaya sürmek üzereyiz.Мы собираемся открыть нашу линию в Корее
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.Ale aj všetkých, ktorí chcú pobožne žiť v Kristu Ježišovi, budú prenasledovať.
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.Aleć i wszyscy, którzy chcą pobożnie żyć w Chrystusie Jezusie, prześladowani będą.
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.A takž i všickni, kteříž chtějí zbožně živi býti v Kristu Ježíši, protivenství míti budou.
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.De altfel, toţi ceice voiesc să trăiască cu evlavie în Hristos Isus, vor fi prigoniţi.
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.Del resto, tutti quelli che vogliono vivere piamente in Cristo Gesù saranno perseguitati
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.De mindazok is, a kik kegyesen akarnak élni Krisztus Jézusban, üldöztetni fognak.
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.E na verdade todos os que querem viver piamente em Cristo Jesus padecerão perseguições.
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.Ja kaikki, jotka tahtovat elää jumalisesti Kristuksessa Jeesuksessa, joutuvat vainottaviksi.
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.Ja, også alle de, som ville leve gudfrygtigt i Kristus Jesus, skulle forfølges.
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.무릇 그리스도 예수 안에서 경건하게 살고자 하는 자는 핍박을 받으리라
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.Memang semua orang yang mau hidup beribadat dan hidup bersatu dengan Kristus Yesus akan dianiaya
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.Og alle som vil leve gudfryktig i Kristus Jesus, skal bli forfulgt.
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.Or, tous ceux qui veulent vivre pieusement en Jésus Christ seront persécutés.
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.Pa tudi vsi, ki hočejo pobožno živeti v Kristusu Jezusu, bodo preganjani.
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.Så skola ock alla de, som vilja leva gudfruktigt i Kristus Jesus, få lida förföljelse.
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.También todos los que quieran vivir piadosamente en Cristo Jesús serán perseguidos
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.Und alle, die gottselig leben wollen in Christo Jesu, müssen Verfolgung leiden.