Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.Vả lại, hết thảy mọi người muốn sống cách nhân đức trong Ðức Chúa Jêsus Christ, thì sẽ bị bắt bớ.
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.Vả_lại , hết_thảy mọi người muốn sống cách nhân_đức trong Ðức_Chúa_Jêsus_Christ , thì sẽ bị bắt_bớ .
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.Και παντες δε οι θελοντες να ζωσιν ευσεβως εν Χριστω Ιησου θελουσι διωχθη.
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.Да и все, желающие жить благочестиво во Христе Иисусе, будут гонимы.
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.и, като отвърнат ушите си от истината, ще се обърнат към басните.
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.І всї ж, хто хоче благочестиво жити в Христї Ісусї, гонені будуть.
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.וגם כל החפצים לחיות חיי חסידות במשיח ישוע המה ירדפו׃
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.وجميع الذين يريدون ان يعيشوا بالتقوى في المسيح يسوع يضطهدون.
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.不 但 如 此 、 凡 立 志 在 基 督 耶 穌 裡 敬 虔 度 日 的 、 也 都 要 受 逼 迫
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.不但 如此 、 凡 立志 在 基督 耶穌裡 敬虔 度日 的 、 也都 要 受 逼迫
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.Az egyik dolog amit a menedzserek próbáltak tenni az a kameráink megtalálása volt.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.De managers probeerden onze camera's op te sporen.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.En sak som cheferna försökte göra var att hitta alla våra kameror.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.En ting som ledelsen prøvede at lave var at opspore vores kameraer.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.I responsabili hanno cercato di rintracciare le nostre telecamere.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.Kierownictwo próbowało namierzyć nasze kamery.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.관리자들이 저희 카메라를 찾아내려고 했습니다.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.Los gerentes trataron de localizar nuestras cámaras.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.Managerii au încercat să dea de urma camerelor noastre.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.Manažéri sa ešte snažili vystopovať naše kamery.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.Một điều mà mấy người quản lý cố làm là tìm lấy những chiếc máy quay của chúng tôi.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.Os gerentes tentaram localizar as nossas máquinas de filmar.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.Salah satu hal yang dicoba dilakukan para manajernya adalah melacak kamera kami.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.Une chose que les directeurs ont essayé de faire c'est de localiser nos cameras.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.Vedoucí prodejny se snažili vypátrat naše kamery.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.Was die Manager dann auch versuchten war, unsere Kameras zu finden.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.Οι υπεύθυνοι προσπάθησαν επίσης να βρουν τις κάμερες που είχαμε.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.Единственная вещь, которую пытались сделать управляющие, это - выследить наши камеры.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.Едно от неща, които мениджърите се опитаха да направят, е да проследят нашите камери.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.Менеджери також намагались виявити і відібрати наші камери.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.אחד מהדברים שההנהלה ניסתה לעשות היה לאתר את המצלמות שלנו.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.شيئ واحد حاول المدراء القيام به كان تعقب كاميراتنا.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.個經理有嘗試 搵我哋唧偷拍攝影機
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.見つけようとし かばんにカメラを隠していた2~3人が捕まりました
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Gli ho chiesto come fosse gestire un migliaio di capi di bestiame per centinaia di chilometri.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Ich fragte ihn, wie es ist, eine Herde mit tausend Rindern hunderte von Meilen weit zu treiben?
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Ik vroeg hem hoe het was om 1000 stuks vee te hoeden, honderden kilometer lang.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Jeg spurgte ham hvordan det var at drive tusinde stykker kvæg gennem hundrede af miles?
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?수많은 소떼를 몰고 수백 킬로미터를 횡단하는 느낌이 어떻냐고 물어 보았죠.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Le pregunté cómo era arrear miles de cabezas de ganado a través de cientos de kilómetros.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Perguntei-lhe: "Como é que é "guiar mil cabeças de gado
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Și l-am întrebat cum e să mâni o mie de vite pe sute de kilometri?
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Spytałem, jak to jest gnać olbrzymie stada przez setki mil.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Tôi hỏi ông ấy, chăn nuôi hàng ngàn gia súc dọc hàng trăm mẫu đất thì như thế nào?
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Попитах го, как се чувства да пази стадо от хиляда глави добитък, които са разпръстнати на стотици мили.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Я спросил его, каково это было — пасти стадо в тысячу голов на протяжении сотен километров?
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?שאלתי אותו, "איך זה באמת להוביל עדר של אלף ראשי-בקר למרחק מאות קילומטרים.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?طلبت منه، ما كان عليه مثل بالفعل قطعان الماشية ألف عبر مئات الأميال؟
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?移動させるのは どんなものなのか 尋ねてみました どうしたら そんなことができるのか?
Onun ölümü günaha karşılık ilk ve son ölüm olmuştur. Sürmekte olduğu yaşamı ise Tanrı için sürmektedir.Bo iż umarł, grzechowi raz umarł, a iż żyje, żyje Bogu.
Onun ölümü günaha karşılık ilk ve son ölüm olmuştur. Sürmekte olduğu yaşamı ise Tanrı için sürmektedir.Denn was er gestorben ist, das ist er der Sünde gestorben zu einem Mal; was er aber lebt, das lebt er Gott.
Onun ölümü günaha karşılık ilk ve son ölüm olmuştur. Sürmekte olduğu yaşamı ise Tanrı için sürmektedir.Door Zijn sterven heeft Hij de macht van de zonde eens en voor altijd gebroken.
Onun ölümü günaha karşılık ilk ve son ölüm olmuştur. Sürmekte olduğu yaşamı ise Tanrı için sürmektedir.for sin død, den døde han én gang for synden, men sitt liv, det lever han for Gud.
Onun ölümü günaha karşılık ilk ve son ölüm olmuştur. Sürmekte olduğu yaşamı ise Tanrı için sürmektedir.Kajti s smrtjo, ki jo je storil, je umrl grehu enkrat za vselej; življenje pa, ki ga živi, živi Bogu.
Onun ölümü günaha karşılık ilk ve son ölüm olmuştur. Sürmekte olduğu yaşamı ise Tanrı için sürmektedir.그의 죽으심은 죄에 대하여 단번에 죽으심이요 그의 살으심은 하나님께 대하여 살으심이니
Onun ölümü günaha karşılık ilk ve son ölüm olmuştur. Sürmekte olduğu yaşamı ise Tanrı için sürmektedir.Lebo čo zomrel, hriechu zomrel raz navždy, a čo žije, žije Bohu.
Onun ölümü günaha karşılık ilk ve son ölüm olmuştur. Sürmekte olduğu yaşamı ise Tanrı için sürmektedir.Mert hogy meghalt, a bûnnek halt meg egyszer; hogy pedig él, az Istennek él.
Onun ölümü günaha karşılık ilk ve son ölüm olmuştur. Sürmekte olduğu yaşamı ise Tanrı için sürmektedir.Nebo že jest umřel, hříchu umřel jednou; že pak jest živ, živ jest Bohu.
Onun ölümü günaha karşılık ilk ve son ölüm olmuştur. Sürmekte olduğu yaşamı ise Tanrı için sürmektedir.Pois quanto a ter morrido, de uma vez por todas morreu para o pecado, mas quanto a viver, vive para Deus.
Onun ölümü günaha karşılık ilk ve son ölüm olmuştur. Sürmekte olduğu yaşamı ise Tanrı için sürmektedir.Porque en cuanto murió, para el pecado murió una vez por todas; pero en cuanto vive, vive para Dios