Böylece, tüm o piçlerin izini sürmek için iz sürme uygulamamı kullandım.J'ai donc utilisé mon application pour les harceler Pour traquer tous ces cons
Böylece, tüm o piçlerin izini sürmek için iz sürme uygulamamı kullandım.Vì vậy tôi đã dùng ứng dụng theo dõi Để lần ra những tên khốn nạn kia
Böylece, tüm o piçlerin izini sürmek için iz sürme uygulamamı kullandım.И така използвах "дебна" приложение за да проследя тези идиоти
Böylece, tüm o piçlerin izini sürmek için iz sürme uygulamamı kullandım.אז אני השתמשתי באפליקציית המעקב שלי כדי לאתר את כל השמוקים האלו
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.1週間で2千億個の塩基が分析できます この夏には6千億になり
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.이런 기계 하나를 돌리면 일주일에 200 기가베이스를 처리할 수 있습니다.
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.Dijalankan pada salah satu mesin ini: 200 gigabasa dalam satu minggu.
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.Eén run op zo'n machine: 200 gigabasen in een week.
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.Egy futtatás egy ilyen gépen: 200 gigabázis egy hét alatt.
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.Ein Lauf auf einer dieser Maschinen: 200 Gigabasen in einer Woche.
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.En omgång på en sån här maskin: 200 miljarder baspar i veckan.
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.Jeden proces na jedné z těchto mašin udělá 200 gigabází za týden.
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.Jeden seria na jednej z tych maszyn: 200 miliardów zasad na tydzień.
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.Jedno zbehnutie na týchto počítačoch: 200 gigabáz za týždeň.
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.Một người thử chạy bằng một trong các máy sau: 200 tỉ bazơ một tuần.
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.Uma corrida numa destas máquinas: 200 gigabases numa semana.
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.Una ejecución en una de estas máquinas: 200 gigabases en una semana.
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.Una eseguita su uno di questi software: 200 gigabasi in una settimana.
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.Una funcţionează pe una dintre aceste maşini: 200 de gigabaze într-o săptămână.
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.Un passage sur une de ces machines : 200 gigabases par semaine.
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.Ένα τρέξιμο σε ένα από αυτά τα μηχανήματα: 200 γιγα-βάσεις ανά εβδομάδα.
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.Едно пускане на тези машини: 200 гигабази за седмица.
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.Один прохід на одній із цих машин - 200 гіга-основ в тиждень.
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.Один проход на одной из этих машин: 200 гига-оснований в неделю.
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.על מכשיר כזה: 200 ג'יגה-בסיסים בשבוע.
Bu cihazlar, bir seferde 200 gigabaz dizilimi çıkarabilirler ve bu işlem bir hafta sürmektedir.تشغيل واحد على إحدى هاته الآلات: 200 غيغابيت في أسبوع.
Bu gerçekten kullandığınız enerjinin izini sürmek konusunda direkt pozitif bir etkiye sahip.여러분의 에너지 발자국에 직접적이고 긍정적인 영향을 미치게 됩니다.
Bu gerçekten kullandığınız enerjinin izini sürmek konusunda direkt pozitif bir etkiye sahip.לדבר כזה יכול להיות אפקט מיידי וחיובי על השימוש שלנו באנרגיה.
Bu gerçekten kullandığınız enerjinin izini sürmek konusunda direkt pozitif bir etkiye sahip.هذه التقنيات يمكنها فعلا أن تحدث تأثيرا إيجابيا على حجم استهلاككم للطاقة.
Bu gerçekten kullandığınız enerjinin izini sürmek konusunda direkt pozitif bir etkiye sahip.技術があげられます コミュニティ用ツールでいえば ショートメールで
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.A ogni modo, c'è una lotta politica nel nostro Paese.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.Cependant, il y a une lutte politique dans notre pays. Cependant, il y a une lutte politique dans notre pays.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.De ennek ellenére egy komoly politikai harc folyik az Egyesült Államokban
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.Det finns dock en politisk strid i vårt land.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.Er is echter een politieke strijd aan de gang in ons land.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.Jednakże jesteśmy świadkami politycznej bitwy w naszym kraju.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.하지만, 우리 나라에서는 정치적 마찰이 있습니다.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.Men der er en politisk kamp i vores land.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.Namun, masih ada perang politik di negara kita.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.Nicméně politická bitva zuří v naší zemi.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.No entanto, há uma batalha política no nosso país.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.Sin embargo hay una batalla política en nuestro país.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.Totusi, exista o lupta politica in tara noastra.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.Trotzdessen gibt es eine politische Auseinandersetzung in unserem Land.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.Tuy nhiên ở nước ta (Mỹ) xảy ra một cuộc chiến chính trị.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.V USA však prebieha politická bitva.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.Ωστόσο υπάρχει πολιτική διαμάχη στη χώρα μας.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.Но има политическа битка в нашата страна.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.Однако, в нашей стране есть политическое противостояние.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.Однак, у нашій країні є політичне протистояння.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.אולם, יש קרב פוליטי בארצנו
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.ومع ذلك هناك معارك سياسية في بلدنا.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.対立問題となっています 石炭業界や石油業界は
Bunlar sürmekte olan deneyler.Ce sont des expériences en cours.
Bunlar sürmekte olan deneyler.Dit zijn doorlopende experimenten.
Bunlar sürmekte olan deneyler.Đó là các thí nghiệm đang được tiến hành.
Bunlar sürmekte olan deneyler.Ele sunt experimente în desfășurare.
Bunlar sürmekte olan deneyler.Estos son experimentos en proceso.
Bunlar sürmekte olan deneyler.현재 계속 진행중인 작업들입니다.
Bunlar sürmekte olan deneyler.São experiências contínuas.