EP 12 dakika 11 sn. sürmektedir.EP:n är 12:44 minuter lång.
Parker'ın anne babası boşanmalarına rağmen üzerindeki etkileri sürmekte.Samtidigt håller Gabes föräldrar på att gå igenom en skilsmässa.
Batı Trakya gelenekleri sürmektedir.Västtrafik äger tågen.
Yolculuk iki buçuk saat sürmektedir.Resan tog tre och ett halvt dygn.
Festival dört gün sürmektedir.Festlighetena pågick i fyra dagar.
7 saat sürmektedir.Restiden är ca 7 timmar.
Her bölüm yarım saatlik zaman aralığını dolduracak şekilde 22 dakika sürmektedir.Varje avsnitt är 22 minuter långt, för att fylla ett halvtimmesblock inklusive reklam.
Gezegenin yıldızı etrafındaki bir turu 2 gün 15.5 saat sürmektedir.Planeten kretsar ett varv runt stjärnan på 1,5 dagar.
Ana madde: Hint kast sistemi Kast düzeni, Hindistan’da uzun süredir hüküm sürmektedir.Huvudartikel: Kastsystemet i Indien Hinduismen brukar associeras med ett kastsystem.
Hat üzerindeki yolculuk baştan sona 41 dakika sürmektedir.Han skrev "Från start till mål tar det inte längre än trettiofyra minuter.
Özellikle kış mevsimi yaklaşık 6 ay sürmektedir.Under vintern håller den vintervila i omkring fyra månader.
Öğle vaktinde, Charlie ile Jonathan bisiklet sürmekten yorulmuştu.Första flygningen avgick kl 10 på förmiddagen med Tony Jannus som pilot.
15 yaşlarında bir oğlan çocuğu annesi, üvey babası, üvey kardeşi ile bir hayat sürmektedir.Elli: En flicka som bor med sin mormor och bror och arbetar som sjuksyster.
Sınavın tamamı, 180 dakika sürmektedir.Examen omfattar 180 poäng.
Kabinlerde ışın tedavisi sadece birkaç dakika sürmektedir.Strålningen är endast kvar ett par minuter i taget.
AIDS konusundaki tartışma sürmektedir.Organisationen ska arbeta mot aids.
Bu teori, zamanın kendisini paradokslardan iyileştirebileceğini öne sürmektedir.«Self-Healing hypothesis») стверджує, що час «вилікує» себе від парадоксу.
Bu festival 10 gün sürmekedir.Фестиваль триває 10 днів.
Hareket sürmektedir.Що рухає мною.
Genelde 3 gün sürmektedir.Зазвичай минає за три дні.
ONA'lar geleneksel anime serilerine göre daha kısa olup bazen sadece birkaç dakika sürmektedir.Зазвичай, ONA коротші, ніж традиційні епізоди аніме, інколи своєю тривалістю не перевищуючи декількох хвилин.
Ortaklık bugün de sürmektedir.Ми і сьогодні спілкуємося.
Ben sadece bisiklet sürmek istiyordum" dedi.Мені захотілося показати, як можна використовувати велосипед в житті».
Film 88 dakika sürmektedir.Фільм йде 86 хвилин.
Albümde 13 şarkı yer almaktadır ve toplam 46 dakika sürmektedir.Альбом включає 13 треків і триває рівно 44 хвилини.
Bu nedenle ab initio hesaplamalarına oranla yarı-ampirik hesaplamalar çok daha kısa sürmektedir.Широко використовується в розрахунках ab initio.
WWE etkinlikleri genellikle 3 saat sürmektedir.Період спаровування зазвичай триває три тижні.
Son istasyonları arasındaki seyahat 6 dakika sürmektedir.Подорож між кінцевими станціями займає приблизно 30 хвилин.
Derginin online yayını ise 1994'ten beri sürmektedir.Сайт був доступний в інтернеті з 1994 року.
17. yüzyıl İngiltere'sinde iç savaş olanca şiddeti ile sürmektedir.У XVІІ столітті на британських островах вирує громадянська війна.
Ayrıca köyün yavaş yavaş doğa turizmine açılma yönünde çalışmaları sürmektedir.У районі започатковано розвиток сільського зеленого туризму.
Üç bölümden oluşan eserin çalınması yaklaşık olarak 19 dakika sürmektedir.Тривалість твору — близько 19 хвилин.
Havuç Oltası domuzları sürmek için kullanılır.Листя використовують для годівлі свиней.
Yürüyerek geçiş 10-15 dakika sürmektedir.Повне проходження займало 10-15 хвилин.
Bu alanın alt yapı ve düzenleme çalışmaları sürmektedir.Установа провела низку робіт з реставрації та упорядкування.
Bu eğilim günümüzde de sürmektedir.Ця тенденія зберігається і в сьогодніші часи.
Dizi 2009'da başladı ve halen sürmektedir.Вона була розпочата в 2003 році і триває досі.
Üretimi günümüzde de sürmektedir.Виробництво продовжується і до цього дня.
Festival dört gün sürmektedir.Свято триває чотири дні.
Hayati Altuntaş, ailesi ile kıt kanaat geçindiği bir hayat sürmektedir.Так Надія пов'язала із Скобліним все своє подальше життя.
Festival dört gün sürmektedir.Festival se konal čtyři dny.
Şu anda plan çalışmaları sürmektedir.V současné době se zpracovává projekt.
Gezegenin yıldızı etrafındaki bir turu 2 gün 15.5 saat sürmektedir.Jeden oběh kolem hvězdy jí trvá 3,15 dne.
Kampanya hala sürmektedir.Probíhá realizace vedené kampaně.
Ancak temel bakış açısıyla problemler sürmektedir.Přehled základních problémů.
Phaeton bir günlüğüne babasının Güneş Arabası'nı sürmek istediğini söyler.Faethón žádá, aby jej Hélios nechal jeden den řídit svůj sluneční vůz.
Bu konu üzerine çalışmalar on beş yıldır sürmekteydi.Úsilí vypátrat tento druh trvalo přes patnáct let.
Yürüyerek geçiş 10-15 dakika sürmektedir.Všechny jsou vzdálené asi 10–15 minut chůze.
Thatcher'ın Britanya sendikaları üzerindeki etkisi de sürmektedir.Byla Thatcherová pro britskou ekonomiku přínosem?
Jamesin esrarı hala sürmektedir.Jamesův stav se zhoršil.
Kazılar ve onarım çalışmaları günümüzde de sürmektedir.Během těchto dnů se též věnují údržbě a opravám.
İstediği tek şey sevgilisiyle beraber mutlu bir yaşam sürmektir.Jediné co chce, je být normální a žít spokojený život se svou životní láskou Lanou.
Araçların üretimi günümüzde halen sürmektedir ve üretim tamamiyle elle yapılmaktadır.Zde se i dnes vyrábí všechny produkty firmy, a to stále ručně.
Eser üç bölümden oluşmaktadır ve icrası yaklaşık otuz dakika sürmektedir.Dílo má tři dějství a durata je přibližně 140 minut.
15.000 kişilik Yeni Çorum Stadı'nın inşaatı sürmektedir.Náklady na výstavbu nové radnice činily 15 000 tolarů.
Mahallenin iklimi, genel olarak karasal iklim hüküm sürmektedir.Změny počasí jsou způsobeny především zemskou rotací.
Ağrılar genellikle 48 saat sürmektedir.Tato první fáze trvá obvykle 48 hodin.
Galaksi etrafındaki yolculuğu üç milyar yıl sürmektedir.Oběh kupy kolem středu Galaxie po výstředné dráze trvá 3,4 miliardy let.
Üç bölümden oluşan eserin çalınması yaklaşık olarak 19 dakika sürmektedir.Bylo natočeno 13 dílů po cca 9 minutách.
Dizi ortalama 45-50 Dakika sürmektedir.Odběr trvá asi 45-50 minut.