Genellikle gözlemler 2 veya 3 iş günü sürmektedir.De show duurt meestal 2 à 3 dagen.
WWE etkinlikleri genellikle 3 saat sürmektedir.De activiteiten besloegen vaak drie dagen.
Düğünlerimiz gece geç saatlere kadar sürmektedir.De bus rijdt tot in de late avonduren.
Ballas ile düşmanlığı hala sürmektedir.Aan de andere zijde neemt de macht van de Ballas toe.
Bu canlı performans sadece 4:43 dakika sürmekte.De single van het nummer duurde 04:46 minuten.
Bu konuda tartışmalar sürmekte olup, çeşitli varsayımlar ortaya atılmıştır.Bij de redenering die hiertoe leidde, zijn diverse vraagtekens geplaatst.
Festival dört gün sürmektedir.Het evenement duurt vier dagen.
İmmünoterapi, haftada bir uygulanmak üzere, ortalama üç ile altı ay arasında sürmektedir.Een onrustige slaper doet dit zelfs gemiddeld zo'n dertig keer per nacht.
İki perdelik olan oyun, iki saat 15 dakika sürmektedir.Een wedstrijd wordt gespeeld door twee teams van 15 personen en duurt 2 maal 40 minuten.
Bu konu üzerine çalışmalar on beş yıldır sürmekteydi.Ik zet me hier al bijna vijftien jaar professioneel voor in.
Sürmek istemediğine emin misin?Weet je zeker dat je niet wilt rijden?
Festival dört gün sürmektedir.Festiwal trwa cztery dni.
Bu biranın satımı günümüzde de ülke çapında sürmektedir.Piwa z Cieszyna sprzedawano w tym czasie w całym kraju.
Fırtınalı bir gecede Metzengerstein yine atını sürmekteyken şatosunda yangın çıkar.Podczas nocnej jazdy zamek Metzengersteina ogarnia pożar.
Frank monoton bir yaşam sürmektedir.Prowadza monotonne życie.
Sınavın tamamı, 180 dakika sürmektedir.Egzamin jest jednoczęściowy i trwa 180 min.
Uçuşlar yıl boyunca sürmektedir.Autobusy kursują przez cały rok.
Genelde 3 gün sürmektedir.Zazwyczaj trwają trzy dni.
Tüm ABD'de bir tür cadı avı sürmektedir.W wielu stanach gatunek łowny.
Phaeton bir günlüğüne babasının Güneş Arabası'nı sürmek istediğini söyler.Faeton chciał przez jeden dzień powozić po niebie Rydwanem Słońca.
Haftada bir yayınlanan her bölüm yaklaşık 25 dakika sürmekteydi.Każde wydanie trwało około 25 minut.
Yolculuk iki buçuk saat sürmektedir.Ich podróż trwa 13 i pół godziny.
Beylikdüzü Zincirlikuyu arası Metrobüs ile ortalama 60 dakika sürmektedir.Na niebie zajmuje obszar o średnicy 28 minut łukowych.
Celal, karısı ve çocuğuyla mutsuz hayat sürmektedir.Były rockman prowadzi spokojne życie z żoną i córką.
Serkan Özay - Doktora tez çalışmaları sürmektedir.Wosiński usłużnie wykonuje polecenia doktora.
Son istasyonları arasındaki seyahat 6 dakika sürmektedir.Podróż pomiędzy tymi dwiema ostatnimi stacjami zajmuje 8 minut.
Sovyet kaynakları, 60 bin Alman askerinin öldüğünü, 120 esir alındığını ileri sürmektedir.Armia Czerwona twierdziła że zginęło 60 000 Niemców, a 120 000 zostało wziętych do niewoli.
7 saat sürmektedir.Czas rozmów 7 godzin.
Tayland'la sınır anlaşmazlıklarından kaynaklanan çatışmalar sürmekteydi.Bezpośrednim powodem konfliktu był spór o granice Teksasu.
Derginin online yayını ise 1994'ten beri sürmektedir.Czasopismo ukazuje się w formie elektronicznej od 1999 roku.
Luftwaffe, harekâtın ilk gününde 1.489 Sovyet uçağını imha ettiğini ileri sürmektedir.Oficjalne dane mówią o 1489 zniszczonych samolotach radzieckich.
1921 yılından beri sürmektedir.Wydawane od 1921 roku.
Kazılar ve onarım çalışmaları günümüzde de sürmektedir.Do dziś trwają prace konserwacyjne i remontowe.
Eser üç bölümden oluşmaktadır ve icrası yaklaşık otuz dakika sürmektedir.Symfonia składa się z czterech części i trwa około 30 minut.
Bu festival 10 gün sürmekedir.Festiwal trwa kilkanaście dni.
İl genelinde iki çeşit iklim tipi hüküm sürmektedir.W kraju wstępują dwa typy klimatu.
Şu anda plan çalışmaları sürmektedir.Obecnie trwają prace projektowe.
Halen mülteci akınları sürmektedir.Dalej ciągną się zawaliska.
Çıkarma, zorluklara karşın aralıksız sürmektedir.Dramat: Pozostań niezłomny w ciężkich czasach.
İstediği tek şey sevgilisiyle beraber mutlu bir yaşam sürmektir.Byłoby to szansą bezpiecznego spędzenia reszty życia z ukochanym mężczyzną.
Design Workshop üç hafta kadar sürmektedir.Stadium poczwarki trwa 3 tygodnie.
Bazı bilimadamları ve çevrelere göre bu bombanın etkileri halen sürmektedir.Naukowiec i kilku ludzi chcą zniszczyć tę linię czasu.
Kıyı kesiminde ılık ve çok yağışlı bir iklim hüküm sürmektedir.Na wyspach panuje klimat gorący i wilgotny.
Çocuğun annesiyle davası sürmektedir.O zbrodnię została oskarżona matka dziewczynki.
Soyları günümüzde de sürmektedir.Podobnie czynią dzisiejsze manaty.
Şehir içinde açlık ve sefalet hüküm sürmekteydi.Pod miastem cierpieli głód i pragnienie.
Yıl 1941, II. Dünya Savaşı sürmektedir.Jest rok 1943, trwa II wojna światowa.
Ordunun ise yavaş bir şekilde kan kaybı sürmektedir.Poza tym krew kapitana wylatuje dopiero po chwili i powoli.
İkinci yabancı dil eğitimi iki yıl sürmektedir.Drugi etap edukacji prawniczej obejmuje dwuletnią aplikację.
Film 20 dakika sürmektedir.Film trwa 16 min.
Jamesin esrarı hala sürmektedir.Wokal Jamesa jest również na dobrym poziomie.
Internet Explorer 7'de de bu sorun sürmektedir.Problem ten został naprawiony w przeglądarce Internet Explorer w wersji 7.
Diğer bölümlerle ilgili denklik görüşmeleri halen sürmektedir.Obecnie trwają prace nad kolejnymi częściami.
Havalimanından Bagan arabayla yirmi dakika sürmektedir.Pasażerowie potrzebują przynajmniej 20 minut, aby dotrzeć do parkingu.
Türkiye'de araba sürmek için en az 18, motosiklet sürmek için 17 yaşında olunmalıdır.För att få skjutsa passagerare på lätt motorcykel måste man ha fyllt 18 år.
Hareket sürmektedir.Är den i rörelse?
Çıkarma, zorluklara karşın aralıksız sürmektedir.Dagen förlöper inte utan problem...
Dizinin bir bölümü 11 dakika sürmektedir.Varje avsnitt är elva minuter långt.
Uçuşlar yıl boyunca sürmektedir.Flygbuss finns året runt.
WWE etkinlikleri genellikle 3 saat sürmektedir.Dräktigheten varar oftast i tre månader.