Ana içeriğe geç
Sözlük

sürmek ile cümle

sürmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Alınacak ödenek, yatırılan sigortanın süre ve miktarına göre değişmekle birlikte 6-10 ay arasında sürmektedir.والكلب يعيش من 8 – 12 سنة حسب البيئة الذي يعيش فيها والعناية به.
Dizinin her bölümü hemen hemen 22 dakika sürmektedir.حلقاته مكونة من حوالي 22 دقيقة.
Celal, karısı ve çocuğuyla mutsuz hayat sürmektedir.وكان النحيف مسافراً مع زوجته وأبنه.
Serkan Özay - Doktora tez çalışmaları sürmektedir.منير الخيرو - يحمل دكتوراه في القانون.
Dizinin ikinci sezon çekimleri sürmektedir."أكاديميتي للأبطال تحصل على موسم ثاني".
Bu devletlerin bazılarının başında ise, yabancı hanedanlar hüküm sürmekteydi.حيث رفض بعض سكان القرى الباقيه حمل هذه الجنسية.
İran: İran'ın S-300 alımı konusunda çok çeşitli spekülasyonlar sürmektedir.بنفس الوقت، ظهرت توجهات لدى إيران بشراء دبابات تي-90 الروسية.
Luftwaffe, harekâtın ilk gününde 1.489 Sovyet uçağını imha ettiğini ileri sürmektedir.O relatório oficial do primeiro dia de operações apontava para a destruição de 1489 aeronaves soviéticas.
İspanya'da ve dünyada Franco rejiminin geleneği hakkında tartışmalar hala sürmektedir.O legado de Franco, na Espanha e pelo mundo, permanece controverso.
2018 yılında yapımı sürmektedir.Nós nos veremos em 2018.
Erkekler de 3-10 yıl, kadınlarda ise 2-5 yıl sürmektedir.Crises de meia-idade duram de 3-10 anos em homens e 2-5 em mulheres.
Berberin sakal bıraktığı ya da köse olduğu durumlardaysa sorudaki paradoks sürmektedir.Ao perguntarmos quem barbeia o barbeiro, chega-se a um paradoxo.
Atlas V, aktif olarak sürmekte olan fırlatma sistemlerinden Atlas Füzesi ailesi içerisinde bulunmaktadır.O Atlas V é um veículo de lançamento descartável, ainda em atividade da família de foguetes Atlas.
Olaylar halen sürmektedir.Os resultados estão a seguir.
Bu yol üzerinden ulaşım yaklaşık 1:30 saat sürmektedir.A tour tem a duração de 1h30.
Bu sebeple hibrid bir otomobil olan Toyota Prius'u sürmektedir.É introduzido em Portugal o primeiro veículo híbrido – Toyota Prius.
Büyük bir evde yaşamakta ve aynı arabayı sürmektedir.Em outra cena ele próprio dirige esse carro.
Hayati Altuntaş, ailesi ile kıt kanaat geçindiği bir hayat sürmektedir.Com seus pais extremamente bregas, vive uma vida cheias de vergonha.
Uçuşlar yıl boyunca sürmektedir.Os adultos voam durante todo o ano.
Düğünleri eskiden 3 gün sürerken şimdilerde 2 gün sürmektedir.Actualmente os casamentos duram apenas um dia, enquanto que antigamente duravam três dias.
Alman tarihçi Hans Delbruck, Kartaca silahlı kuvvetlerinin 137 bin değil, 82 bin olduğunu öne sürmektedir.Hans Delbruck propôs outra hipótese: Aníbal teria mobilizado um total de 82 000 e não 137 000.
Bu gelenek yüzyıllardır sürmektedir.É uma tradição de séculos.
İl genelinde iki çeşit iklim tipi hüküm sürmektedir.Duas tipologias climáticas ocorrem no estado.
Kabinlerde ışın tedavisi sadece birkaç dakika sürmektedir.Congelamento da tela por alguns minutos.
Üretimi günümüzde de sürmektedir.Continuam com a produção até hoje em dia.
Aynı zamanda büyük çapta arıcılık faaliyetleri sürmektedir.Existem também grandes salas-armadilha nos níveis.
1921 yılından beri sürmektedir.É adotado desde 1921.
İsrail’in Filistinliler ile olan gerginliği ise sürmektedir.Sua orientação teria causado a vitória de Israel sobre os filisteus.
Bu sırada Galya’da da savaş sürmekteydi.Têm também actuado na Galiza.
Soyları günümüzde de sürmektedir.Os seus tailleurs são referência até hoje.
Sözcük; sürmek, devam etmek kökünden gelir.Conhecer-se é dominar-se, dominar-se é triunfar.
Albüm yaklaşık 70:21 saat sürmektedir.Esta cravou um tempo de 7:25.21.
Marigot, St. Martin'den Anguilla'ya denizyolu ile ulaşım 20 dakika sürmektedir.Há cerca de vinte minutos de travessia de Marigot, St. Martin a Blowing Point, Anguilla.
Dizinin her bölümü hemen hemen 22 dakika sürmektedir.Cada episódio da série tem duração média de 22 minutos.
2008 yılının başından bu yana, iki katlı 600 metrekare kullanım alanı olan köy konağı yapımı sürmektedir.E foi anunciado em 2013 a construção de um novo Hospital Regional com mais de 200 leitos.
Bu festival 10 gün sürmekedir.Het festival duurt tien dagen.
57 dakika sürmektedir.Het duurde 57 minuten.
Sovyet kaynakları, çoğu hasta olmak üzere 140 bin kişinin tahliye edildiğini ileri sürmektedir.Sovjetbronnen beweren dat zo'n 140.000 man waren geëvacueerd.
Kampanya hala sürmektedir.Deze campagne loopt nog steeds.
İran: İran'ın S-300 alımı konusunda çok çeşitli spekülasyonlar sürmektedir.Iran maakt afspraken met Rusland over de levering van S-300 raketsystemen.
Uçuşlar yıl boyunca sürmektedir.De vliegtijd is gedurende het gehele jaar.
Endülüs ülkesi halkı biz onları sığır sürüsü gibi sürmekte iken bana hediyeler ve paralar verdiler.De mensen van Al-Andalus geven mij geld en geschenken terwijl we hen behandelen als vee.
Bu geçiş ile geriye dönüş uzun sürmekte idi ve gayet zor olmakta idi.Hij keerde zich om en vermaande ze ernstig.
Celal, karısı ve çocuğuyla mutsuz hayat sürmektedir.Frank Enley leidt een teruggetrokken leven met vrouw en kind.
Yıl 1941, II. Dünya Savaşı sürmektedir.Het is 1942, de Tweede Wereldoorlog is gaande.
Olaylar halen sürmektedir.De zaak loopt nog steeds.
Çocukların dahil olduğu vakaların %10’unda ise 25 günden fazla sürmektedir.10% van de kinderen met verkoudheid blijft langer dan 25 dagen hoesten.
İşlem 5 - 10 dakika sürmektedir.Elke aflevering duurt vijf à tien minuten.
2004'te yayınlanmaya başlayan haftasonu serisi ise bir saat sürmektedir.Van de serie, die in 2004 startte, zijn twee seizoenen uitgezonden.
Günümüzde fur 8 gün sürmektedir.Deze termijn is momenteel 8 weken.
Büyükşehir Belediyesi'nin toplu taşıma ihalesi süreci sürmektedir.Aan de nieuwe geestelijke ouders van de commune is volledige gehoorzaamheid verschuldigd.
O sırada Nikaragua’da sürmekte olan bir iç savaş vardı.Sindsdien heerst er burgeroorlog in Nepal.
OVA lar yaklaşık 45-55 dakika arası sürmektedir.Het traject werd afgelegd in 45 tot 55 minuten.
Marigot, St. Martin'den Anguilla'ya denizyolu ile ulaşım 20 dakika sürmektedir.St. Martin's is vanaf St. Mary's per boot te bereiken.
Yolculuk iki buçuk saat sürmektedir.De wandeling duurt dan circa twee en een half uur.
Mahallenin çoğu Gürcü kökenlidir ve eski gürcü adetleri hüküm sürmektedir.De meeste begroeiing is verwijderd en de oude grachten zijn uitgediept.
Film 88 dakika sürmektedir.De film duurt 86 minuten.
Thatcher'ın Britanya sendikaları üzerindeki etkisi de sürmektedir.Thatcher had een doorgaande invloed op de Britse politiek.
Bu eğitim programı 6 yıl sürmektedir.De opleiding duurt 6 jaar.
Bu dava halen sürmektedir.De zaak loopt nog in hoger beroep.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod