sürme ile cümle
sürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Umarım Tom'dan haber almadan önce uzun sürmez.I hope it won't be long before I hear from Tom.
İrlanda'da araba sürmeyi öğrendi.He learnt how to drive in Ireland.
O, İrlanda'da araba sürmeyi öğrendi.He learnt how to drive in Ireland.
Ben araç sürmekten hoşlanırım.I like to drive.
Sınav uzun sürmeyecek.The examination won't take long.
Muayene uzun sürmeyecek.The examination won't take long.
Leyla sadece araç sürmeye devam etti.Layla just kept driving.
Leyla araç sürmeye devam etti.Layla kept driving.
Leyla iyi bir yaşam sürmek istiyordu.Layla wanted to live a good life.
Araç sürmeyi öğrenmek istemiyor musun?Don't you want to learn to drive?
Tom, Mary'nin Tom'un arabasını sürmesine izin vermezdi.Tom wouldn't allow Mary to drive his car.
Tom, Mary'nin, onun arabasını sürmesine izin vermezdi.Tom wouldn't allow Mary to drive his car.
Tom, Mary'nin araba sürmesine izin vermezdi.Tom wouldn't allow Mary to drive.
Tom sürmeye devam etti.Tom just kept driving.
Araba sürmek için yeterince yaşlı değil misin?Aren't you old enough to drive?
Tom Mary'nin onun arabasını sürmesine izin verdi.Tom let Mary drive his car.
Leyla sahile doğru sürmeye başladı.Layla started driving towards the beach.
Araba sürmede berbattır.He sucks at driving.
Tom'un araba sürmeyi öğrenenlere verilen geçici bir sürücü belgesi yok.Tom doesn't have a driver's permit.
Arabamı bugün sürmeyi planlamıyorum.I don't plan on driving my car today.
Tom araba sürmeye istekli olduğunu söyledi.Tom said he was willing to do the driving.
Tom'un arabamı sürmesini istemiyorum.I don't want Tom to drive my car.
Tom hâlâ araba sürmede çok iyi değil.Tom still isn't very good at driving.
Tom'un arabamı sürmesine izin vermedim.I didn't let Tom drive my car.
Buzlu yollarda araba sürmeyi sevmem.I don't like driving on icy roads.
Tom, asla bir kamyon sürmediğini söyledi.Tom said he's never driven a truck.
Araba sürmek için çok gençsin.You're too young to drive a car.
Tom bir üç tekerlekli bisiklet sürmeyi öğreniyor.Tom is learning to ride a tricycle.
Genellikle güneş kremi sürmem.I don't usually use sunscreen.
Tom, Mary'ye çok hızlı araba sürmemesini söyledi.Tom told Mary not to drive too fast.
Araba sürmek için çok sarhoşum.I'm too drunk to drive.
Hiçbir acı sonsuza dek sürmeyecek.No pain will last forever.
Hiçbir sıkıntı sonsuza dek sürmez.No adversity lasts forever.
Hiçbir kış sonsuza kadar sürmez.No winter lasts forever.
Hâlâ Tom'la bisiklet sürmeye gidiyor musun?Do you still go cycling with Tom?
Tom'un arabamı sürmesine asla izin vermezdim.I'd never let Tom drive my car.
Üç saat bile sürmedi.It didn't even take three hours.
Mary'ye at sürmeyi öğreten kişi Tom değildir.Tom isn't the one who taught Mary how to ride a horse.
Mary'ye at sürmeyi öğreten kişi Tom'dur.Tom is the one who taught Mary how to ride a horse.
Tom hızlı sürmedi.Tom didn't drive fast.
Annem 20 yaşına kadar araba sürmeme izin vermedi.My parents wouldn't let me drive until I was twenty.
Keşke Tom'un sana araba sürmeyi öğretmesini istemeseydim.I wish I hadn't asked Tom to teach you how to drive.
Tom'un araba sürmesine izin vermenin iyi bir fikir olduğunu düşünmedim.I didn't think it was a good idea to let Tom drive.
Tom ona araba sürmeyi öğretmemi istediğini söyledi.Tom said he wanted me to teach him how to drive.
Araba sürmek istediğini Tom'a bildirmelisin.You should let Tom know that you want to drive.
Tom'un araba sürmesine izin vereceğini düşünmedim.I didn't think you were going to let Tom drive.
Tom'a araba sürmeyi öğreten kişi sen misin?Aren't you the one who taught Tom how to drive?
Tom'un artık arabamı sürmesine izin vermeyeceğim.I'm not going to let Tom drive my car anymore.
Yerinde olsaydım Tom'un araba sürmesine izin vermezdim.I wouldn't have let Tom drive if I'd been you.
Tom'un araba sürmesine izin vereceğini bilmiyordum.I didn't know you were going to let Tom drive.
Tom'un Mary'nin araba sürmesine izin vereceğini bilmiyordum.I didn't know Tom was going to let Mary drive.
Tom'u araba sürmesine asla izin vermeyeceğini söylediğini sanıyordum.I thought you said you'd never let Tom drive.
Tom, Mary'nin araba sürmesine izin vermemiş olmasını dilediğini söyledi.Tom said he wished he hadn't let Mary drive.
Mary Tom'un araba sürmesine izin vermeyeceğini söyledi.Mary said she wasn't going to let Tom drive.
Tom'un arabamı tekrar sürmesine izin vermeyeceğim.I'm not going to let Tom drive my car again.
Tom'un araba sürmesine izin vermeyeceksin, değil mi?You're not going to let Tom drive, are you?
Tom, Mary'nin araba sürmesine izin vermeyeceğini söyledi.Tom said he wasn't going to let Mary drive.
Mary Tom'un araba sürmesine izin vermek istemediğini söyledi.Mary said she didn't want to let Tom drive.
Mary Tom'a araba sürmek istediğini bildirdi.Mary let Tom know that she wanted to drive.
Araba sürmek isterdim ama Tom bana izin vermezdi.I wanted to drive, but Tom wouldn't let me.