sürme ile cümle

sürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom araba sürmeyi sevmiyor bile.Tom doesn't even like driving.
Tom ilk kez bir uçan kaykay sürmeye çalıştığında kaza yaptı.Tom had an accident when he tried to ride a hoverboard for the first time.
Tom daha eski bir araba sürmektedir.Tom drives an older car.
Tom'un araba sürmediğini umuyorum.I hope Tom isn't driving.
Tom gece araba sürmeyecek.Tom won't drive at night.
Tom araba sürmeyi asla öğrenmedi.Tom never learned to drive.
Traktör sürmek ister misin?Do you want to drive the tractor?
Ormanlarla çevrili bir nehir boyunca bir yolda bisiklet sürme gerçekten moral verici.Riding your bike on a path along a river surrounded by forests is really uplifting.
Ağrı çok daha uzun sürmez.The pain won't last much longer.
Tom onsekiz yaşındayken araba sürmeyi öğrendi.Tom learned to drive when he was eighteen.
Açıkçası sen araba sürmeyecek kadar çok sarhoşsun.You're obviously too drunk to drive.
Keşke bu kadar hızlı sürmesen.I wish you wouldn't drive so fast.
Tom on üç yaşındayken araba sürmeyi öğrendi.Tom learned to drive when he was thirteen.
Ben yolun sol tarafında sürmeye alışmaya çalışıyorum.I'm trying to get used to driving on the left side of the road.
Ben karda araba sürmeye alışkın değilim.I'm not used to driving in the snow.
Biraz güneş kremi sürmezsen bir ıstakoza benzeyeceksin.You're going to look like a lobster if you don't put on some sunscreen.
Biraz güneş kremi sürmeyi unutma.Don't forget to put on some sunscreen.
Asla içki içmem ve araba sürmem.I don't ever drink and drive.
Asla koruyucu meleğinin uçabileceğinden daha hızlı sürme.Never drive faster than your guardian angel can fly.
Çiftçiler sabanla pirinç tarlalarını sürmek için su mandalarını kullanırlar.The farmers use water buffalos to plow rice fields.
Aslında çok uzun bir zaman sürmedi.It didn't take a really long time.
Kavga uzun sürmedi.The fight didn't last long.
O duygu uzun sürmeyecek.That feeling won't last long.
Tom arabasını sürmeme izin verdi.Tom let me drive his car.
Durgunluk sonsuza kadar sürmeyecek.The recession won't last forever.
Resesyon sonsuza dek sürmeyecek.The recession won't last forever.
Çok hızlı sürmemelisin.You shouldn't drive so fast.
Bir kamyon sürmek kolay değildir.Driving a truck isn't easy.
Üç dakikadan fazla sürmeyecek.It won't last more than three minutes.
Hızlı arabaları sürmeyi sever misin?Do you like to drive fast cars?
Bu çok daha uzun sürmemeli.It shouldn't take too much longer.
Kızak sürmeye gitmek istiyorum.I'd like to go sledding.
Tom, Boston'da araba sürmeyi sevmiyor.Tom doesn't like driving in Boston.
Tom on yaşındayken bisiklet sürmeyi öğrendi.Tom learned to ride a bike when he was ten years old.
Uzun sürmeyebilirsin.You may not last long.
Tamam, benim sürmeme izin ver.OK, let me drive.
O hiç uzun sürmedi.It did not last long at all.
Tom'un halası Mary'nin ve Tom'un evliliğinin sürmeyeceğini biliyordu.Tom's aunt knew Mary's and Tom's marriage wouldn't last.
Tom'un tek tekerlekli bisiklet sürmeyi bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows how to ride a unicycle.
Yolun sağ tarafında sürmek için çok deneyimim yok.I don't have much experience driving on the right side of the road.
Ben araba sürmeyi severim.I love to drive.
Sürmeye devam ettim.I kept driving.
Toplantı beklediğim kadar uzun sürmedi.The meeting didn't last as long as I expected.
Ben araba sürmeye başladım.I started driving.
Boston'a tek başıma araba sürmek istemiyorum.I don't want to drive to Boston by myself.
Tom babası onu araç sürmesine izin vermiyor.Tom's father doesn't allow him to drive.
Araba sürmek için yeterince yaşlısın.You're old enough to drive.
Bunu yapmak uzun sürmeyecek.Doing that won't take long.
Konserin o kadar uzun sürmesini hiç beklemiyordum.I never expected the concert to last that long.
Konserin o kadar uzun sürmesini beklemiyordum.I didn't expect the concert to last that long.
Tom ve ben sırayla araba sürmeyi kabul ettik.Tom and I agreed to take turns driving.
Güneş kremi sürmeyi unuttum.I forgot to put on sunscreen.
Tom'un sürmesini istedim.I wanted Tom to drive.
Tom araba sürmek için çok genç.Tom is too young to drive.
Araba sürmeye devam ettim.I continued driving.
Ben asla araç sürmeyi öğrenmedim.I never learned to drive.
Tom bana bisiklet sürmeyi öğretti.Tom taught me how to ride a bicycle.
Babam bana bisiklet sürmeyi öğretti.My father taught me how to ride a bicycle.
O kırk yaşında saltanat sürmeye başladı.He began to reign at the age of forty.
Tom, Mary'nin onun arabasını sürmesine asla izin vermedi.Tom never allowed Mary to drive his car.
İlgili Sayfalar