sürme ile cümle
sürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Gerçekten Tom'un araba sürmene izin vereceğini düşünüyor musun?Do you really think Tom will let you drive?
Tom Mary'yi araba sürmeye ikna edemedi.Tom wasn't able to persuade Mary to drive.
Tom, Mary'nin araba sürmesine izin vermek istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to let Mary drive.
Tom, Mary'ye araba sürmek istediğini bildirdi.Tom let Mary know that he wanted to drive.
Ben sık sık hız limiti üzerinde araba sürmem.I don't often drive over the speed limit.
Tom, Mary'nin araba sürmesine izin vereceğini söyledi.Tom said he was going to let Mary drive.
Tom, Mary'nin araba sürmesine izin vermekten daha iyisini bilir.Tom knows better than to let Mary drive.
Tom muhtemelen Mary'nin araba sürmesine izin verecek.Tom is probably going to let Mary drive.
Tom'u araba sürmeye ikna edebildin mi?Were you able to persuade Tom to drive?
Tom, Mary'yi araba sürmeye ikna etmeye çalışacak.Tom will try to persuade Mary to drive.
Tom Mary'yi araba sürmeye ikna edebildi.Tom was able to persuade Mary to drive.
Bunu yapman çok uzun sürmeyecek.It won't take you very long to do that.
Bunu yapmanız uzun sürmeyecek.It won't take you much time to do that.
Tom'un bunu yapması uzun sürmeyecek.It won't take Tom very long to do that.
Tom'un bunu yapması çok uzun sürmeyecek.It won't take Tom much time to do that.
Bunu yapmamız çok uzun sürmedi.It didn't take us very long to do that.
Bunu yapmam çok uzun sürmedi.It didn't take me very long to do that.
Tom'u araba sürmeye ikna edemedim.I wasn't able to persuade Tom to drive.
Tom'un araba sürmene izin vereceğini düşünmedim.I didn't think Tom would let you drive.
Tom'un arabamı tekrar sürmesine asla izin vermeyeceğim.I'll never let Tom drive my car again.
Ben araba sürmek istiyorum, ama Tom bana izin vermiyor.I want to drive, but Tom won't let me.
Tom'un araba sürmeme izin vereceğini düşünmedim.I didn't think Tom would let me drive.
Tom'un araba sürmesine gerçekten izin verecek misin?Are you really going to let Tom drive?
Tom Mary'nin araba sürmesine asla izin vermemeliydi.Tom should never have let Mary drive.
Tom, Mary'nin onu araba sürmesine izin vermeyeceğini söyledi.Tom said Mary wouldn't let him drive.
Keşke ailem araba sürmeme izin verse.I wish my parents would let me drive.
Tom'un araba sürmeme izin vereceğini sanmıyorum.I don't think Tom would let me drive.
Araba sürmene izin vermem gerektiğini sanmıyorum.I don't think I should let you drive.
Tom, Mary'yi araba sürmeye ikna etmeye çalıştı.Tom tried to persuade Mary to drive.
Tom asla araba sürmene izin vermeyecek.Tom is never going to let you drive.
Tom'un araba sürmesine izin vermemi düşünüyor musun?Do you think I should let Tom drive?
Tom, Mary'nin araba sürmesine asla izin vermeyeceğini söyledi.Tom said he'd never let Mary drive.
Tom, Mary'nin araba sürmesine izin vermeyecektir.Tom isn't likely to let Mary drive.
Tom'un bunu yapması uzun sürmedi.It didn't take Tom long to do that.
Tom'un araba sürmeme izin verip vermeyeceğini merak ediyorum.I wonder if Tom would let me drive.
Tom'un araba sürmeme izin vereceğini düşünüyor musun?Do you think Tom will let me drive?
Tom senin araba sürmene asla izin vermeyeceğini söyledi.Tom said he'd never let you drive.
Tom muhtemelen araba sürmene izin vermeyecek.Tom isn't likely to let you drive.
Ailem bana araba sürmeyi öğretti.My parents taught me how to drive.
Bunu yapman uzun sürmeyecek.It won't take you long to do that.
Bunu yapmamız uzun sürmedi.It didn't take us long to do that.
Bunu yapmam uzun sürmedi.It didn't take me long to do that.
Tom'un araba sürmeme izin verip vermeyeceğinden şüpheliyim.I doubt if Tom would let me drive.
Araba sürmeme izin vereceğini sanmıyordum.I didn't think you'd let me drive.
Tom'u araba sürmeye nasıl ikna ettin?How did you persuade Tom to drive?
Tom'un araba sürmesine izin vermeyeceğiz.We're not going to let Tom drive.
Bunu yapmamız uzun sürmeyecek.It won't take us long to do that.
Bunu yapmam uzun sürmeyecek.It won't take me long to do that.
Tom'un Mary'nin araba sürmesine izin vereceğinden eminim.I'm sure Tom will let Mary drive.
Ben asla araba sürmene izin vermeyeceğim.I'm never going to let you drive.
Tom'un araba sürmesine asla izin vermeyeceğini biliyorum.I know you'd never let Tom drive.
Bana araba sürmeyi öğretir misin?Would you teach me how to drive?
Tom senin araba sürmene izin vermezdi.Tom wouldn't have let you drive.
Tom senin araba sürmene izin vermeliyim dedi.Tom said I should let you drive.
Tom Mary'yi araba sürmeye ikna etti.Tom has persuaded Mary to drive.
Tom'un araba sürmene izin vereceğinden eminim.I'm sure Tom will let you drive.
Tom'un araba sürmesine izin verdiğime inanamıyorum.I can't believe I let Tom drive.
Tom'un araba sürmesine izin vermesen iyi olur.You'd better not let Tom drive.
Neden Tom'un arabasına sürmesine izin vermezdin?Why wouldn't you let Tom drive?
Tom, Mary'nin araba sürmesine asla izin vermezdi.Tom would never let Mary drive.