sürme ile cümle

sürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onlara arabamı sürmemelerini söyledim.I told them not to drive my car.
Ona arabamı sürmemesini söyledim.I told him not to drive my car.
Dan bile arabasını kapıya doğru geri sürmedi.Dan didn't even back his car to the door.
Onu yapmak bizim için çok uzun sürmezdi.It wouldn't take long for us to do that.
Bu sadece bir saniye sürmeli.This should only take a second.
Tom yolun sol tarafında araba sürmeye alışkın değil.Tom isn't used to driving on the left side of the road.
O yaklaşık üç dakika sürmeli.That should take about thirty minutes.
O otuz dakikadan daha fazla sürmemeli.That shouldn't take more than thirty minutes.
O sadece birkaç dakika sürmeli.It should only take a couple of minutes.
O sadece birkaç dakika daha sürmeli.It should only take a couple more minutes.
O birkaç dakikadan daha fazla sürmemeli.It shouldn't take more than a few minutes.
Bu uzun sürmemeli.This shouldn't take long.
Çok uzun sürmemeli.It shouldn't take much longer.
Bu üç saatten daha fazla sürmemeli.It shouldn't take more than three hours.
Bu yaklaşık sadece bir saat sürmeli.This should only take about an hour.
Açıklamak o kadar uzun sürmezdi.It wouldn't take all that long to explain.
Tom ve Mary araba sürmeyi sırayla yaptılar.Tom and Mary took turns with the driving.
Benim sürmemi ister misin?Would you like me to drive?
Tom sürmek istemedi.Tom didn't want to drive.
Tom bana sürmek isteyip istemediğimi sordu.Tom asked me if I would like to drive.
Tom bana araba sürmekten hoşlandığını söyledi.Tom told me that he enjoyed the drive.
Tom Mary'nin onun arabasını sürmesine izin vermiyor.Tom doesn't let Mary drive his car.
Tom çoğunlukla Mary'nin arabasını sürmesine izin vermiyor.Tom doesn't often let Mary drive his car.
Tom asla hız limitinin üzerinde sürmez.Tom never drives above the speed limit.
Hızlı sürmemesini istedim.I asked him not to drive fast.
Bu kasabada insanlar araba sürmeyi bilmiyorlar.People don't know how to drive in this town.
Buralarda insanlar araba sürmeyi bilmiyorlar.People don't know how to drive around here.
Tom'un çok hızlı sürmemesini rica ettim.I asked Tom not to drive so fast.
Bunun uzun sürmeyeceğine sana söz veriyorum.I promise you that it won't last long.
Eğer el kremi sürmezsen ellerin kuruyacak.If you don't put on hand cream, your hands will get dry.
Bu mektupları göndermek uzun sürmeyecek.The sending of these letters won't take long.
Güneş kremi sürmeyi unutma.Don't forget to put on sunscreen.
Tom hızlı sürmeyi sever.Tom likes to drive fast.
Önce bisiklete binmeyi öğrendim. Sonra araba sürmeyi öğrendim.First I learned to ride a bicycle. Then I learned to drive.
Araba sürmekten hoşlanırım.I like driving.
Lütfen, bir daha bu ruju sürme.Please, don't wear this lipstick again.
Ruj sürmeyi sevmem.I don't like to wear lipstick.
Kırmızı ruj sürmeyi tercih etmem.I don't prefer to wear red lipstick.
Sürmek için çok sarhoş olduğunu düşünüyorum.I think you're too drunk to drive.
Oje sürmekten hoşlanır mısın?Do you like to wear nail polish?
Oje sürmeyi sevmem.I don't like to wear nail polish.
Ağrı çok uzun sürmez.The pain doesn't last very long.
Tom'un araba sürme tarzını sevmiyorum.I don't like the way Tom drives.
Aynı zamanda araba sürmemelisin ve mesaj atmamalısın.You shouldn't drive and text at the same time.
Bunun beklediğinizden daha uzun sürmesi olasıdır.It's likely to take much longer than you expect.
O hızlı sürmeye devam etti.She continued driving fast.
Ne mutluluk ne de sefalet sonsuza dek sürmez.Neither happiness nor misery last forever.
Tom araba sürmede iyi değil.Tom isn't good at driving.
Tom'un araba sürmesine izin verme. O içiyor.Don't let Tom drive. He's been drinking.
Tom böyle bir araba sürmezdi.Tom wouldn't drive a car like this.
Tom arabasını sürmene izin verir mi?Would Tom let you drive his car?
Sakın bir daha eşyalarıma elini sürme.Don't ever touch my things again.
Karıma yirmi bir senedir el sürmedim.I have not touched my wife in twenty-one years.
Sevinç sonsuza dek sürmeyecek.Joy will not last forever.
O bir araç sürmeyebilir.He may not drive a vehicle.
Hiçbir şeyin sonsuza dek sürmediğini biliyorum.I know that nothing lasts forever.
Arkadaşım dikkatsizce sürmez.Buddy doesn't drive carelessly.
Ben onları ekmeğe sürmem.I don't spread them on bread.
Eğlence uzun sürmedi.The fun didn't last long.
Toplantı uzun sürmedi.The meeting didn't last long.
İlgili Sayfalar