sürme ile cümle

sürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onun araba sürmeyi ne zaman öğreneceğini biliyor musun?Do you know when he'll learn to drive?
Araba sürmeyi öğrenmeme yardım et.Help me learn how to drive.
Buraya gelmen uzun sürmedi.It didn't take you long to get here.
Belki bu sürmeyecek.Maybe it's not going to last.
Bu arabayı sürmek zorundayım.I have to drive this car.
Suudi Arabistan'da kadınların araba sürmelerine izin verilmez.Women are not permitted to drive cars in Saudi Arabia.
Çok uzun sürmeyecek.It won't take much longer.
Bu üç dakikadan daha fazla sürmedi.It did not last more than three minutes.
Bu üç dakikadan daha fazla sürmeyecek.It will not last more than three minutes.
Bu uzun sürmez.This won't take long.
Bütün gece araba sürmeyi gerçekten istiyor musun?Do you really want to drive all night?
Hem Tom hem de Mary araba sürmeyi bilmezler.Tom and Mary both don't know how to drive.
Tom bana cumartesi günü onunla bisiklet sürmeye gidip gidemeyeceğimi sordu.Tom asked me if I could go cycling with him on Saturday.
Tom'un arabanı sürmesine izin verdin mi?Did you let Tom drive your car?
Uzun sürmez.It won't take long.
O uzun sürmedi.That didn't take long.
Araba sürmek beni rahatlatıyor.Driving relaxes me.
Tom, bir ihtimal, Mary'nin arabayı sürmesine izin verdi mi?Did Tom, by any chance, let Mary drive the car?
Sürmeye devam et.Drive on.
Tom'un o eski kamyonu sürmesine izin veremezsin. O senin yeni arabanı sürsün.You can't let Tom drive that old truck. Let him drive your new car.
Araba sürmeye gidelim.Let's go for a ride.
Sürmek istemediğine emin misin?Are you sure you don't want to drive?
Tom'un araba sürmesini istemiyorum. O içki içiyor.I don't want Tom to drive. He's been drinking.
Bu toplantının yirmi dakikadan daha fazla sürmesini istemiyorum.I'd like this meeting to last no more than twenty minutes.
Bisiklet sürmesini öğrenmelisin.You should learn how to ride a bicycle.
Araba sürmesine izin verme.Don't let her drive.
Araba sürmesine izin vermeyin.Don't let her drive.
Senin arabanı sürmesine izin verme.Don't let her drive your car.
Arabanızı sürmesine izin vermeyin.Don't let her drive your car.
Tırnaklarına fondöten sürmemi istiyor musun?Do you want me to paint your fingernails?
Evet, Sevgililer Günü'nde ruj sürmelisin.Yes, you should wear red lipstick for Valentine's day.
Tom araba sürmeye devam etti.Tom continued driving.
Tom araba sürmez.Tom doesn't drive.
Tom araba sürmeye başladı.Tom started driving.
Araba sürmedim.I didn't drive.
Sadece sürmeye devam et.Just keep driving.
Araba sürmeyi öğrendin mi?Have you learned to drive a car?
Bu sonsuza kadar sürmeyecek.That won't last forever.
Çok sürmeyecek.I won't take very long.
Uzun sürmeyecek.It won't be for long.
Şimdi uzun sürmeyecek.It won't be long now.
Bizim erzak sonsuza dek sürmeyecek.Our supplies won't last forever.
Onlar o kadar uzun sürmeyecek.They won't last that long.
Uzun sürmeyeceğine söz veriyorum.I promise it won't take long.
Tom'a araba sürmek isteyip istemediğini sordum.I asked Tom if he wanted to drive.
Bunun sürmesine izin veremem.I can't permit this to continue.
Araba sürmek istemiyorum.I don't want to drive.
Boston'dan bütün yolu tek başına sürmeni istemiyorum.I don't want you driving all the way from Boston by yourself.
Araba sürmem gerektiğini düşünmedim.I didn't think I should drive.
Onun sürmeyeceğini biliyordum.I knew it wouldn't last.
Otuz yaşına kadar hiç araba sürmedim.I never drove a car until I was thirty.
Gerçekten araba sürmem gerektiğini düşünüyorum.I really think I should drive.
Biraz güneş kremi sürmeliyim.I should've put on some sunscreen.
Araba sürmemeliydim.I shouldn't have been driving.
Kötü hava sonsuza dek sürmez; Insan acısı sonsuza kadar sürmez.Bad weather doesn't last forever; human suffering will not endure forever.
Bu 30 dakikadan fazla sürmemeli.This shouldn't take more than 30 minutes.
Bunun çok uzun sürmeyeceğini sana söyledim.I told you it wouldn't take too long.
Tom'a arabamı sürmemesini söyledim.I told Tom not to drive my car.
Bu çok uzun sürmemeli.This shouldn't take too long.
Tom arabayı sürmek istedi.Tom wanted to drive the car.
İlgili Sayfalar