sürme ile cümle

sürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Alkollü araba sürme için kan alkol limiti Teksas'ta .08 dir.The blood alcohol limit for drunken driving is .08 percent in Texas.
Tom'un sarhoşken araba sürmekten en az bir mahkumiyeti var.Tom has at least one conviction for drunken driving.
Tom sarhoş araba sürme ve tedbirsiz araba sürme suçlarını reddetti.Tom pleaded not guilty to charges of drunken driving and reckless driving.
Tom sarhoşken araba sürmekten tutuklandı.Tom was arrested for drunken driving.
Tom sarhoş araba sürme şüphesiyle tutuklandı.Tom was arrested on suspicion of drunken driving.
Tom Boston'da bir trafik kazasına karıştıktan sonra sarhoşken araba sürmekten suçlandı.Tom was charged with drunken driving after he was involved in a car accident in Boston.
Tom son dört yılda iki kez alkollü araba sürmekten mahkûm edildi.Tom has been convicted of drunken driving twice in the last four years.
Bütün gece araba sürmeyi ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about driving all night?
Senin sürmeni istiyorum.I'd like you to drive.
Ne zaman araba sürmeyi öğrendin?When did you learn to drive?
İçmemelisin ve araba sürmemelisin.You shouldn't drink and drive.
On beş yaşındayken araba sürmeyi öğrendim.I learned how to drive when I was fifteen years old.
Sağda araba sürmemelisin.You mustn't drive on the right.
Tom araba sürmek için yeterince yaşlıdır.Tom is old enough to drive.
Tom araba sürmede iyidir.Tom is good at driving.
Tom içmez ve araba sürmez.Tom doesn't drink and drive.
Tom'un şimdiye kadar böyle küçük bir araba sürmeyi düşüneceğinden şüpheliyim.I doubt that Tom would ever consider driving such a small car.
Tom Mary'ye dikkatli sürmesi için ısrar etti.Tom urged Mary to drive carefully.
Tom Mary'nin arabasını sürmemeliydi.Tom shouldn't have driven Mary's car.
Tom arabasını sürmesi için Mary'ye izin verdi.Tom gave Mary permission to drive his car.
Tom, Mary'nin araba sürmeyi nerede öğrendiğini bilmiyor.Tom doesn't know where Mary learned how to drive.
Tom Mary'nin arabasını sürmesini istemiyordu.Tom didn't want Mary to drive his car.
Tom Mary'den çok hızlı sürmemesini rica etti.Tom asked Mary not to drive so fast.
Tom Mary'ye bir okul bölgesinde çok hızlı sürmemesini tavsiye etti.Tom advised Mary not to drive too fast in a school zone.
Hepimiz bisiklet sürmeyi severiz.We all like to ride bikes.
Tom'un arabasını gerçekten sürmeyeceksin, değil mi?You aren't really going to drive Tom's car, are you?
Karanlıkta araba sürmek uçmak gibidir.Driving in the dark feels like flying!
Sarhoş araba sürmek ciddi bir sorundur.Drunk driving is a serious problem.
Sarhoş araba sürme ciddi bir sorundur.Drunk driving is a serious problem.
Amcan arabasını sürmene izin verdi mi?Your uncle let you drive his car?
Tom bütün gece Mary'yi araba sürmesi için ikna etmeye çalıştı.Tom tried to talk Mary into driving all night.
Tom bana yarın yağmur yağmasa Mary ile birlikte bisiklet sürmeye gideceğini söyledi.Tom told me that if it didn't rain tomorrow he'd go cycling with Mary.
Tom Mary'nin bir araba sürmediğini düşündü.Tom thought that Mary didn't drive a car.
Tom araba sürmek istemediğini söyledi.Tom said that he didn't want to drive.
Tom sol direksiyonlu araba sürmeye alışkın değildir.Tom isn't used to driving a left-hand drive car.
Tom buzlu yollarda araba sürmekten nefret ediyor.Tom hates driving on icy roads.
Tom Mary'ye araba sürmeyi öğretmede hatalı bir şey görmüyor.Tom doesn't see anything wrong with letting Mary learn to drive.
Tom yağmurda bisiklet sürmeye aldırmaz.Tom doesn't mind cycling in the rain.
Tom'un sarhoşken araba sürmekten tutuklanması beni hiç şaşırtmadı.It didn't surprise me at all that Tom got arrested from drunken driving.
Hava sisli olduğunda Tom araba sürmekten nefret eder.Tom hates driving when it's foggy.
Tom araba sürmeye gitti.Tom went for a drive.
Tom her zaman güneş kremi sürmez.Tom doesn't always wear sunscreen.
Her sabah araba sürmekten oldukça canım sıkılıyor.I'm getting pretty bored with driving every morning.
18 yaşın üzerindeki insanların araba sürmelerine izin verilir.People over 18 are allowed to drive cars.
Onun evine gitmek uzun sürmez.It doesn't take long to get to his house.
O, bir BMW sürmektedir.She drives a BMW.
Lütfen yeni Toyotanı sürmeme izin ver.Please let me drive your new Toyota.
Lütfen yeni Toyotanı da sürmeme izin ver.Please let me drive your new Toyota, too.
Hiçbir şey ebediyen sürmez.Nothing lasts forever.
Rahip kutsal yağ sürme ayinini yönetti.The priest administered Extreme Unction.
Tom hiç kamyon sürmedi.Tom had never driven a truck.
Çok hızlı sürme. Hepimiz öleceğiz!Don't drive so fast. We're all going to die!
Tom uzun sürmeyecek.Tom won't last long.
Taksi şoförüne daha hızlı sürmesini söyle.Tell the taxi driver to drive faster.
Mary yaşamaya değer bir hayat sürmek istiyor.Mary wants to lead a life worth living.
Babam her gün oraya sürmemi istemiyor, o yüzden kiramı ödüyor.My dad doesn't want me driving there everyday, so he's paying my rent.
Bir araba sürmeyi hiç denemedim.I've never tried driving a car.
Öğrencilerim araba sürmeyi öğreniyor.My students are learning to drive.
Bu şanslı çizgi sonsuza dek sürmeyecek.This lucky streak won't last forever.
Bu kadar iyi araba sürmeyi nerede öğrendin?Where did you learn to drive so well?
İlgili Sayfalar