sürme ile cümle

sürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sen sürmek zorunda olacaksın.You'll have to drive.
Sürmek ister misin?Do you want to drive?
Sen araba sürmemelisin.You shouldn't drive.
Tom yağmurda araba sürmeyi sevmiyor.Tom doesn't like driving in the rain.
Tom Mary'nin sarhoş olarak araba sürmesini istemedi.Tom didn't want Mary to drive drunk.
Tom ve ben birlikte bisiklet sürmeye gidiyoruz.Tom and I go cycling together.
Tom açıkça araba sürmekten hoşlanır.Tom clearly enjoys driving.
Tom araba sürmeyi seviyor.Tom loves to drive.
Mary'ye araba sürmeyi öğreten kişi Tom'du.Tom was the one who taught Mary how to drive.
Tom'un kendine araba sürmeyi öğretecek birine ihtiyacı var.Tom needs someone to teach him to drive.
Arkadaşlar arkadaşlara sarhoş araba sürmelerine izin vermez.Friends don't let friends drive drunk.
Tom sarhoş araba sürmekten tutuklandı.Tom was arrested for drunk driving.
İçiyorsan araba sürme. Araba sürüyorsan içki içme.If you drink, don't drive. If you drive, don't drink.
Eğer içki içersen araba sürme, eğer araba sürersen içki içme.If you drink, don't drive. If you drive, don't drink.
Araba sürmek için yeterince yaşlı mısın?Are you old enough to drive?
Yoğun trafikte araba sürmeyi sevmiyorum.I don't like to drive in heavy traffic.
Tom'un Mary'ye aşkı muhtemelen sürmeyecek.Tom's love for Mary probably won't last.
Araba sürmek için kimin sırası?Whose turn is it to drive?
Tom oğluna bisiklet sürmeyi öğretti.Tom taught his son how to ride a bicycle.
At sürmeyi öğrenmelisin.You have to learn how to ride a horse.
Bisiklet sürmeyi öğrenmelisin.You need to learn how to ride a bike.
Tom Mary'ye araba sürmeyi öğretti.Tom taught Mary how to drive.
Bazı insanların araba sürmesine izin verilmemeli.Some people shouldn't be allowed to drive.
Neden tatiller sonsuza kadar sürmez?Why can't vacation last forever?
Oraya gitmek bir saatten az sürmez.It'll take no less than one hour to go there.
Otobüsle okula gitmek uzun sürmez.Going to the school by bus doesn't take long.
Baba, sürmek için arabayı alabilir miyim?Dad, can I take the car out for a drive?
Baba, sürmek için arabayı alıyorum.Dad, I'm taking the car out for a drive.
Tom'un araba sürmeyi öğrenmediğini biliyor muydun?Did you know that Tom has never learned to drive?
Tom'un araba sürmeyi öğrendiğini duydum.I heard that Tom is learning how to drive.
Babamın arabasını sürmeme izin verilmiyor.I'm not allowed to drive my father's car.
Tom'un araba sürmesine izin vermiyorum.I'm not letting Tom drive.
Soğuk havanın hafta sonuna kadar sürmesi bekleniyor.The cold weather is expected to last until the weekend.
Orville'in ilk uçuşu çok uzun sürmedi.Orville's first flight didn't last very long.
Araç sürmeyi öğrenmek birçok uygulama gerektirir.Learning to drive requires a lot of practice.
Bu kadar büyük bir kamyonu sürmeye alışkın değilim.I'm not used to driving a truck this large.
Bu tür trafikte araba sürmeye alışkın değilim.I'm not used to driving in this kind of traffic.
Hiç yorgun değilim. Arabayı sürme işinin çoğunu Tom yaptı.I'm not tired at all. Tom did most of the driving.
Bu şey uzun sürmeyecek.This thing won't last long.
Bu sıcak havalar uzun sürmez.These hot spells don't last long.
Tom Mary'nin araba sürmesine izin vermemeliydi.Tom shouldn't have let Mary drive.
Başka bir plan ileri sürmemiz gerekecek.We'll need to come up with another plan.
Üzülmeyin. Çok uzun sürmez.Don't worry. It won't take very long.
Araba sürmeyi biliyorsun, değil mi?You do know how to drive, don't you?
Roma'ya varmak üç saat sürmez.It doesn't take three hours to get to Rome.
Tom eve sürmek için çok sarhoş.Tom was too drunk to drive home.
Tom eve sürmek için çok içkili.Tom is too drunk to drive home.
Araba sürmeyi öğrenmeme yardım etmek zorundasın.You've got to help me learn to drive.
Tom sürmek için çok sarhoş.Tom is too drunk to drive.
Bir plan ileri sürmeliyiz.We should come up with a plan.
Senin sürmen gerektiğini düşünüyorum.I think you should drive.
Tom araba sürmemi söyledi.Tom told me to drive.
Tom bana çok hızlı sürmememi söyledi.Tom told me not to drive so fast.
Tom'a araba sürmek istemediğimi söyledim.I told Tom I didn't want to drive.
Lütfen bu kadar hızlı sürme.Please don't drive so fast.
Bu korkunç bir andı. Neyse ki, uzun sürmedi.It was a horrible moment. Fortunately, it did not last long.
O her zaman dikkatli sürmemi söyler.He always tells me to drive cautiously.
Yeni bir plan öne sürmeliyiz.We need to come up with a new plan.
Aşkın sonsuza kadar sürmesi gerekiyor mu?Isn’t love supposed to last forever?
O üç hafta sürmeli.That should last three weeks.
İlgili Sayfalar