sürme ile cümle
sürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
15.000 kişilik Yeni Çorum Stadı'nın inşaatı sürmektedir.Náklady na výstavbu nové radnice činily 15 000 tolarů.
Ayrıca bir evlilik yapmış, bu evliliği uzun sürmemiştir.Oženil se s ní, ale manželství dlouho nevydrželo.
Mahallenin iklimi, genel olarak karasal iklim hüküm sürmektedir.Změny počasí jsou způsobeny především zemskou rotací.
Ağrılar genellikle 48 saat sürmektedir.Tato první fáze trvá obvykle 48 hodin.
Galaksi etrafındaki yolculuğu üç milyar yıl sürmektedir.Oběh kupy kolem středu Galaxie po výstředné dráze trvá 3,4 miliardy let.
Şovun 12 hafta boyunca sürmesi planlanıyordu ancak 13 haftaya uzatıldı.Show skončila za 13 týdnů.
Üç bölümden oluşan eserin çalınması yaklaşık olarak 19 dakika sürmektedir.Bylo natočeno 13 dílů po cca 9 minutách.
Fakat bu ilk sadrazamlık görevi uzun sürmedi.První velká medaile na sebe nenechala dlouho čekat.
Dizi ortalama 45-50 Dakika sürmektedir.Odběr trvá asi 45-50 minut.
İki hükûmet arasındaki diğer ayrılıkların yanında siyasi bir mücadele de sürmekteydi.Mezi dvěma největšími stranami navíc existoval rozporný názor na vládním uspořádání.
Dilber Hala'nın kokular sürmesini, Azim'in cinsel açlık çekiyor gibi hareket etmesini komik değil (...)Briseidu to nijak neuklidní a přála by si raději konec utrpení (árie Se ognor fra cento affani).
İki ülke arasında ilişkiler halen savaş ekseninde sürmektedir.Přesto zůstaly vztahy mezi oběma zeměmi na bodu mrazu.
Savaşların uzun sürmesi.Válka probíhá dlouhodobě.
Haftada bir yayınlanan her bölüm yaklaşık 25 dakika sürmekteydi.Byl to běžný týdenní pořad, každá epizoda měla délku 25 minut.
Sürmene'nin en önemli akarsuları Küçükdere ve Manahos çayıdır.Dále, méně významné, jsou banány a mango.
Ancak isyan fazla uzun sürmedi.Jejich vzpoura však neměla dlouhé trvání.
Oyun bir bütün olarak sergilendiğinde yaklaşık yedi saat sürmektedir.Po výkonu odpočívali přibližně 7 hodin.
Hayat sonsuza dek sürmez; Sanat sonsuza dek sürmez.”Nebo nepohne se na věky, v paměti věčné bude spravedlivý.
Ballas ile düşmanlığı hala sürmektedir.S Brébeufem byl umučen i Lalemant.
İlacın salınmasına kadar geçen değerlendirme safhası yaklaşık bir saat sürmektedir.Desetiminutová stimulace doznívá ještě přibližně hodinu po jejím ukončení.
İklim yağışın fazla olması ve yağışlı dönemin uzun sürmesi ile etkili olur.Jak dlouho potrvá, jak dlouho trvat bude, než na kraj spadne hustý déšť?..."
Tabii ki yürüyüş yapmak ve bisiklet sürmek isteyenlere de güzel yerler ve olanaklar vardır.Pro skákavkovité, kteří mají dobrý zrak, jsou důležité různé posunky a tance.
Bu eğitim programı 6 yıl sürmektedir.Toto vyučování trvalo šest let.
Son istasyonları arasındaki seyahat 6 dakika sürmektedir.Délka jízdy mezi dvěma konečnými stanicemi činila 14 minut.
Tedavide amaç, hastanın yaşam kalitesini yükseltmek, sağlıklı bir ömür sürmesini sağlamaktır.Účelem léčby je zvýšit kvalitu života.
Fakat bu bağımsızlık uzun sürmedi.Toto nezávislé zpravodajství však mělo příliš krátké trvání.
Bir hayalet, bir vampir ve bir kurt adam olmalarına rağmen, normal bir hayat sürmeye çalışmaktadırlar.O fantomă, un vârcolac și un vampir încearcă să trăiască o viață socială normală.
Son istasyonları arasındaki seyahat 6 dakika sürmektedir.Timpul de călătorie între stații este de aproximativ 3 minute.
Fırtınalı bir gecede Metzengerstein yine atını sürmekteyken şatosunda yangın çıkar.În timpul unei plimbări dintr-o noapte furtunoasă, castelul Metzengerstein ia foc.
Horthy, Macaristan'ın Almanya'nın zorlamasıyla savaşa sokulduğunu ileri sürmektedir.Horthy pregătea ieșirea Ungariei din război și ruperea alianței cu Germania.
Uçuşlar yıl boyunca sürmektedir.Adulții zboară tot anul.
Çekimlerin 138 gün sürmesi tahmin edilmiş olsa da 160 güne kadar uzadı.Filmările trebuiau să dureze 138 de zile, dar s-au prelungit la 160.
Internet Explorer 7'de de bu sorun sürmektedir.Internet Explorer 7 nu este inclus ca parte a SP3.
Bu yaptırıma karşı açılan davalar sürmektedir.Există însă surse care contestă o asemenea realizare.
Barış uzun sürmedi.Pacea nu a durat mult timp.
Sınavın tamamı, 180 dakika sürmektedir.Zborul a durat 180 de minute.
Eser üç bölümden oluşmaktadır ve icrası yaklaşık otuz dakika sürmektedir.Lucrarea este structurată în două părți și are o durată de aproximativ 30 de minute.
Dizi reklamlar da dahil 5 saat sürmektedir.Miniserialul a avut cinci ore în total, inclusiv cu reclame.
Elser orada tekrar istihdam etti ancak uzun sürmedi.Înrâurirea a fost una evidentă, dar nu a fost de lungă durată.
Ama bu mutluluğu uzun sürmez.Dar fericirea lor nu durează mult.
Ancak bu sevinç uzun sürmedi.Dar bucuria lor durează puțin...
Araba ile Elevit'e 10 dakika sürmektedir.Este situat la aproximativ 10 minute (cu mașina) de centru.
Fakat barış uzun sürmedi.Dar pacea nu a durat mult timp.
Ayrıca muharebe, Prag Ayaklanması ile birlikte sürmesi dolayısıyla da önemlidir.O altă particularitate este aceea că bătălia a fost declanșată în paralel cu Insurecția din Praga.
Soner ile nişanlanır, fakat bu çok uzun sürmez.Ea a sustinut relatia lui Adrian si Rose , doar ca era sigura ca nu va tine foarte mult timp .
Ada ayrıca bisiklet sürmek, yürüyüşe çıkmak ya da koşu için uygun bir alana sahiptir.Există numeroase trasee pe insulă, fiind posibilă plimbarea cu bicicleta, mersul pe jos sau jogging.
Frank monoton bir yaşam sürmektedir.Femeia duce o viață extrem de monotonă într-un orășel.
Ancak uzun sürmedi.Nu a durat mult.
Alman kayıtları, 600 bin Sovyet askerinin tutsak alındığını ileri sürmektedir.Documentele britanice notează capturarea a aproximativ 400 de prizonieri germani.
Ayrıca şehirde 32 yataklı bir hastane inşası da sürmektedir.1902 - Se construiește un spital orășenesc cu 32 de paturi.
EP 12 dakika 11 sn. sürmektedir.Zborul a durat 11 minute și 6 secunde.
Birçok Sürmeneli onun elinde dünyaya gözlerini açtı.Este atras de multe privitori în întreaga lume.
Dagmar sürekli evlenip boşanmakta ve çok renkli bir sosyal hayat sürmekteydi.În această versiune Wanda a rămas necăsătorit și a avut o viață lungă.
İkinci yabancı dil eğitimi iki yıl sürmektedir.A învăța bine o limbă străină poate dura ani.
Tam olarak çözülemeyen Karanlık Enerji hakkında araştırmalar halen sürmektedir.Alte forme de materie întunecată ce n-au fost încă detectate .
4 hattın ve mevcut olan beş hattın inşaat ve uzatma çalışmaları da sürmektedir.A cunoscut patru etape de construire și existență.
Yazlar ise sıcaktır ama fazla uzun sürmez.Groznița, dar nu pentru prea mult timp.
Kazılar ve onarım çalışmaları günümüzde de sürmektedir.Mai persista problema reutilizării și înzestrării cu echipament modern.
Hafız Esad sıkı sıkıya sarıldığı iktidarda 29 yıl boyunca kimseye kaptırmadan hüküm sürmeyi başardı.Timp de 29 de ani, organele securității nu au putut să-l captureze.
Elini bile sürmedin.Nici măcar nu ai pus mâna.