sürme ile cümle

sürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birçok Sürmeneli onun elinde dünyaya gözlerini açtı.Нові здібності відкрили перед ним весь світ.
Sıkıntılıyken bisiklet sürmeye gider.Закінчивши біг, він сідав на велосипед.
Albümde 13 şarkı yer almaktadır ve toplam 46 dakika sürmektedir.Альбом включає 13 треків і триває рівно 44 хвилини.
Bu nedenle ab initio hesaplamalarına oranla yarı-ampirik hesaplamalar çok daha kısa sürmektedir.Широко використовується в розрахунках ab initio.
Yeterli çoğunlukla bu hükümet uzun sürmedi.Проте ця влада протрималась не довго.
Uzay tutmasının süresinin değişke olmasına rağmen 72 saatten fazla sürmediği görülmüştür.Тривалість космічної хвороби змінюється, але не було зафіксовано випадків, коли вона тривала більше 72 годин.
Ancak, bu kabuğuna çekilme hali çok uzun sürmeyecektir.Адже довго тримати того взаперті не вийде.
WWE etkinlikleri genellikle 3 saat sürmektedir.Період спаровування зазвичай триває три тижні.
Son istasyonları arasındaki seyahat 6 dakika sürmektedir.Подорож між кінцевими станціями займає приблизно 30 хвилин.
Ama başarısı sadece Amerika’da sürmedi.Слава до нього прийшла лише в Америці.
Ama bu aşk fazla sürmemiş kendisini başka aşklarda aramıştır.Але це не заважає його потребі в коханні...
Derginin online yayını ise 1994'ten beri sürmektedir.Сайт був доступний в інтернеті з 1994 року.
17. yüzyıl İngiltere'sinde iç savaş olanca şiddeti ile sürmektedir.У XVІІ столітті на британських островах вирує громадянська війна.
Ayrıca köyün yavaş yavaş doğa turizmine açılma yönünde çalışmaları sürmektedir.У районі започатковано розвиток сільського зеленого туризму.
Üç bölümden oluşan eserin çalınması yaklaşık olarak 19 dakika sürmektedir.Тривалість твору — близько 19 хвилин.
Ancak XVI. Louis ona her nedens hiç el sürmemektedir.Важка доля о. Никона залишила на ньому свій слід.
Havuç Oltası domuzları sürmek için kullanılır.Листя використовують для годівлі свиней.
Yürüyerek geçiş 10-15 dakika sürmektedir.Повне проходження займало 10-15 хвилин.
Bu alanın alt yapı ve düzenleme çalışmaları sürmektedir.Установа провела низку робіт з реставрації та упорядкування.
Elser orada tekrar istihdam etti ancak uzun sürmedi.Виробництво відновилось, але не на довго.
İkinci gelişi kutsalların gökte bin yıl boyunca hüküm sürmesi izleyecektir.На наступне питання Бог обіцяє відповісти ще через дві тисячі років.
Bu eğilim günümüzde de sürmektedir.Ця тенденія зберігається і в сьогодніші часи.
Dizi 2009'da başladı ve halen sürmektedir.Вона була розпочата в 2003 році і триває досі.
İmparatorluk içerisinde soylular, kendi mülklerinde birer prens gibi hüküm sürmeye başladılar.Новгородці змінювали тоді своїх святителів так часто, як князів.
Üretimi günümüzde de sürmektedir.Виробництво продовжується і до цього дня.
Dük'ün hükümet sürme döneminde bu devlette uzun süren bir ekenomik düşüş dönemi başladı.У цей період церковна влада, її авторитет пішли на спад.
Festival dört gün sürmektedir.Свято триває чотири дні.
Hayati Altuntaş, ailesi ile kıt kanaat geçindiği bir hayat sürmektedir.Так Надія пов'язала із Скобліним все своє подальше життя.
Şişman Karl bu tarihten sonra İtalya' Kralı olarak hüküm sürmeye başladı.В цьому ж році новим королем Італії став Карл.
Araba benim sürmem için kolay.Цією машиною мені легко керувати.
O, araba sürmeyi öğreniyor.Вона вчиться водити машину.
O, araba sürmeyi öğreniyor.Він вчиться водити машину.
Tom asla araba sürmeme izin vermezdi.Том ніколи б не дозволив мені водити машину.
Bir hayalet, bir vampir ve bir kurt adam olmalarına rağmen, normal bir hayat sürmeye çalışmaktadırlar.Duch, upír a vlkodlak snažící se žít jako normální lidé.
Festival dört gün sürmektedir.Festival se konal čtyři dny.
Sıradan bir hayat sürmez.Ani se mně nelíbí v běžném životě.
MBL'nın bir Mars yılı sürmesi plânlanan yolculuğu sırasında en az 19 km yol kat edeceği sanılıyor.Očekává se, že MSL urazí během své dvouleté mise minimálně 19 km.
Şu anda plan çalışmaları sürmektedir.V současné době se zpracovává projekt.
Gezegenin yıldızı etrafındaki bir turu 2 gün 15.5 saat sürmektedir.Jeden oběh kolem hvězdy jí trvá 3,15 dne.
Fakat Bizans idaresi uzun sürmedi.Byzantská vojska dlouho neváhala.
Ancak bu da uzun sürmedi ve aynı yıl tekrar The Daily Mirror ismine dönüldü.Nedaří se mu to, a tak se znovu objevuje Dal'Rok v plné síle.
Kampanya hala sürmektedir.Probíhá realizace vedené kampaně.
Ancak temel bakış açısıyla problemler sürmektedir.Přehled základních problémů.
Yüzlerinde mavi sürme bulunur.Na figurkách má triko modré.
Bununla birlikte Expression Media, sürmedi.To vše bez mediální propagace.
Phaeton bir günlüğüne babasının Güneş Arabası'nı sürmek istediğini söyler.Faethón žádá, aby jej Hélios nechal jeden den řídit svůj sluneční vůz.
Bu konu üzerine çalışmalar on beş yıldır sürmekteydi.Úsilí vypátrat tento druh trvalo přes patnáct let.
Bu "niçin" sorusunu sürme işlemi, her zaman üzerinde düşünülen bir işlem değildir.Nebylo však definováno, co se tímto „vždy“ míní.
Yürüyerek geçiş 10-15 dakika sürmektedir.Všechny jsou vzdálené asi 10–15 minut chůze.
Thatcher'ın Britanya sendikaları üzerindeki etkisi de sürmektedir.Byla Thatcherová pro britskou ekonomiku přínosem?
Jamesin esrarı hala sürmektedir.Jamesův stav se zhoršil.
Kazılar ve onarım çalışmaları günümüzde de sürmektedir.Během těchto dnů se též věnují údržbě a opravám.
Ancak bu sevinç uzun sürmedi.Tato radost však netrvala dlouho.
Hafız Esad sıkı sıkıya sarıldığı iktidarda 29 yıl boyunca kimseye kaptırmadan hüküm sürmeyi başardı.Opat Pokorný, zbavený jakékoliv pravomoci žil po této události ještě 29 let.
Süt dişleri altı aylıkken sürmeye başlayıp iki yaşına kadar devam eder.Ten je nosí a stará se o ně až do půl roku věku.
Ancak aradaki yaş farkı sebebiyle ilişkileri uzun sürmez.Vztah však kvůli vzájemnému neporozumění dlouho netrvá.
Bence biliyorlar fakat onlara bir mektup yazmak istiyorum ve sonsuza kadar sürmeyeceğini söylemek istiyorum.To já, když napíšu, že napíšu, tak napíšu a nepíšu, že napíšu, když nenapíšu.
İstediği tek şey sevgilisiyle beraber mutlu bir yaşam sürmektir.Jediné co chce, je být normální a žít spokojený život se svou životní láskou Lanou.
Araçların üretimi günümüzde halen sürmektedir ve üretim tamamiyle elle yapılmaktadır.Zde se i dnes vyrábí všechny produkty firmy, a to stále ručně.
Eser üç bölümden oluşmaktadır ve icrası yaklaşık otuz dakika sürmektedir.Dílo má tři dějství a durata je přibližně 140 minut.
İlgili Sayfalar