sürme ile cümle

sürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sovyet kaynakları, 60 bin Alman askerinin öldüğünü, 120 esir alındığını ileri sürmektedir.Armia Czerwona twierdziła że zginęło 60 000 Niemców, a 120 000 zostało wziętych do niewoli.
Polonya - Polonya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü "terörle mücadelenin sürmesi" yönünde çağrıda bulundu.Jest nadal poszukiwany przez polskie organy ścigania. w dziale "Problem symulacji chorób"
7 saat sürmektedir.Czas rozmów 7 godzin.
Tayland'la sınır anlaşmazlıklarından kaynaklanan çatışmalar sürmekteydi.Bezpośrednim powodem konfliktu był spór o granice Teksasu.
Derginin online yayını ise 1994'ten beri sürmektedir.Czasopismo ukazuje się w formie elektronicznej od 1999 roku.
Luftwaffe, harekâtın ilk gününde 1.489 Sovyet uçağını imha ettiğini ileri sürmektedir.Oficjalne dane mówią o 1489 zniszczonych samolotach radzieckich.
Bence biliyorlar fakat onlara bir mektup yazmak istiyorum ve sonsuza kadar sürmeyeceğini söylemek istiyorum.Piszę do Was, nie do druku, mam nadzieję, że mój list nigdy nie będzie wydrukowany.
1921 yılından beri sürmektedir.Wydawane od 1921 roku.
Kazılar ve onarım çalışmaları günümüzde de sürmektedir.Do dziś trwają prace konserwacyjne i remontowe.
Eser üç bölümden oluşmaktadır ve icrası yaklaşık otuz dakika sürmektedir.Symfonia składa się z czterech części i trwa około 30 minut.
Düzenli bir hayat sürmeli.Prowadził uregulowany tryb życia.
Bu festival 10 gün sürmekedir.Festiwal trwa kilkanaście dni.
Kalkıştan itibaren bir atlama iki saniyeden fazla sürmez.Ze względów bezpieczeństwa opuszczenie kokpitu nie powinno trwać dłużej niż 5 sekund.
İl genelinde iki çeşit iklim tipi hüküm sürmektedir.W kraju wstępują dwa typy klimatu.
Soner ile nişanlanır, fakat bu çok uzun sürmez.Chce wziąć ślub z Podstoliną, lecz nie udaje mu się to.
Şu anda plan çalışmaları sürmektedir.Obecnie trwają prace projektowe.
Birçok Sürmeneli onun elinde dünyaya gözlerini açtı.Liczne okienka zapewniają widok na wszystkie strony świata.
Halen mülteci akınları sürmektedir.Dalej ciągną się zawaliska.
Çıkarma, zorluklara karşın aralıksız sürmektedir.Dramat: Pozostań niezłomny w ciężkich czasach.
İstediği tek şey sevgilisiyle beraber mutlu bir yaşam sürmektir.Byłoby to szansą bezpiecznego spędzenia reszty życia z ukochanym mężczyzną.
Fakat bu başarı uzun sürmedi.Sukces nie potrwał jednak długo.
Design Workshop üç hafta kadar sürmektedir.Stadium poczwarki trwa 3 tygodnie.
Fakat kendisini fark ettirmesi çok da uzun sürmedi.Bardzo długo starałam się o niej zapomnieć.
Bazı bilimadamları ve çevrelere göre bu bombanın etkileri halen sürmektedir.Naukowiec i kilku ludzi chcą zniszczyć tę linię czasu.
12 yaşına geldiğinde babasının arabasını ve kamyonunu sürmeye başlamıştı.Z kolei gdy miał 12 lat dostał od ojca swój pierwszy samochód.
Kıyı kesiminde ılık ve çok yağışlı bir iklim hüküm sürmektedir.Na wyspach panuje klimat gorący i wilgotny.
Çocuğun annesiyle davası sürmektedir.O zbrodnię została oskarżona matka dziewczynki.
Soyları günümüzde de sürmektedir.Podobnie czynią dzisiejsze manaty.
Ayrıca tüm donanmayı savaşa sürme eğilimi önüne geçilmez bir eğilimdir.W odpowiedzi bez zastanowienia rzucono do walki całą flotę.
Şehir içinde açlık ve sefalet hüküm sürmekteydi.Pod miastem cierpieli głód i pragnienie.
Yıl 1941, II. Dünya Savaşı sürmektedir.Jest rok 1943, trwa II wojna światowa.
Fakat grubun ömrü çok sürmedi.Niezbyt długi był żywot tej spółdzielni.
Ordunun ise yavaş bir şekilde kan kaybı sürmektedir.Poza tym krew kapitana wylatuje dopiero po chwili i powoli.
İkinci yabancı dil eğitimi iki yıl sürmektedir.Drugi etap edukacji prawniczej obejmuje dwuletnią aplikację.
Film 20 dakika sürmektedir.Film trwa 16 min.
Jamesin esrarı hala sürmektedir.Wokal Jamesa jest również na dobrym poziomie.
Internet Explorer 7'de de bu sorun sürmektedir.Problem ten został naprawiony w przeglądarce Internet Explorer w wersji 7.
Dört gün sürmesi planlanan kongre, bir gün içinde tamamlandı.Karp zakończył projekt który miał być skończony w kilka dni, w cztery godziny.
Kadın adamı geçince, adam da atını sürmeye başlar.Kiedy otrzymała kucyka, rozpoczęła się jej miłość do koni.
Ancak bu kabilelerin bölgedeki hükümranlığı uzun sürmemiştir.Jednak i tym razem rządy tego ostatniego na Węgrzech nie potrwały długo.
Savaşların uzun sürmesi.Zaskakująca jest długość ulicy.
Diğer bölümlerle ilgili denklik görüşmeleri halen sürmektedir.Obecnie trwają prace nad kolejnymi częściami.
Bir Sprint en az bir hafta ve en fazla 4 hafta sürmelidir.Odbywają się minimum co rok, a maksimum co 4 lata.
Havalimanından Bagan arabayla yirmi dakika sürmektedir.Pasażerowie potrzebują przynajmniej 20 minut, aby dotrzeć do parkingu.
Bu üç dakikadan daha fazla sürmeyecek.To nie zajmie więcej niż trzy minuty.
Bu üç dakikadan daha fazla sürmedi.To nie trwało więcej niż trzy sekundy.
Ben karda araba sürmeye alışkın değilim.Nie jestem przyzywczajony do jazdy samochodem w śniegu.
Brad Wright dizinin üç ya da daha uzun sezon sürmesini umduğunu belirtti.Brad Wright hoppas att serien kommer att få tre eller flera säsonger.
Selahattin Mayıs 1176'da kaleyi kuşattı fakat kuşatma uzun sürmedi ve ateşkes ile sonlandı.Saladin belägrade den i maj 1176 men belägringen varade inte länge och det slutade med en vapenvila.
Barış çok uzun sürmedi ve 58 yılında savaş tam anlamıyla başladı.Freden varade dock inte, och fullskaligt krig bröt ut år 58.
Birkaç tane kaldı, fakat onların sürmeyeceği açıktı.Flera återstod men det var uppenbart att de inte skulle hålla.
Haşr (toplayıp sürme) Suresi (Arapça: سورة الحشر), Kur'an'ın 24 ayetten oluşan, 59. suresidir.An-Nūr (arabiska: سورة النور) ("Ljus") är den tjugofjärde suran i Koranen med 64 verser (ayah).
Türkiye'de araba sürmek için en az 18, motosiklet sürmek için 17 yaşında olunmalıdır.För att få skjutsa passagerare på lätt motorcykel måste man ha fyllt 18 år.
Fakat bu bağımsızlık uzun sürmedi.Självständigheten varade inte speciellt länge.
Yönetmen çekimlerin 370 gün sürmesini planladığını söyledi.Han förväntade sig att inspelningarna skulle ta ungefär 370 dagar.
Hareket sürmektedir.Är den i rörelse?
Bu evlilik uzun sürmedi.Äktenskapet höll inte så länge.
Çıkarma, zorluklara karşın aralıksız sürmektedir.Dagen förlöper inte utan problem...
Taşıt sürme veya makine kullanımı üzerinde bilinen bir etkisi yoktur.Normalt inga problem för bilkörning eller användning av maskiner.
Bu güncel olarak paleoantropolojide hararetli tartışmaların sürmesine neden olan bir konudur.Detta skapade en omedelbar kontrovers inom paleoantropologin.
İlgili Sayfalar