sürme ile cümle
sürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Alman tarihçi Hans Delbruck, Kartaca silahlı kuvvetlerinin 137 bin değil, 82 bin olduğunu öne sürmektedir.Hans Delbruck propôs outra hipótese: Aníbal teria mobilizado um total de 82 000 e não 137 000.
Bu gelenek yüzyıllardır sürmektedir.É uma tradição de séculos.
Barış uzun sürmedi.A paz não durou muito.
Ancak bu da uzun sürmedi ve aynı yıl tekrar The Daily Mirror ismine dönüldü.É o ano de 1996 e, uma vez mais, a maioria dos times do torneio passado foram convidados.
İl genelinde iki çeşit iklim tipi hüküm sürmektedir.Duas tipologias climáticas ocorrem no estado.
Kabinlerde ışın tedavisi sadece birkaç dakika sürmektedir.Congelamento da tela por alguns minutos.
Üretimi günümüzde de sürmektedir.Continuam com a produção até hoje em dia.
Ubıhların bu başarıları ne yazık ki uzun sürmedi.Mas os engenhos de Malhador não duraram muito.
Aynı zamanda büyük çapta arıcılık faaliyetleri sürmektedir.Existem também grandes salas-armadilha nos níveis.
Ama 1396'da İngiltere ve Fransa arasında 28 yıl sürmesi öngörülen bir barış anlaşması imzalandı.Ao invés diz, foi concordada uma trégua em 1396, que era para durar 28 anos.
1921 yılından beri sürmektedir.É adotado desde 1921.
İsrail’in Filistinliler ile olan gerginliği ise sürmektedir.Sua orientação teria causado a vitória de Israel sobre os filisteus.
Bu sırada Galya’da da savaş sürmekteydi.Têm também actuado na Galiza.
1873 yılında, Güzel Sanatlar Okulu'na (École des Beaux-Arts) girdi fakat eğitim hayatı uzun sürmedi.Em 1873, Caillebotte entrou na École des Beaux-Arts, mas aparentemente não a frequentou por muito tempo.
Soyları günümüzde de sürmektedir.Os seus tailleurs são referência até hoje.
Fakat bu ilk sadrazamlık görevi uzun sürmedi.Esse primeiro envolvimento das autoridades não durou muito.
Sözcük; sürmek, devam etmek kökünden gelir.Conhecer-se é dominar-se, dominar-se é triunfar.
İtalya'da çok sayıda suça karışacağı bir bir yaşam sürmeye başlar.Imediatamente começam uma série de concertos agora abrangendo uma maior parte da Itália .
Ama Castiel'in hatırlaması uzun sürmez.Eu não acho que demora muito para Wayne pensar.
Albüm yaklaşık 70:21 saat sürmektedir.Esta cravou um tempo de 7:25.21.
Marigot, St. Martin'den Anguilla'ya denizyolu ile ulaşım 20 dakika sürmektedir.Há cerca de vinte minutos de travessia de Marigot, St. Martin a Blowing Point, Anguilla.
Sürmene, Armutlu mahallesiAmarante Casa da Calçada
Dizinin her bölümü hemen hemen 22 dakika sürmektedir.Cada episódio da série tem duração média de 22 minutos.
Sıkıntılıyken bisiklet sürmeye gider.Depois, ao sair de bicicleta, atropela o reitor.
Tahtta çok uzun süre kalamadıklarından dolayı bu memnuniyetsizlik uzun sürmedi.Mal sabiam que o jogo não se estenderia muito mais.
Bunlar arasında bir barış havası sürmeye başladı.Mas esta pacífica existência está chegando ao fim.
Ancak bu sevinç uzun sürmedi.Porém, a alegria durou pouco.
2008 yılının başından bu yana, iki katlı 600 metrekare kullanım alanı olan köy konağı yapımı sürmektedir.E foi anunciado em 2013 a construção de um novo Hospital Regional com mais de 200 leitos.
İlk kaleciğe Sürmenespor'da başlamıştır.A corrida para o topo da colina começou.
Yönetmen çekimlerin 370 gün sürmesini planladığını söyledi.De schrijfster is dus van plan dit 397 dagen vol te houden.
Bu festival 10 gün sürmekedir.Het festival duurt tien dagen.
Jonathan da Charlie ile bisiklet sürmeye karar verdi.Jean gaat met zijn fiets gaan eten.
Ayrıca bir evlilik yapmış, bu evliliği uzun sürmemiştir.Hij huwde ook in die periode, maar het huwelijk duurde niet lang.
57 dakika sürmektedir.Het duurde 57 minuten.
Sovyet kaynakları, çoğu hasta olmak üzere 140 bin kişinin tahliye edildiğini ileri sürmektedir.Sovjetbronnen beweren dat zo'n 140.000 man waren geëvacueerd.
Birkaç tane kaldı, fakat onların sürmeyeceği açıktı.Er bleven nog wel een aantal linies over maar het was duidelijk dat ze niet blijvend waren.
Kampanya hala sürmektedir.Deze campagne loopt nog steeds.
Fakat bağlılık çok uzun sürmez.Die loyaliteit duurde niet lang.
1993 yılında enflasyonun sürmesinden dolayı Nuevo Peso, Peso Uruguayo ile değiştirildi.Per 1993 werd de peso oro afgelost door de Colombiaanse peso.
Hayat sonsuza dek sürmez; Sanat sonsuza dek sürmez.”De ziel sterft niet, ze blijft eeuwig voortbestaan.
İran: İran'ın S-300 alımı konusunda çok çeşitli spekülasyonlar sürmektedir.Iran maakt afspraken met Rusland over de levering van S-300 raketsystemen.
Uçuşlar yıl boyunca sürmektedir.De vliegtijd is gedurende het gehele jaar.
1873 yılında, Güzel Sanatlar Okulu'na (École des Beaux-Arts) girdi fakat eğitim hayatı uzun sürmedi.In 1873 werd hij toegelaten aan de École des Beaux-Arts, maar zou daar weinig tijd hebben doorgebracht.
Endülüs ülkesi halkı biz onları sığır sürüsü gibi sürmekte iken bana hediyeler ve paralar verdiler.De mensen van Al-Andalus geven mij geld en geschenken terwijl we hen behandelen als vee.
Fakat bu bağımsızlık uzun sürmedi.Deze onafhankelijkheid bleek echter toch niet zo eeuwig.
Bu geçiş ile geriye dönüş uzun sürmekte idi ve gayet zor olmakta idi.Hij keerde zich om en vermaande ze ernstig.
Ancak yine o yıllarda William Caxton'un İngiltere'ye baskı makinesini getirmesiyle bu çok sürmedi.Het zou nog bijna een eeuw duren voordat William Caxton de eerste Engelse drukpers in gebruik nam.
Fakat bu ilk sadrazamlık görevi uzun sürmedi.Lang duurt deze eerste samenwerking niet.
Yalnız şiddetli soğuk yüzünden sefer uzun sürmedi.Dat geldt niet alleen bij een stevige verkoudheid.
"Çalışma 90 dakika veya daha uzun sürmelidir (reklamlar hariç)".Het spel duurde nu (inclusief reclames) 90 minuten.
Soner ile nişanlanır, fakat bu çok uzun sürmez.Ze wordt vervangen door Sonja Kristina, ook zij houdt het niet lang uit.
Ama bu mutluluğu uzun sürmez.Maar de vreugde duurt niet lang…
Celal, karısı ve çocuğuyla mutsuz hayat sürmektedir.Frank Enley leidt een teruggetrokken leven met vrouw en kind.
Fakat bu başarı uzun sürmedi.Dat succes duurde echter niet lang.
Ancak isyan fazla uzun sürmedi.De represailles lieten niet lang op zich wachten.
Yıl 1941, II. Dünya Savaşı sürmektedir.Het is 1942, de Tweede Wereldoorlog is gaande.
Olaylar halen sürmektedir.De zaak loopt nog steeds.
Çocukların dahil olduğu vakaların %10’unda ise 25 günden fazla sürmektedir.10% van de kinderen met verkoudheid blijft langer dan 25 dagen hoesten.
İşlem 5 - 10 dakika sürmektedir.Elke aflevering duurt vijf à tien minuten.
2004'te yayınlanmaya başlayan haftasonu serisi ise bir saat sürmektedir.Van de serie, die in 2004 startte, zijn twee seizoenen uitgezonden.