sürme ile cümle

sürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Hareket sürmektedir.Estamos avanzando.
Resmî istatistikler bulunmadığı için bazı LGBT eylemcileri bu sayının daha yüksek olduğunu ileri sürmektedir.Los activistas LGBT creen que la cifra puede ser superior, ya que no existe un control estadístico oficial.
Festival dört gün sürmektedir.La festividad dura 4 días.
Fakat Bizans idaresi uzun sürmedi.El gobierno bizantino no duró mucho.
Kuşatma uzun sürmedi ve iki taraftan da çok kayıp verilmedi.En Zona Roja, sin embargo, se carece de ambos.
Tayland'la sınır anlaşmazlıklarından kaynaklanan çatışmalar sürmekteydi.Tuvo disputas con Chile debido a los problemas fronterizos con este país.
Bu arada arayışı sürmektedir.Mientras tanto se seguía en busca de terreno.
Böylece projede 2. aşama olan ve 30.5 ay sürmesi planlanan Detaylı Tasarım Fazı'na geçilmiştir.Mas, sin embargo, el proyecto avanzado de los Planes Detallados del Diseño se tardarán al menos 30,5 meses.
Marigot, St. Martin'den Anguilla'ya denizyolu ile ulaşım 20 dakika sürmektedir.Hay unos veinte minutos de travesía desde Marigot, St. Martin a Blowing Point, Anguila.
Günümüzde geliştirilmesi sürmekte ve kullanılmaktadır.Actualmente restaurándose y en uso.
Tarsus'ta geniş açlık hüküm sürmektedir.En Leningrado, el hambre causa estragos.
Ama beni üzen şey her neyse, çok sürmeyeceğini bilirim.R- No, lo que pasa es que nos sorprende más.
Uçuşun bir yıl sürmesi beklenmektedir.Se espera que esté funcionando al menos un año terrestre.
Bu hayaline ulaşması fazla uzun sürmedi.No duró mucho esa ilusión.
Ancak isyan fazla uzun sürmedi.Su rebelión duró poco tiempo.
57 dakika sürmektedir.Tiene una duración de 57 minutos.
İşlem 5 - 10 dakika sürmektedir.El proceso tarda alrededor de 5 a 10 minutos.
Süt dentisyon Diş gelişimi Diş sürmesiProtésico dental Prótesis dental
Film 20 dakika sürmektedir.La película dura 18 minutos.
Ancak bu anlaşma pek uzun sürmedi.Pero este acuerdo no duró mucho.
Son istasyonları arasındaki seyahat 6 dakika sürmektedir.El tiempo de servicio del tren entre las estaciones es de 4 minutos.
Ama bu mutluluğu uzun sürmez.Pero esta felicidad no duró mucho.
2018 yılında yapımı sürmektedir.En 2018 aún continúa en producción.
Derginin online yayını ise 1994'ten beri sürmektedir.El sitio web está disponible online desde 1994.
Araçların üretimi günümüzde halen sürmektedir ve üretim tamamiyle elle yapılmaktadır.Actualmente estas vías ya no existen y toda la producción es trasportada en camiones.
Somali İç Savaşı Somali'de 1988'den bu yana sürmekte olan bir silahlı çatışmadır.La guerra civil somalí es un conflicto armado en Somalia que se inició en 1991.
Dizi 2009'da başladı ve halen sürmektedir.El fenómeno comenzaría en 1996 y sigue vigente.
Fakat Fıstıkçıyla kadın evlenmiş mutlu bir hayat sürmektedirler.Una vez casados, parecen vivir una vida feliz.
Gezegenin yıldızı etrafındaki bir turu 2 gün 15.5 saat sürmektedir.Completa una vuelta en torno a la estrella cada 2,1522 días.
Bu takım fazla uzun sürmedi.El grupo no duró mucho tiempo.
Dört gün sürmesi planlanan kongre, bir gün içinde tamamlandı.Se necesitaron 14 meses de batallas para realizar lo que estaba previsto hacer en un día.
Ayrıca tüm donanmayı savaşa sürme eğilimi önüne geçilmez bir eğilimdir.Todo esto conduce a un comportamiento extremadamente predecible de la flota de aviones de combate.
Bu sayede hayatı değişti ve lüks içinde dinle alakası olmayan bir yaşam sürmeye başladı.Ahora mi vida ha cambiado, sin razón aparente.
Bu olayın yankıları Honduras'ta hâlâ sürmektedir.También permanecen esta orden fuerte en Sudán.
Ayrıca 89 Kızıl Ordu tümeninin, tümüyle ya da kısmen imha edilmiş olduğunu ileri sürmektedir.De todas éstas, 8 naves se perdieron, total o parcialmente.
Sciò, 12 Kasım 2005'te film yapımcısı Stefano Dammicco ile evlenmiş beraberliği sürmektedir.Sciò se casa con Stefano Dammicco el 12 de noviembre de 2005.
AIDS konusundaki tartışma sürmektedir.Lucha contra el sida.
Hayati Altuntaş, ailesi ile kıt kanaat geçindiği bir hayat sürmektedir.Allí, la artista lleva una vida tranquila con sus nietos.
Bunun üzerine Cephe komutanlığı, ihtiyat birliklerini savaşa sürmeye karar verdi.Luego ordenó a sus tropas desplegarse en la zona defensiva.
Oyunun çevrim içi sunucuları hali hazırda sürmektedir.El Prólogo del juego se desarrolla en torno a ella.
Jasmine (Tanrıça), bütün dünyada hüküm sürmek ister.Porque yehhuatl reúne en sí mismo todas las variantes (éste, ese, aquel).
Hat üzerindeki yolculuk baştan sona 41 dakika sürmektedir.El tiempo estimado de viaje de terminal a terminal es de 41 minutos.
Meşrutiyet'ten beklediğini alamaması uzun sürmedi.No le duró mucho la viudedad.
Fakat 5'er Beşer programının televizyon ömrü çok uzun sürmedi.Sin embargo, la aventura de Televicine por el cine de calidad no duró mucho.
Erkekler de 3-10 yıl, kadınlarda ise 2-5 yıl sürmektedir.Las crisis tienen un duración de entre tres y diez años en los hombres y de uno a cinco años en las mujeres.
Altıncı Bölüm: Güzel koku sürme, çiçek koklama ve yağ sürme adabı.6.: Acerca del olor y sabor de las plantas.
Ancak bu barış dönemi uzun sürmedi.Pero este periodo de paz no había de durar.
İngiliz desteğiyle donanma ve orduda modernizasyon sürmekteydi.Durante esta etapa el ejército y la marina se modernizaron.
Fakat bu başarı uzun sürmedi.El éxito no se prolongó demasiado.
Kampanya hala sürmektedir.Y continúa en campaña.
Bu yönde belediye tarafından çalışmalar sürmektedir.Desde aquí se administra la ciudad.
Şehir içinde açlık ve sefalet hüküm sürmekteydi.Había escasez de alimentos y malestar en el pueblo.
Albümde 13 şarkı yer almaktadır ve toplam 46 dakika sürmektedir.En este disco aparecen 13 canciones y su duración es 73 minutos.
Aylanmak sözü gezmek, dolaşmak, sürmek gibi içeriklere sahiptir.El perro rechaza acciones como saltar, subir obstáculos o correr.
1933, Sürmene - ö.1933: Abajo las polleras.
Havalimanından Bagan arabayla yirmi dakika sürmektedir.El bus 1 sale del aeropuerto cada veinte minutos.
Ancak bu fazla uzun sürmedi.Sin embargo, esto no duró mucho.
Mahşerin dört atlısının atlarını sürmeleri böylece sona erecektir.Los cuatro se van a cazar caballos salvajes.
Diğer bölümlerle ilgili denklik görüşmeleri halen sürmektedir.Complemento de terceros sobre cuestiones.
Ancak 8-10 yaşlarından sonra büyüme hızlanmakta ve uzun yıllar sürmektedir.Su crecimiento es muy lento y tarda de 8 a 10 años en alcanzar la madurez.
İlgili Sayfalar