sürme ile cümle
sürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Su oluklarında veya kaldırım kenarına çok yakın sürmek bisikletli için pek çok tehlike yaratır.BlKING IN THE GUTTER AREA OR VERY CLOSE TO THE CURB POSES MANY DANGERS FOR A BlKE RlDER.
Ayrıca, park halindeki araçların yanından sürmek açılan kapıya çarpma tehlikesi doğurur.AND RlDING NEXT TO PARKED CARS PUTS YOU AT RlSK OF BElNG HlT BY AN OPENlNG CAR DOOR.
Şimdi ona elini sürmeye korkuyorsun.Now you dread laying your hands on her.
Açık bir rengi tercih etmeme rağmen her zaman, en alta temel bir gölge sürmelisiniz.Even though I'm using a bright pop of color you always have to ground color with a basic shade.
Çok havalı bir terim: neoteni -- Yetişkinlerde oynama ve çocuksu davranışların sürmesi.Really cool term: neoteny -- the retention of play and juvenile traits in adults.
Dağ bisikleti sürmek olsun, kitap okumak olsun ya da bir oyun oynamak olsun farketmez.I don't care if it's mountain biking or reading a book or playing a game.
Nemlendiricili birsey sürmeyin.It could cause some type of build-up of sebum, and you don't want that to happen.
1791'deki hükümet uzun sürmedi , yani bir yıl kadar sürdü.So that constitution of 1791 did not last too long. It lasted about a year.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.One thing the managers were trying to do was to track down our cameras.
Nefesimi ilk tutma denemem 1 dakika bile sürmedi.In my first attempt to hold my breath, I couldn't even last a minute.
Markamızı Korede piyasaya sürmek üzereyiz.We are about to launch our brand in Korea at this time.
Ama kara delikler bile sonsuza dek sürmezler.But even black holes don't last forever.
Teselli Ağacı'nın kudretiyle aşkınızın, sevginizin sonsuza dek sürmesini dilerim.I wish with the power of the Consoling Tree that your love lasts forever
Bu yüzden piyasaya sürmediler. Ama şu sol alttaki Electrolux, şu anda satışta.But at the bottom left, you see Electrolux, which is on sale.
Ama farkına vardım ki, dünya o kadar uzun sürmeyecek. Geçenlerde bir adam soruyordu,But I just found out the world ain't going to last that long, this guy was telling us the other day.
Bu kadar yoğun bir bölgede bir şeylerin ters gitmeye başlaması uzun sürmezWith so much traffic, it's not long before something gets into trouble
Ben de bisiklet sürmeyi biliyorum.I bike pretty well too.
Bu bildiğin sürmeye benzemez.It's not sitting behind someone.
Şu anki yaşamından tamamen farklı bir hayat sürmeni sağlayacağım.I'll make you live a life that's different than yours right now.
Şimdi ise, emniyet kemerinizi takmadıysanız hiçbir çocuk arabayı sürmenize izin vermez.Nowadays, no kid will let you drive if you're not wearing a seat belt.
Maaşları fabrika duvarların dışında uzun sürmez.Their wages wouldn't last long outside the factory walls.
Çok sürmeden, çok zaman geçmeden, Darwin bilfiil insanlar hakkında konuşup yazdı.It wasn't until much longer, much later, that Darwin actually spoke and wrote about humans.
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››He shall not profane his seed among his people: for I am Yahweh who sanctifies him.'"
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.You shall not plow with an ox and a donkey together.
‹‹Kimse babasının karısını almayacak, babasının evlilik yatağına leke sürmeyecektir.››A man shall not take his father's wife, and shall not uncover his father's skirt.
Yediğinden artakalan olmadı, Bu yüzden bolluğu uzun sürmeyecek.There was nothing left that he didn't devour, therefore his prosperity shall not endure.
Zengin olarak yatar, ama bu öyle sürmez, Gözlerini açtığında hepsi yok olup gitmiştir.He lies down rich, but he shall not do so again. He opens his eyes, and he is not.
Eski sınır taşlarının yerini değiştirme, Öksüzlerin toprağına el sürme.Don't move the ancient boundary stone. Don't encroach on the fields of the fatherless:
Sen başıma zeytinyağı sürmedin, ama bu kadın ayaklarıma güzel kokulu yağ sürdü.You didn't anoint my head with oil, but she has anointed my feet with ointment.
Bazıları Onu yakalamak istedilerse de, kimse Ona el sürmedi.Some of them would have arrested him, but no one laid hands on him.
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.For he must reign until he has put all his enemies under his feet.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.For God called us not for uncleanness, but in sanctification.
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.Yes, and all who desire to live godly in Christ Jesus will suffer persecution.
Sanki hiç hayat sürmemişlerdi orada.As though they had never lived there at all.
Seni zora sürmek gibi bir niyetim yok.I do not wish to impose any hardship on you.
Sizi topraktan O meydana getirdi. Sizi orada ömür sürmeye O memur etti.It is He who raised you from the earth and settled you upon it.
Ey kâfirler! Siz ise bugün boşuna mazeret ileri sürmeyin.(And say:) "O you who do not believe, make no excuses today.
Aynı şekilde, sürmeleri için onun bir benzerini yarattık.And We made similar vessels for them to ride.
Siz ise bugün boşuna mazeret ileri sürmeyin. Siz ne yaptıysanız onun cezasını çekeceksiniz.Do not feign excuses this day; you will only be repaid what you used to do.”
Eğer on yıla tamamlarsan, o da senden. Seni zora sürmek gibi bir niyetim yok.If thou completest ten, that shall be of thy own accord; I do not desire to' press hard 'upon thee.
Sanki hiç hayat sürmemişlerdi orada. Dikkat edin!As though they had never lived at ease therein.
Firavun bunun üzerine onları memleketten sürmek istedi.So he resolved to turn them out of the land (of Egypt).
Derken Firavun, Musa'yı ve İsrailoğullarını Mısır'dan sürmek istedi.So he resolved to turn them out of the land (of Egypt).
Siz ise bugün boşuna mazeret ileri sürmeyin.Make no excuses today.
İnkar edenler seni tutup bağlamaları, öldürmeleri, ya da sürmeleri için sana tuzak kuruyorlardı.And when the unbelievers plotted against you (Prophet Muhammad).
Ve ona kötü bir maksatla el sürmeyin, sonra sizi yakın bir azap yakalar."Do not harm her with your evil deeds lest torment will suddenly strike you."
Baja California Surmexico_ states. kgmBaja California Sur
"Hiçbir bayan motosiklet sürmez."No lady rides on a bike.
Annesi üzülmüş ve Mehri'nin motosiklet sürmesi ailesini ayağa kaldıracağından dolayı endişelenmişti.She was disappointed, and worried about the reaction Mehri's riding would stir up in the family.
Sürücüler hem güvenlik hem de birlikte sürmenin eğlencesi için toplu hâlde geziyorlar.The riders go out in mixed groups for safety, but also because riding together is fun.
Mobil oyunları da düşünebiliriz, tabii oyun geliştiricileri "satışa" sürme imkanına sahip olursa.Mobile games wouldn't be bad if have the possibility to put it on a 'store'.
AK, taslakla ilgili müzakerelerin yaklaşık iki yıl sürmesini bekliyor.The EC expects the negotiations on its draft to take about two years.
Temmuz ayı sonlarında başlayan yapım çalışmalarının 15 ay sürmesi bekleniyor.Construction began in late July and is expected to take 15 months.
Prosedürlerin planlandığı şekilde sürmesi olumlu bir işaret olarak görülüyor.The fact that procedures are continuing on schedule is seen as a positive sign.
Rusya Kosova statü görüşmelerinin sürmesini istedi, ama veto tehdidini yumuşattıRussia wants more Kosovo status talks, but eases veto threat
Özel ödüllerin verileceği kampanyanın 2 Mayıs'a kadar sürmesi planlanıyor.Special prizes will be offered. The campaign is scheduled to last until 2 May.
İnşaatın dört yıl sürmesi bekleniyor.Construction is expected to take four years.
Radoslav dikkatleri sürmekte olan UAD davasına çekiyor.Radoslav directs attention to the ongoing ICJ case.
Balkan Liderleri: Barışın Sürmesi İçin Diyalog ŞartBalkan Leaders Say Dialogue Key to Lasting Peace
Tamamlanması en az on yıl sürmesi beklenen müzakereler Ankara için sorunuz geçmedi.The talks, expected to take at least ten years to complete, have not gone smoothly for Ankara.