sürgü ile cümle
sürgü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.בחורי און ופי בסת בחרב יפלו והנה בשבי תלכנה׃
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.شبان آون وفيبستة يسقطون بالسيف وهما تذهبان الى السبي.
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.亞 文 和 比 伯 實 的 少 年 人 、 必 倒 在 刀 下 . 這 些 城 的 人 、 必 被 擄 掠
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.亞文 和 比 伯實 的 少年人 、 必 倒 在 刀下 . 這些 城 的 人 、 必被 擄掠
Oyma putu oraya diktiler. Musa oğlufö Gerşom oğlu Yonatan ile oğulları sürgüne kadar onlara kâhinlik ettiler.단 자손이 자기를 위하여 그 새긴 신상을 세웠고 모세의 손자 게르손의 아들 요나단과 그 자손은 단 지파의 제사장이 되어 이 백성이 사로 잡히는 날까지 이르렀더라
Oyma putu oraya diktiler. Musa oğlufö Gerşom oğlu Yonatan ile oğulları sürgüne kadar onlara kâhinlik ettiler.ויקימו להם בני דן את הפסל ויהונתן בן גרשם בן מנשה הוא ובניו היו כהנים לשבט הדני עד יום גלות הארץ׃
Oyma putu oraya diktiler. Musa oğlufö Gerşom oğlu Yonatan ile oğulları sürgüne kadar onlara kâhinlik ettiler.但 人 就 為 自 己 設 立 那 雕 刻 的 像 . 摩 西 的 孫 子 、 革 舜 的 兒 子 約 拿 單 、 和 他 的 子 孫 作 但 支 派 的 祭 司 、 直 到 那 地 遭 擄 掠 的 日 子
Oyma putu oraya diktiler. Musa oğlufö Gerşom oğlu Yonatan ile oğulları sürgüne kadar onlara kâhinlik ettiler.但 人 就 為 自己 設立 那 雕刻 的 像 . 摩西 的 孫子 、 革舜 的 兒子約 拿單 、 和 他 的 子孫 作但 支派 的 祭司 、 直到 那地 遭 擄掠 的 日子
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Albowiem i o drzewie jest nadzieja, choć je wytną, że się jeszcze odmłodzi, a latorośl jego nie ustanie.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.For treet er det håp; om det hugges, så spirer det igjen, og på nye skudd mangler det ikke;
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Kajti za drevo je upanje: če ga posekajo, zopet požene odrastke, in njegovo mladje ne prestane.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.나무는 소망이 있나니 찍힐지라도 다시 움이 나서 연한 가지가 끊이지 아니하며
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Lebo strom má nádej: ak ho vytnú, zase vyrastie, a jeho výhonok nevyhynie.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Masih ada harapan bagi pohon yang ditebang; ia akan bertunas lagi, lalu bercabang
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Mert a fának van reménysége; ha levágják, ismét kihajt, és az õ hajtásai el nem fogynak.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Onhan puullakin toivo: vaikka se maahan kaadetaan, kasvaa se uudelleen, eikä siltä vesaa puutu.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.O stromu zajisté jest naděje, by i podťat byl, že se zase zotaví, a výstřelek jeho nevyhyne,
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Porque para el árbol hay esperanza; si es cortado, se renovará, y su retoño no dejará de ser
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Thi for et Træ er der Håb: Fældes det, skyder det atter, det fattes ej nye Skud;
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Un arbre a de l`espérance: Quand on le coupe, il repousse, Il produit encore des rejetons;
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Un copac, şi tot are nădejde: căci cînd este tăiat, odrăsleşte din nou, şi iar dă lăstari.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Vì cây cối dẫu bị đốn còn trông cậy Sẽ còn mọc lên nữa, Không thôi nức chồi.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Vì cây_cối dẫu bị đốn còn trông_cậy Sẽ còn mọc lên nữa , Không thôi nức chồi .
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Защото за дървото има надежда, Че, ако се отсече, пак ще поникне, И че издънката му няма да изчезне,
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.כי יש לעץ תקוה אם יכרת ועוד יחליף וינקתו לא תחדל׃
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.لان للشجرة رجاء. ان قطعت تخلف ايضا ولا تعدم خراعيبها.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.樹 若 被 砍 下 、 還 可 指 望 發 芽 、 嫩 枝 生 長 不 息
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.樹若 被 砍下 、 還 可 指望 發芽 、 嫩枝 生長不息
RAB Nebukadnessar aracılığıyla Yahuda ve Yeruşalim halkını sürdüğünde Yehosadak da sürgüne gitmişti.-30-di cui fu figlio Simeà, di cui fu figlio Agghìa, di cui fu figlio Asaià
RAB Nebukadnessar aracılığıyla Yahuda ve Yeruşalim halkını sürdüğünde Yehosadak da sürgüne gitmişti.A Jehocádak odišiel, keď prestehoval Hospodin Júdu a Jeruzalem do zajatia skrze Nabuchodonozora.
RAB Nebukadnessar aracılığıyla Yahuda ve Yeruşalim halkını sürdüğünde Yehosadak da sürgüne gitmişti.hozadák pedig [fogságba] méne, mikor az Úr Júdát és Jeruzsálemet fogságba viteté Nabukodonozor által.
RAB Nebukadnessar aracılığıyla Yahuda ve Yeruşalim halkını sürdüğünde Yehosadak da sürgüne gitmişti.Iehoţadac a plecat şi el cînd a dus Domnul în robie pe Iuda şi Ierusalimul prin Nebucadneţar.
RAB Nebukadnessar aracılığıyla Yahuda ve Yeruşalim halkını sürdüğünde Yehosadak da sürgüne gitmişti.in Jehozadak je šel v ujetništvo, ko je GOSPOD preselil Judo in Jeruzalem po roki Nebukadnezarja.
RAB Nebukadnessar aracılığıyla Yahuda ve Yeruşalim halkını sürdüğünde Yehosadak da sürgüne gitmişti.Jehotsadak s`en alla quand l`Éternel emmena en captivité Juda et Jérusalem par Nebucadnetsar.
RAB Nebukadnessar aracılığıyla Yahuda ve Yeruşalim halkını sürdüğünde Yehosadak da sürgüne gitmişti.Josadac fue al cautiverio cuando Jehovah llevó cautivos a Judá y a Jerusalén, por medio de Nabucodonosor
RAB Nebukadnessar aracılığıyla Yahuda ve Yeruşalim halkını sürdüğünde Yehosadak da sürgüne gitmişti.Josadak drog med da Herren bortførte Juda og Jerusalem i fangenskap ved Nebukadnesar.
RAB Nebukadnessar aracılığıyla Yahuda ve Yeruşalim halkını sürdüğünde Yehosadak da sürgüne gitmişti.Jozadak pak odšel, když převedl Hospodin Judu a Jeruzalém skrze Nabuchodonozora.
RAB Nebukadnessar aracılığıyla Yahuda ve Yeruşalim halkını sürdüğünde Yehosadak da sürgüne gitmişti.여호와께서 느부갓네살의 손으로 유다와 예루살렘 백성을 옮기실 때에 여호사닥도 갔었더라
RAB Nebukadnessar aracılığıyla Yahuda ve Yeruşalim halkını sürdüğünde Yehosadak da sürgüne gitmişti.Men Josadak måste gå med i fångenskap, när HERREN lät Juda och Jerusalem föras bort genom Nebukadnessar.
RAB Nebukadnessar aracılığıyla Yahuda ve Yeruşalim halkını sürdüğünde Yehosadak da sürgüne gitmişti.Men Jozadak drog med, da HERREN lod Juda og Jerusalem føre i Landflygtighed af Nebukadnezar.
RAB Nebukadnessar aracılığıyla Yahuda ve Yeruşalim halkını sürdüğünde Yehosadak da sürgüne gitmişti.Symha syn jego, Haggijasz syn jego, Asajasz syn jego.
RAB Nebukadnessar aracılığıyla Yahuda ve Yeruşalim halkını sürdüğünde Yehosadak da sürgüne gitmişti.А Иоседек отиде в плен, когато Господ закара в плен Юда и Ерусалим чрез ръката на Навуходоносора.
RAB Nebukadnessar aracılığıyla Yahuda ve Yeruşalim halkını sürdüğünde Yehosadak da sürgüne gitmişti.Иоседек пошел в плен , когда Господь переселил Иудеев и Иерусалимлян рукою Навуходоносора.
RAB Nebukadnessar aracılığıyla Yahuda ve Yeruşalim halkını sürdüğünde Yehosadak da sürgüne gitmişti.ויהוצדק הלך בהגלות יהוה את יהודה וירושלם ביד נבכדנאצר׃
RAB Nebukadnessar aracılığıyla Yahuda ve Yeruşalim halkını sürdüğünde Yehosadak da sürgüne gitmişti.ويهوصاداق سار في سبي الرب يهوذا واورشليم بيد نبوخذناصّر
RAB Nebukadnessar aracılığıyla Yahuda ve Yeruşalim halkını sürdüğünde Yehosadak da sürgüne gitmişti.當 耶 和 華 藉 尼 布 甲 尼 撒 的 手 、 擄 掠 猶 大 和 耶 路 撒 冷 人 的 時 候 、 這 約 薩 答 也 被 擄 去
RAB Nebukadnessar aracılığıyla Yahuda ve Yeruşalim halkını sürdüğünde Yehosadak da sürgüne gitmişti.當 耶和華 藉 尼布甲尼撒 的 手 、 擄掠 猶大 和 耶路撒冷 人 的 時候 、 這約薩 答 也 被 擄去
RAB onları yargıladı, Kovup sürgüne gönderdi. Doğu rüzgarının estiği gün Onları şiddetli soluğuyla savurdu.C`est avec mesure que tu l`as châtié par l`exil, En l`emportant par le souffle impétueux du vent d`orient.
RAB onları yargıladı, Kovup sürgüne gönderdi. Doğu rüzgarının estiği gün Onları şiddetli soluğuyla savurdu.Cu măsură l-ai pedepsit în robie, luîndu -l cu suflarea năpraznică a vîntului de răsărit.
RAB onları yargıladı, Kovup sürgüne gönderdi. Doğu rüzgarının estiği gün Onları şiddetli soluğuyla savurdu.주께서 백성을 적당하게 견책하사 쫓아내실 때에 동풍 부는 날에 폭풍으로 그들을 옮기셨느니라
RAB onları yargıladı, Kovup sürgüne gönderdi. Doğu rüzgarının estiği gün Onları şiddetli soluğuyla savurdu.Mérték szerint ítélted õt, midõn elvetetted! Reájok fútt kemény lehelletével a keleti szél napján.
RAB onları yargıladı, Kovup sürgüne gönderdi. Doğu rüzgarının estiği gün Onları şiddetli soluğuyla savurdu.Vedlé míry trestal jej i tehdáž, když jej zavesti dal, ješto nepřítele zachvátil větrem svým tuhým východním.
RAB onları yargıladı, Kovup sürgüne gönderdi. Doğu rüzgarının estiği gün Onları şiddetli soluğuyla savurdu.С мерилка ти му се противиш, когато го отпращаш; Ти го завлече със силния Си вихър в деня на източния вятър.
RAB onları yargıladı, Kovup sürgüne gönderdi. Doğu rüzgarının estiği gün Onları şiddetli soluğuyla savurdu.בסאסאה בשלחה תריבנה הגה ברוחו הקשה ביום קדים׃
RAB onları yargıladı, Kovup sürgüne gönderdi. Doğu rüzgarının estiği gün Onları şiddetli soluğuyla savurdu.بزجر اذ طلّقتها خاصمتها. ازالها بريحه العاصفة في يوم الشرقية.
RAB onları yargıladı, Kovup sürgüne gönderdi. Doğu rüzgarının estiği gün Onları şiddetli soluğuyla savurdu.你 打 發 他 們 去 、 是 相 機 宜 與 他 們 相 爭 . 颳 東 風 的 日 子 、 就 用 暴 風 將 他 們 逐 去
RAB onları yargıladı, Kovup sürgüne gönderdi. Doğu rüzgarının estiği gün Onları şiddetli soluğuyla savurdu.你 打發 他 們去 、 是 相 機宜與 他 們相爭.颳東風 的 日子 、 就 用 暴 風將 他 們逐去
RAB sürgünleri Siyona geri getirince, Rüya gibi geldi bize. Siyonu eski gönencine kavuşturunca››.(125:1) Песнь восхождения. Когда возвращал Господь плен Сиона, мы быликак бы видящие во сне:
RAB sürgünleri Siyona geri getirince, Rüya gibi geldi bize. Siyonu eski gönencine kavuşturunca››.Cantique des degrés. Quand l`Éternel ramena les captifs de Sion, Nous étions comme ceux qui font un rêve.
RAB sürgünleri Siyona geri getirince, Rüya gibi geldi bize. Siyonu eski gönencine kavuşturunca››.(Canto de ascenso gradual) Cuando Jehovah restauró de la cautividad a Sion, nos parecía que soñábamos