sürgü ile cümle
sürgü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.Το μαχαίρι μου έγινε κάπως πιο κοφτερό. Και βρέθηκα σε μία ζωή στην εξορία.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.И аз попаднах в живот в изгнание. Аз съм номадски човек на изкуството.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.Мій ніж став трохи гострішим. І я скотилася в життя у вигнанні.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.Мой нож стал немного острее. И мне понравилось жить в изгнании.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.הסכין שלי השתחזה קצת. ונפלתי לחיים בגלות.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.أصبحت سكيني أكثر حدة. ولقد وقعت في حياة المنفى.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.そして私は追放者の生活に落ちていきました 私は放浪する芸術家です
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Albo żyjemy właśnie w Afryce, albo całkiem niedawno z niej wyemigrowaliśmy.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Antingen bor vi i Afrika idag eller har vi lämnat det helt nyligen.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Aujourd'hui soit nous vivons en Afrique, soit nous venons d'un exil récen .
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Buď žijeme v Afrike aj dnes, alebo sme dosť krátku dobu v exile.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Chúng ta hoặc là đang sống ở châu Phi hiện tại, hoặc là đã rời khỏi lục địa này gần đây.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Entweder leben wir heute in Afrika, oder erst seit kurzem im Exil.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Hoy o bien vivimos dentro de África o en un exilio muy reciente.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.오늘날 우리는 아프리카에서 계속 살거나 아니면 세계 각지로 최근에 이주했지요.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Mungkin saat ini kita tinggal di Afrika atau berada di pengasingan.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Ori locuim în Africa astăzi, ori într-un exil destul de recent.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Ou vivemos em África nos dias de hoje, ou num exílio muito recente.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.O viviamo ancora in Africa, oppure l'abbiamo lasciata in un recente esilio.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Vagy Afrikán belül élünk ma, vagy nemrégen hagytuk el.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Vi enten lever i Afrika i dag, eller udvandrede for nyligt.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.We leven vandaag de dag ofwel in Afrika of in vrij recente ballingschap.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Žijeme nyní buď v Africe, nebo jsme nedlouho v exilu.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Μπορεί να ζούμε μέσα στην Αφρική ή σε πολύ πρόσφατη εξορία.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Или днес живеем в Африка, или от скоро сме в изгнание.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Мы либо живем внутри Африки сегодня, или мы в недавней ссылке.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.אנחנו חיים בתוך אפריקה היום, או שיצאנו לגלות זה עתה.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.سواء كنا نعيش في أفريقيا .. أو في خارج القارة
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.ごく最近旅立った人のいずれかです 現代人類の直近の起源が
Buna rağmen hayatının sonunda sürgünün sönük ışığında yalnızlık çekti.Cependant, à la fin de sa vie, il a souffert dans la solitude de la lumière pâle de l'exil.
Buna rağmen hayatının sonunda sürgünün sönük ışığında yalnızlık çekti.Sin embargo, al final de su vida, sufrió en soledad bajo la pálida luz del exilio.
Buna rağmen hayatının sonunda sürgünün sönük ışığında yalnızlık çekti.Ωστόσο, στο τέλος της ζωής του, υπέφερε μόνος του υπό το θάμπος της εξορίας.
Buna rağmen hayatının sonunda sürgünün sönük ışığında yalnızlık çekti.Несмотря на всё это, в конце своей жизни он страдал в одиночестве бледного света изгнания.
Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.Ainsi-soit banni banni du monde,
Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.Daher verbannt ist aus der Welt verbannt,
Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.Daí-banido é banido do mundo,
Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.Därför-förvisad är landsförviste från världen,
Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.Derfor-forvist er banish'd fra verden,
Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.Do đó, bị trục xuất là banish'd từ thế giới,
Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.Ezért-száműzték a száműzött a világból,
Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.Oleh karena itu-dibuang adalah banish'd dari dunia,
Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.Por lo tanto, es desterrado desterrado del mundo,
Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.Preto, vyhnal je banish'd zo sveta,
Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.Prin urmare, este alungat banish'd din lume,
Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.Proto, vyhnal je banish'd ze světa,
Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.Quindi, è bandito bandito dal mondo,
Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.Siksi-karkoitti on banish'd maailmasta,
Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.Stąd-wygnany jest banish'd od świata,
Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.Vandaar dat-verbannen is verbannen uit de wereld,
Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.Zato je banish'd-pregnali iz sveta,
Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.Ως εκ τούτου, είναι εξόριστος banish'd από τον κόσμο,
Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.Оттук заточен е banish'd от света,
Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.Поэтому-изгнан является banish'd от мира,
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!A vy počujte slovo Hospodinovo, všetci prestehovaní, ktorých som poslal preč z Jeruzalema do Babylona!
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!Dan kamu semua yang telah Kubuang ke Babel, dengarkan apa yang Aku, TUHAN, katakan.
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!그런즉 내가 예루살렘에서 바벨론으로 보낸 너희 모든 포로여 나 여호와의 말을 들을지니라
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!Luister daarom nu naar het woord van de HERE, allen die vanuit Jeruzalem zijn weggevoerd naar Babel.
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!Mais vous, écoutez la parole de l`Éternel, vous tous, captifs, que j`ai envoyés de Jérusalem à Babylone!
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!Men hør dog HERRENs Ord, alle I landflygtige, som jeg sendte fra Jerusalem til Babel!
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!Men hören nu I HERRENS ord, alla I fångna som jag från Jerusalem har sänt bort till Babel:
İlgili Sayfalar