sürgü ile cümle

sürgü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O Francisco Franco'nun diktatörlüğü sırasında sürgünde uzun yıllar geçirdi.Il a été réalisé durant les dernières années de la dictature de Francisco Franco.
Sürgün, 18 Mayıs 1944 tarihinde tüm Kırımlı yerleşim yerlerinde başladı.La déportation commence le 18 mai 1944 dans tous les lieux habités de la Crimée.
1985'te Fransa'ya sürgün edildi.Il s'est exilé en France en 1985.
Uzlaşmanın bir jesti olarak, Kral Juan Carlos I sürgün liderlerini Madrid'de törenle karşıladı.Dans un geste de réconciliation, Juan Carlos Ier reçu les dirigeants exilés lors d'une cérémonie à Madrid.
Hadım edilip, manastıra sürgün edildi.Il fut castré et exilé dans un monastère.
1945 Martında kabinedeki kilit pozisyonları Moskova'da sürgünde bulunan komünistlere teslim etti.En mars 1945, il donne des ministères-clés aux communistes exilés à Moscou.
Sonrasında ise Irak’a sürgüne gönderildi.Elle est forcée à s'exiler d'Irak.
1 Temmuz 1977 tarihinde sürgün hükümeti resmen çözüldü.Le 1er juillet 1977, le Gouvernement de la République espagnole a été officiellement dissous.
Her ikisi de yeniden sürgüne gönderildi.Toutes deux sont promptement renvoyées.
Yunan büyükelçiliğinden ayrıldıktan hemen sonra Sovyetler tarafından tutuklandı ve Surgut'a geri götürüldü.À sa sortie de l'ambassade il est immédiatement arrêté par la police soviétique et ramené à Sourgout.
Sürgünler gençken tüylüdür.Les rameaux sont velus lorsqu'ils sont jeunes.
2002 - Eski Afganistan Kralı Zahir Şah, 29 yıllık sürgünün ardından ülkesine döndü.Arrivée à Kaboul, de l'ancien roi Zaher Shah, de retour en Afghanistan après 29 ans d'exil à Rome.
1992'de serbest bırakıldıktan sonra sürgündeki Dharamsala, Himachal Pradesh'e (Kuzey Hindistan) kaçtı.Après sa libération en 1992, il a quitté le Tibet pour un exil à Dharamsala, en Inde du nord.
Kendisine sürgün olarak Eğriboz muhafızlığı verildi.Lequel congé lui fut accordé séance tenante.
Avusturya'ya sürgün gitti.Il est alors expulsé vers l’Autriche.
Sürgün boyunca toplam nüfusun yaklaşık %45'i açlık, susuzluk ve hastalık nedeniyle ölmüştür.Cinquante-quatre pour cent de la population de l'île meurt de famine et de maladie.
Fulvia, bir süre sonra aniden hastalanarak öleceği Sicyon'a sürgüne gönderildi.Fulvie est exilée à Sicyone où elle meurt de maladie.
Tucholsky, mevcut olan sürgün edebiyatı ve gazeteciliğinde yer almayı kesinlikle reddediyordu.Tucholsky refuse catégoriquement de s'associer à la presse naissante de l'exil.
İç savaşı sürgünde geçirdi.Il fut renversé lors d'une guerre civile.
Bu iki krallık "sürgündeki krallıklar" olarak bilinir.Ces régimes sont connus sous le nom des Dix Royaumes.
Leela'nın Capitol Citadel'den sürgün edilmesi için emir verir.Le parlement de Provence ordonne la démolition de la citadelle.
Theodore tutuklandı ve 1253'te öldüğü İznik'e sürgüne gönderildi.Théodore fut alors emprisonné à Nicée où il mourut vers 1253.
Birçoğu işkenceye uğradı ve sürgün edildi.La plupart ont été torturés et tués.
45 yıl sürgünde yaşadı.Jusqu’à 45 ans, en captivité.
Amidalılar: sürgündeki Diyarbekirliler.Les « millards » : voleurs à la tire de provisions.
Bu ittifak Trotski'yi sürgün etmeyi başardı.Il est accusé d'avoir soutenu Trotsky.
Papa VI. Pius Fransa'ya sürgüne gönderildi ve 1799'da orada öldü.En 1799, le pape Pie VI est exilé et envoyé en France.
2. Kanuni dayanağı olmadan kimse tutuklanamayacak, hapis ve sürgün edilemeyecekti.Des choses qu'ils ne pourraient pas faire sans divorcer ou se retrouver en prison.
Restorasyon dönemi I. Napoleon'un sürgünden dönüşünü takip eden Yüz Gün döneminde kesintiye uğramıştır.Mais la Première restauration prend fin avec le retour de Napoléon et la période des Cent-Jours.
M1903 Springfield, Amerika Birleşik Devletleri yapımı sürgü beslemeli piyade tüfeğidir.Le Springfield M1903 est un fusil à verrou américain.
Sadrazamların azlinden sonra sürgüne gönderilmeleri adet olmuştu.Ils seront traités après les messages de détresse.
Dante sürgün edildikten sonra karısını bir daha görememiştir.Après la libération de sa femme, il ne l'a plus revue.
Soluk yeşil iğnemsi yapraklar 5 sıralı sarmal dizilmiştir ve sürgün üzerinde 4-5 yıl kadar kalır.De couleur vert foncé, elles sont persistantes pendant 4 ou 5 ans.
Sonra Tenerife döndü, ancak kraliyet emri ile Gran Canaria adasına 1497 yılında sürgün edildi.Mais en 1497, il est banni à Grande Canarie par ordre du roi.
Aşka Sürgün dizi müzikleri.Musiques du Temps perdu.
Verilen cezaya göre sağ eli kesilecek ve 10 yıl sürgünde kalacaktı.Le jugement est cassé en appel pour vice de procédure et sa peine est ramenée à dix ans.
Bu yüzden Moloch sürgüne gönderilerek cezalandırıldı ve Malagard onun tahtına geçti.Condamné à l'exil, Malekith s'enfuit.
Hanedanın Sürgününden sonra eşleri ve çocukları ile Fransa'ya yerleşti.Il doit s'exiler avec femme et enfants aux Provinces-Unies.
Amerika'dan ülkesi Küba'ya gönderilerek burarada sürgünde yaşamıştır.Vaincu, il s'exile à Cuba.
Bu arada Sürgün, herkesin ölmüş olduğunu ve bunun nedenini araştırmak ister.Ne comprenant pas pourquoi il est mort, il décide d’enquêter sur les raisons de son décès.
Bu işlem sürgünleri ayıracaktır.Elle déboute ainsi les plaignants.
İmparator, Elba adasına sürgün edildi.Il est envoyé en exil sur l'île d'Elbe.
Polina, Stalin'in ölümünden sonra sürgünden dönecektir.Elle sera réhabilitée après la mort de Staline.
İsyan başarısız olunca tutuklanır ve sürgüne gönderilir.Après l’échec de l’insurrection, il est arrêté et exécuté.
İnternod, İki nod arasındaki sürgün parçası.Delly, roman Entre deux âmes.
1973'teki askeri darbeden sonra sürgüne çıkmıştır.Il est libéré de ses obligations militaires après le conflit de 1973.
Nafplion'da hapsedildi ve Gavdos adasına sürgün edildi.Capturé, il est déposé et exilé dans les îles Oki.
Napolyon savaşı kaybeder ve sürgüne gönderilir.Napoléon est battu, et contraint à faire retraite.
Sürgünden sonra bir ara tekrar tutuklanarak 30 Aralık 1896'da idam edildi.Jugé pour rébellion, il est exécuté le 30 décembre 1896.
Ama ülkesine dönmeyerek Kahire'de sürgün yaşamını sürdürdü.Il y demeure en attendant son extradition vers le Pérou.
22 Ekim 1938'de Londra'ya sürgüne gitti.Le 22 octobre 1996, il se rend en Israël.
Bunun üzerine Besarabyalı Bolşevikler, Ukrayna'da sürgün hükûmetini kurdu.Les Walsh-Cassidys ont alors fait appel à la Cour suprême d'Irlande.
Fakat İolkos meclisi onları sürgüne gönderir, bunun üzerine Korinthos'a giderler.Sandoval fait arrêter les deux hommes et les expédie à Cortés à Tenochtitlan.
Böylece gönüllü sürgünlük dönemi başlar.Commence alors le temps de la disgrâce.
Birçoğu yaz sürgünü yapar.Il arrive qu'elles tarissent certains étés.
Devrimci faaliyetlerinden dolayı yakalandı, tutuklandı ve sürgüne gönderildi.Impliqué dans les mouvements révolutionnaires, il est arrêté et condamné à mort.
Savaş Yıllarında Bir Sürgün.Pendant Les années de guerre.
Ailesi sürgünün ilk yıllarının Fransa’nın Nice kentinde geçirmişti.Il avait pu assister aux derniers jours de sa mère en France.
Sürgün, Bahtin Çevresinin çalışmalarını sona erdirdi.L'abbé fit exhausser les tours de l'enceinte.
Tutuklandı ve sonra İskenderiye'ye zoraki sürgüne gönderildi.Il est de nouveau arrêté, mais parvint à s'exiler en Suisse.
İlgili Sayfalar