süresince ile cümle
süresince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hallgerður adlı bu yeğenden ilk iki evliliği süresince bahsedilir.Myöhemmin kerrotaan Hallgerðrin kahdesta ensimmäisestä avioliitosta.
Bu beygir gücü konsepti yaklaşık yirmi yıl süresince markanın birçok reklamında kullanıldı.Hevosvoimakonseptia kehitettiin useissa tuotemerkin mainoksissa noin 20 vuoden ajan.
4 yıl süresince büyük başarılar elde edilmiştir.Neljän vuoden aikana hän oli edistynyt valtavasti.
Yaşamı süresince 700 civarı eser bıraktı.Se oli saanut elämänsä aikana noin 70 murtumaa.
Savaş süresince 600.000 İtalyan askeri yaşamını yitirdi ve İtalya ekonomisi çöktü.Sota oli kuitenkin vaatinut lähes 700 000:n italialaissotilaan hengen, ja maan sisäinen tila oli kaoottinen.
Yaşamı süresince Floransa altın çağını yaşadı.Paimiossa Florinus vietti loppuelämänsä.
Toplam 134 kral 28876 + X yıl süresince hükmetmiştir.11 kaupunkia ja 134 kuningasta, jotka hallitsivat yhdessä yli 28 876 vuotta.
Görev süresince Rus yanlısı bir duruş sergiledi.Toinen Venäjä järjesti kokouksen aikana mielenosoituksen.
Silahlar her ne kadar mevcut olsa da oyun süresince çok az kullanılır.Aikaisempiin osiin verrattuna pelissä on myös vähemmän aseita.
Bu çakıl katmanının oyun süresince aşınması ile bu kıvrılma da oyun boyunca değişir.Ohjattavan hahmon vaihtaminen kesken pelin onnistuu myös.
Savunma süresince Fransızlar şehre 70.000 mermi atmış, 6.000 Antepli ölmüştür.Ranska toi 90 000 miestä ja valtavasti ampumatarvikkeita Verduniin.
Savaş süresince geri hizmette hastahanede çalıştı.Sodan aikana hotelli toimi sairaalana.
Seçile ülkeler iki yıl süresince üye olacak.Juntta lupasi järjestää vaalit kahden vuoden kuluessa.
Holokost süresince öldürülen Yahudiler, böylece Yahudilerin 60–75%'iydi.Italian juutalaisista holokaustissa surmattiin vain 6 000–8 000 eli 20 prosenttia kaikista maan juutalaisista.
İki hafta süresince Dünya nükleer savaşın eşiğine gelir.Maailma on luisumassa yhä lähemmäs ydinsotaa.
Işınlar görünmezdir ve hasta tedavi süresince hiçbir şey hissetmez.Verisuonistossa ei ole tuntoaistia, joten potilas ei havaitse letkun etenemistä.
2017'den itibaren anlaşma süresince şampiyona Total Afrika Uluslar Kupası olarak anılacaktır.Vuodesta 2017 Intercontinental Cupin voittajat on virallisesti nimetty maailmanmestareiksi.
Nair evlilikleri süresince 8 çocuk doğurmuştur.Avioliitosta on syntynyt kahdeksan lasta.
Reform süresince ücret artışı sanayi verimliliğindeki artışlarla telafi edildi.Verotusuudistuksen nähtiin maksavan itsensä joiltain osin takaisin työllisyyden paranemisen myötä.
Kâtip olarak çalışanlara tahsilleri süresince işlerinden maaşlı izin verilmekteydi.Maattomina ihmisinä he onnistuivat hankkimaan työluvan.
Jebel Barkal, Meroitik Krallık süresince bir kraliyet mezarlığı olarak işlev gördü.Το Τζεμπέλ Μπαρκάλ χρησιμοποιήθηκε ως βασιλικό νεκροταφείο του βασιλείου της Μερόης.
Yönetmenliği süresince Scorsese, Steven Zaillian'ı bi senaryo yazması için ayarladı.Στο διάστημα όπου είχε αναλάβει ο Σκορσέζε, είχε προσλάβει τον Στίβεν Ζαϊλίαν να γράψει το σενάριο.
Moğolların Macaristan’ı işgali süresince (1241-1242) işgalciler kaleye yaklaşamadılar.Οι Τάταροι, αν και επιτέθηκαν στην Ουγγαρία το 1241-42 δεν κατάφεραν να καταλάβουν το κάστρο.
Toplamda üç hafta kadar süren kampanya süresince 2622 Kuruş toplanabildi.Τα 22 χρόνια που ήταν ενεργοί έδωσαν συνολικά 2.263 συναυλίες.
Dillerin katılımıyla ilgili kurallar, yarışma süresince birkaç kez değiştirildi.Οι κανόνες σχετικά με τη γλώσσα των καταχωρήσεων τροποποιήθηκαν αρκετές φορές.
Kongre süresince vasiyetten bahsedilmeyecektir.Η σύγκλητος δεν εφάρμοσε τη διαθήκη.
Yaşamı süresince Floransa altın çağını yaşadı.Ιδίως η Βενετία διήνυε το χρυσό αιώνα της.
II. Dünya Savaşı süresince E.G.Κατά τον Β' Παγκόσμιο Πόλεμο ο Γρ.
Kâtip olarak çalışanlara tahsilleri süresince işlerinden maaşlı izin verilmekteydi.Όσοι ήταν ανίκανοι για εργασία όφειλαν κατά τη διάρκεια της εργάσιμης ημέρας να στέκονται προσοχή.
İmparatorluğun yargı sistemindeki yıllar boyunca verdiği hizmet süresince küçük bir servet elde etti.Κατά τα χρόνια της υπηρεσίας του στο δικαστικό σύστημα της αυτοκρατορίας δημιούργησε μια μικρή περιουσία.
Pehlivanlar üç gün süresince er meydanında mücadele ederler.Magueyhjerterne bager i fordybningen i tre dage.
Çocukluğu süresince ülkeyi annesi Marie de' Medici yönetmiştir.Indtil 1614 var han under formynderskab af sin mor, Marie af Medici.
Nair evlilikleri süresince 8 çocuk doğurmuştur.I ægteskabet blev født otte børn.
Deneyimli askerlerin çoğu iki yıllık savaş süresince kaybedilmişti.Mange soldater var stadig faret vild flere dage efter invasionen.
Eski Mayalar ile Olmekler, Olmekler'in varlığı süresince birbirlerinden etkilenmişlerdir.Olmekerne og de tidlige mayaer lader til at have haft indflydelse på hinanden.
Görev süresince reform niteliğinde yenilikler yapmıştır.Det blev i forbindelse med reformen lagt under amterne.
İki hafta süresince Dünya nükleer savaşın eşiğine gelir.I nogle dage svævede verden i yderste fare for at havne i en atomkrig.
Şarkının sözleriyle ilgili bir şey de şarkı süresince gücümü bulabildiğimi görebilmeniz.Han slog igennem med sangen I Know You Want Me.
Silahlar her ne kadar mevcut olsa da oyun süresince çok az kullanılır.Selvom det at bruge våben i spil, dog ikke var noget nyt på det givende tidspunkt.
2017'den itibaren anlaşma süresince şampiyona Total Afrika Uluslar Kupası olarak anılacaktır.Fra 2017 er de vindende hold i Intercontinental Cup som officielle verdensmestere.
Ananın gebelik süresince nasıl beslendiği de zekâ gelişimini etkileyen bir etkendir.En mors ernæring under fostrets udvikling kan også spille en rolle.
Bu beygir gücü konsepti yaklaşık yirmi yıl süresince markanın birçok reklamında kullanıldı.Dette hestekrefter konseptet ble utviklet i mange av merkevaren annonser for om lag tjue år.
Savaş süresince toplam 11.507 Alman enterne edilir.I alt 11 500 tyske krigsgraver ble registrert.
Mahkeme süresince 1,5 yıl tutuklu kaldı.For det ble han dømt til 1,5 år i fengsel.
Bu eventler süresince o etkinlik ile ilgili markete dekorlar vb. konur.Under messen huset den utstillinger relatert til kvinner.
Oyun süresince bu işleme devam edilir.Dette skal skje under spillerens tur.
Boz tilki muhtemelen monogamidir ve yaşam süresince çift olarak beraber kalırlar.Fuglene er monogame og parene lever trolig sammen livet ut.
Erteleme süresince yatırım üzerinde oluşan faiz, yatırımın geridönüşünü etkilemektedir.Dette arbeidet kaster tvil på påstanden om at investering i infrastruktur sparer reisetid.
Erkek çocukların birkaç ay süresince Budist manastırlarında kalmaları beklenmektedir.Culavamsa ble skrevet i løpet av mange år av singalesiske buddhistiske munker.
Bu festival süresince küçük konser mekanlarında kendi konserlerini de verdiler.Det arrangeres fra tid til annen konserter i det lille lokalet.
Savaş halinde, genel veya kısmi seferberlik süresince grev, lokavt yapılamaz.Omtrent alle barbersvenner i streik eller lockout kunne arbeide under konflikten.
Saltanatı süresince yaklaşık 25/30 arasındaki Lejyon sayısını 33'e yükseldi.I løpet av hans regjeringstid ble den regulære hæren økt fra 25/30 til 33 legioner.
Bali, İkinci Dünya Savaşı süresince Japon İmparatorluğu tarafından işgal edildi.Handling er lagt til det japansk-okkuperte Burma under andre verdenskrig.
İktidarı süresince kendisini tanrılaştırdı ve "kralların tanrısı" olarak ilan etti.Cæsarion ble erklært som gud og gitt tittelen «konge av konger».
Toplam 134 kral 28876 + X yıl süresince hükmetmiştir.Seluruhnya ada 134 orang raja, yang bersama-sama memerintah selama 28876 + X tahun.
Jebel Barkal, Meroitik Krallık süresince bir kraliyet mezarlığı olarak işlev gördü.Jebel Barkal pernah menjadi kuburan kerajaan pada masa Kerajaan Meroitik.
Patrikliği süresince o günlerde Kilise'nin karşılaştığı bir dizi sorun ile ulaşmıştır.Pada masa kepatriarkannya, ia menyelesaikan sejumlah masalah yang dihadapi Gereja pada masa itu.
Pratikte, Genç Avrupa, maddî sıkıntılar yaşadı ve kısa süreli varlığı süresince geniş çaplı destek görmedi.Pada praktiknya, Eropa Muda tidak memiliki uang dan dukungan rakyat selama masa berdirinya yang singkat.
Görev süresince reform niteliğinde yenilikler yapmıştır.Ia mengenalkan sejumlah reformasi pada masa jabatannya.
4 yıl süresince büyük başarılar elde edilmiştir.Sepuluh tahun kemudian tampak mereka sukses.