süresince ile cümle
süresince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Yuva yapımı dört ila beş gün kadar sürer ve kuluçka süresince devam edebilir.تعيش زغبة الحدائق إلى 4 أو 5 سنوات ولكنها قد تزيد عن ذلك.
Özellikle, Tokugawa dönemi süresince devam eden kiracılık sistemini yasallaştırmışlardır.Em particular, legitimou o sistema de arrendamento que foram acontecendo durante o período Tokugawa.
Şarkının sözleriyle ilgili bir şey de şarkı süresince gücümü bulabildiğimi görebilmeniz.Mas tem uma coisa nos versos é que você pode ouvir-me encontrando a minha força durante a canção.
Bu beygir gücü konsepti yaklaşık yirmi yıl süresince markanın birçok reklamında kullanıldı.Este conceito de potência desenvolveu-se em muitas propagandas da marca por aproximadamente vinte anos.
Holokost süresince öldürülen Yahudiler, böylece Yahudilerin 60–75%'iydi.Os seis milhões de mortos no Holocausto, portanto, representam 60 a 75 por cento destes judeus.
Toplam 134 kral 28876 + X yıl süresince hükmetmiştir.Um total de 134 reis que em conjunto reinaram mais de 28.876 anos".
Pratikte, Genç Avrupa, maddî sıkıntılar yaşadı ve kısa süreli varlığı süresince geniş çaplı destek görmedi.Na prática, à Jovem Europa faltava-lhe o dinheiro e o apoio popular para uma existência de curta duração.
Ama sözleşme süresince yapılan spekülasyonlar beni şaşırttı.Quando nos falaram da oferta de trégua nós ficamos muito espantados.
Bask bölgesi bu dönem süresince siyasi bir girdap içindeydi.O País Basco manteve-se, neste período, em plena ebulição política.
Yönetmenliği süresince Scorsese, Steven Zaillian'ı bi senaryo yazması için ayarladı.Durante seu período como diretor, Scorsese contratou Steven Zaillian para escrever o roteiro.
Bu yan etkilerin çoğu geçicidir ve tedavi süresince kaybolur.A maioria dos efeitos adversos são transientes e desaparecem com a continuidade do tratamento.
Protonlar ve nötronlar nükleer füzyon süresince atom çekirdekleri için birleşmeye başladı.Prótons (íons de hidrogênio) e nêutrons começam a combinar em núcleos atômicos no processo de fusão nuclear.
Patrikliği süresince o günlerde Kilise'nin karşılaştığı bir dizi sorun ile ulaşmıştır.Durante seu patriarcado, ele lidou com um grande número de assuntos relevantes para a Igreja na época.
Bu rekor 10 yıl süresince kırılamıyacaktır.Este recorde duraria dez anos.
Bu dönem süresince, Madencilik ve İşgücü Kanunları da devreye konulmuştur.A questão da violência e do trabalho infantil também foi abordada ao longo do programa.
Silahlar her ne kadar mevcut olsa da oyun süresince çok az kullanılır.Na verdade, armas só estão disponíveis em momentos específicos do jogo.
Çocukluğu süresince ABD'nin farklı eyaletlerinde ikamet etmiş ve çeşitli okullara devam etmiştir.Ela passou sua infância entre o Reino Unido e os Estados Unidos, cursando 18 escolas diferentes.
Bolluk süresince ülkedeki ürünlerin beştebirini depolamasını tavsiye etti.Para ganhá-los, era preciso comprar cinco sucos.
Sonradan altı yıl süresince Saarland bölgesel birliğinin teknik direktörlüğünü yapmıştır.Mais tarde tornou-se treinador da associação regional de Sarre por seis anos.
Ayrıca antlaşma süresince her iki taraf da birbirine saldırmamayı kabul etti.Como parte do acordo, ambos os lados foram proibidos de atacar uns aos outros publicamente.
Kariyeri süresince, Maiman birçok ödül aldı.Durante sua carreira, Kamen recebeu inúmeros prêmios.
Yapım süresince 11 işçi yaşamını yitirdi.Por fim, 24 operários morreram durante a construção.
Kariyerleri süresince müzikleri de değişim göstermiştir.A temática das canções também foram mudando no decorrer de sua carreira.
O, 14 yıl boyunca (cumhurbaşkanlığı süresince) insan haklarına saygı duydu".Detém atualmente o recorde de longevidade (14 anos) na presidência da República Francesa.
Saltanatı süresince yaklaşık 25/30 arasındaki Lejyon sayısını 33'e yükseldi.Tijdens zijn bewind vergrootte hij het aantal legioenen van 25/30 tot 33.
Seçim kampanyası süresince Obama hakkında birçok iddia dile getirilmiştir.Dit leidde tot een scriptie over de verkiezingscampagne van Obama.
Yaşamı süresince Floransa altın çağını yaşadı.Gedurende zijn burgemeesterschap beleefde Gouda florerende tijden.
12. yüzyıl süresince, nüfus arttı ve geniş topraklar tarıma açıldı.Gedurende de 12e eeuw groeide de bevolking en een grote hoeveelheid grondgebied werd in landbouwgrond omgezet.
Eğitimi süresince üstün başarılarından dolayı iki kez sınıf atladı.Tijdens zijn studie won hij twee hoge afstudeerprijzen.
Küçük Buz Çağı süresince hatırı sayılır iklim değişiklikleri olmuştur.Door de ijstijd (klimaatverandering) vond zeer veel erosie plaats.
Köye giriş yapan tatil süresince çıkış yapma gereği duymaz.Ze mochten buiten werktijden het dorp in.
Ama sözleşme süresince yapılan spekülasyonlar beni şaşırttı.Toch heeft de omvang van het verraad ons verbaasd.
O, 14 yıl boyunca (cumhurbaşkanlığı süresince) insan haklarına saygı duydu".Hij was meer dan veertig jaar werkzaam in de (ouderen)zorg.
Yuva yapımı dört ila beş gün kadar sürer ve kuluçka süresince devam edebilir.Ze kunnen 4 tot 5 dagen even hard lopen als een paard en nog altijd klaar zijn voor de strijd.
Braun ilişkisi süresince ilk intihar denemesini 1932'de 20 yaşında kendini vurarak yaptı.Jaloers als ze was, schoot ze in 1932 zichzelf in haar hals.
Bu rekor 10 yıl süresince kırılamıyacaktır.Dit record zou tien jaar stand houden.
Fakat Güneş tutulması süresince görülebilir.Daardoor kan men bij zonsondergang de zon langer zien.
Görev süresince bu dönemde bir prezidyum üyesi hayatını kaybetmiştir.Bijna iedere tovenaar heeft in deze periode wel een familielid verloren.
2006’dan 2010 Aralık’a kadar 1.096 elektrikli araba kayıt edildi, ve 2011 süresince 1.082 adet satıldı.Het merk had in Nederland in 2015 een marktaandeel van 0,2% en verkocht 801 auto's dat jaar.
Nisan-Haziran 1990 süresince üniversite anti-komünist gösterilerin merkezi haline gelmiştir.W latach 1990-1991 miasto było centrum protestów antykomunistycznych.
Amerikan Bağımsızlık Savaşı süresince Karayipler'de hizmet verdi.Podczas wojny o niepodległość USA służył na Karaibach.
Eğitimi süresince üstün başarılarından dolayı iki kez sınıf atladı.W trakcie studiów dwukrotnie awansował.
Boz tilki muhtemelen monogamidir ve yaşam süresince çift olarak beraber kalırlar.Psy leśne są prawdopodobnie monogamiczne, czyli jedna para łączy się na całe życie.
Ayrıca emekliliği süresince bilim tarihi hakkında birçok akademik makale yazmıştır.W trakcie swojej akademickiej kariery ustanowił także kilka rekordów uczelni.
Etkinlik süresince Japonya'da birçok yerde tatil yapılmaktadır.W Japonii popularna jest praca wielogodzinna.
Savaş süresince evinden on yıl ayrı kaldı.W czasie wojny dwa lata przebywał rodzinnym domu.
Hassas cihazlar nakliyat, kullanım ve saklama süresince korunmalıdır.Karta charakterystyki musi być zawsze dostępna podczas ich transportu, używania i przechowywania.
Londra savaş süresınce her gün bombardımana tutuldu.Pozycje Japończyków były bombardowane całymi dniami.
Vietnam Savaşı süresince Güney Vietnam Hava Kuvvetleri tarafından kullanıldı.Podczas wojny wietnamskiej używało ich także lotnictwo Wietnamu Południowego.
II. Dünya Savaşı süresince Vichy hükümetine karşı direnişçiler arasında yer almıştır.Podczas II wojny światowej współpracował z rządem Vichy.
Doctor Who tema müziği cenaze süresince çaldı.Kto przyszedł na pogrzeb muzyka? (pol.).
Bu sembol yayın süresince ekranda beliren kırmızı bir dikdörtgendir.Każda fala obcych zaznaczana jest czerwoną strzałką na ekranie.
Şarkı yayını süresince de dizinin de fon müziği olmuştur.Z tego okresu pochodzi także portal, prowadzący na chór muzyczny.
Genel olarak 8 günlük bayram süresince üç şükran dile getirilir.W łukach nadokiennych ośmiu okien przedstawił z kolei Osiem błogosławieństw.
Lokavt süresince işçilerin iş sözleşmeleri askıda kalır.W okresie urlopu nie można pracownikowi wypowiedzieć umowy o pracę.
Savaş süresince geri hizmette hastahanede çalıştı.Do końca wojny leczył się w szpitalu.
O, 14 yıl boyunca (cumhurbaşkanlığı süresince) insan haklarına saygı duydu".Od 14 roku życia (od śmierci ojca) zarabiała na życie korepetycjami.
Otoriter yönetim süresince parti yasadışı olarak kalmıştır.Pod rządami junty działała nielegalnie.
Avrupa2daki üç yılı süresince Kopenhag’ta çoğunlukla lisansüstü araştırması yaptı.Przez ostatnie trzy lata produkcji model kupić można było w Norwegii.
Özellikle, Tokugawa dönemi süresince devam eden kiracılık sistemini yasallaştırmışlardır.Bland annat legaliserade de arrendesystemet som hade börjat bildas under Tokugawa-perioden.