süresince ile cümle
süresince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Eğer hastalık süresince maaş alırsanız işvereniniz hastalık parasını almak için başvuruda bulunur.Jos saat palkkaa sairauden ajalta, työnantajasi hakee sairauspäivärahan.
Eğer hastalık süresince maaş alırsanız işvereniniz hastalık parasını almak için başvuruda bulunur.Si recibe un sueldo durante su baja por enfermedad, su empleador solicitará la prestación por enfermedad.
Eğer hastalık süresince maaş alırsanız işvereniniz hastalık parasını almak için başvuruda bulunur.إذا حصلت على راتب أثناء فترة المرض، فإن صاحب العمل لديك يطلب البدل النقدي اليومي عن المرض.
Eğer hastalık süresince maaş alırsanız işvereniniz hastalık parasını almak için başvuruda bulunur.如果您在疾病期间获得了用人单位发放的薪水,单位则应申领疾病补偿,补偿金会直接发放给用人单位。因长期患病而无法从用人单位领取薪水的人,可在薪水停发后直接向
Eğitim süresince işsizlik yardımını aşağıda şekillerde alabilirsiniz.Du kan få arbetslöshetsförmån under studierna, om
Eğitim süresince işsizlik yardımını aşağıda şekillerde alabilirsiniz.También podrá percibir la prestación por desempleo durante un periodo de formación si:
Eğitim süresince işsizlik yardımını aşağıda şekillerde alabilirsiniz.Voit saada työttömyysetuutta opiskelun ajalta, jos
Eğitim süresince işsizlik yardımını aşağıda şekillerde alabilirsiniz.Vous pouvez percevoir les prestations de chômage pendant la période des études si
Eğitim süresince işsizlik yardımını aşağıda şekillerde alabilirsiniz.Вы можете получать пособие по безработице во время обучения, если
Eğitim süresince işsizlik yardımını aşağıda şekillerde alabilirsiniz.بإمكانك أن تحصل على ميزة البطالة عن العمل خلال فترة الدراسة، إذا
Eğitim süresince işsizlik yardımını aşağıda şekillerde alabilirsiniz.下列情况中,您可在培训期间领取失业保障金: 您已在TE办公室登记成为失业求职者,且仍在求职;
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.A magzati eredetek kutatása nem vádolja a nőket azért, ami a várandósság ideje alatt történik.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.A pesquisa em Origens Fetais não pretende culpabilizar as mulheres pelo que acontece durante a gravidez.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Cercetarea originilor fetale nu învinovǎţește femeile pentru lucrurile petrecute de-a lungul sarcinii.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Føtale oprindelser research handler ikke om at bebrejde kvinder for det der sker under graviditeten.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.태아 기원 연구는 여성들의 임신 중에 벌어진 것에 대해 비난하고자 하는 것이 아닙니다
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.La investigación de los orígenes fetales no culpa a las mujeres por lo que sucede durante el embarazo.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Penelitian asal-usul janin ini bukan tentang menyalahkan wanita tentang apa yang terjadi selama kehamilan.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Raziskave o izvoru zarodkov niso namenjene obtoževanju žensk za to, kar se zgodi med nosečnostjo.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Výskum pôvodu plodu nemá byť obviňovaním žien za to, čo sa deje počas tehotenstva.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Výzkum původu plodu není obžalobou žen za to, co se jim během těhotenství přihodí.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Исследование истоков плода не обвиняет женщин в том, что происходит во время беременности.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Фетальні дослідження походження не спрямовані на звинувачення жінок за те, що сталося під час вагітності.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.מחקר המקורות העובריים אינו מנסה להאשים אמהות במה שקורה במהלך ההריון.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.ليس الهدف من البحث في أصول الأجنّة إلقاء اللوم على النساء على ما يحدث أثناء الحمل.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.非難するものではありません どのようにして後世の健康状態を良くするか
Faiz oranı kredi süresince sabit.Takže to je třeba hypotéka na 10 let.
Fakat ölçülen enerji dengesizliği, kaydedilmiş en düşük solar minimum süresince gerçekleşti,하지만 측정된 에너지 불균형은 지구에 도달하는 태양 에너지가 최소인
Fakat ölçülen enerji dengesizliği, kaydedilmiş en düşük solar minimum süresince gerçekleşti,אבל חוסר האיזון שנמדד התרחש במהלך מינימום פעילות שמשית העמוק ביותר שתועד,
Fakat ölçülen enerji dengesizliği, kaydedilmiş en düşük solar minimum süresince gerçekleşti,لكن اختلال التوازن الطاقي الذي تم قياسه حدث خلال أعمق حد أدنى من الطاقة الشمسية في السجل،
Fakat ölçülen enerji dengesizliği, kaydedilmiş en düşük solar minimum süresince gerçekleşti,太陽光が最も極少だった時のものでした つまり地球に到達する太陽エネルギーが最も少なかった時です
Fakat Tohum Özgürlüğü Günleri süresince daha yoğun bir şekilde eylem yapmak istiyoruz.لكننا سنعمل بشكل مكثف في هذين الأسبوعين المخصصين لحرية البذور
Fakat Tohum Özgürlüğü Günleri süresince daha yoğun bir şekilde eylem yapmak istiyoruz.レーザー光線のように、
Glikoliz süresince karbonlara oksijen ve hidrojen eklenir. -Het proces van glycolse komt in essentie neer op --
Glikoliz süresince karbonlara oksijen ve hidrojen eklenir. -그러나 해당과정의 과정은, 저는 지금 이것을 직선 구조로 쓰고 있지만
Glikoliz süresince karbonlara oksijen ve hidrojen eklenir. - - -Mas tem uma estrutura de carbonos, e essa estrutura é partida em dois.
Glikoliz süresince karbonlara oksijen ve hidrojen eklenir. - -W procesie glikolizy, który właśnie odbywa się w Waszych komórkach, zapiszę to w ten sposób, jako łańcuch.
Glikoliz süresince karbonlara oksijen ve hidrojen eklenir. -Отже, процес гліколізу. Запишу в рядок, але ви можете собі уявляти це, як замкнений ланцюжок.
Glikoliz süresince karbonlara oksijen ve hidrojen eklenir. -בתהליך הגליקוליזיס, בעקרון אתם לוקחים, כאן זה צוייר כמו חוט,
Glikoliz süresince karbonlara oksijen ve hidrojen eklenir. -ولكن عملية تحلل الجلوكوز ، أنت بالضرورة تتحدث أنا أكتبها على هيأة خيط
GP: Yani, bu kriz süresince meydana gelen şeylerin en kötüsü de suçlama oyununa başlamamızdı.Acho que uma das piores coisas que aconteceram durante esta crise é que começámos um jogo de passa culpas.
GP: Yani, bu kriz süresince meydana gelen şeylerin en kötüsü de suçlama oyununa başlamamızdı.Chyba najgorsza część kryzysu to szukanie winnych.
GP: Yani, bu kriz süresince meydana gelen şeylerin en kötüsü de suçlama oyununa başlamamızdı.Een van de ergste dingen die gebeurd zijn in deze crisis is dat we met de vinger gingen wijzen.
GP: Yani, bu kriz süresince meydana gelen şeylerin en kötüsü de suçlama oyununa başlamamızdı.게오르기오스 파판드레우: 제 생각에는 이번 위기에서 일어난 일들 중
GP: Yani, bu kriz süresince meydana gelen şeylerin en kötüsü de suçlama oyununa başlamamızdı.Nos, úgy gondolom, az egyik legrosszabb dolog, ami történt a válság alatt, hogy elkezdtük a vádaskodást.
GP: Yani, bu kriz süresince meydana gelen şeylerin en kötüsü de suçlama oyununa başlamamızdı.Одно из худших последствий этого кризиса — попытки найти виноватого.
GP: Yani, bu kriz süresince meydana gelen şeylerin en kötüsü de suçlama oyununa başlamamızdı.פפנדראו: ובכן, אני חושב שאחד הדברים הכי גרועים שקרו
Hareket etmiyorlar çünkü deney süresince nasıl hareket ettiklerini düşünmenize gerek yok.그것들은 움직이지 않습니다. 실험이 진행되는 동안 움직이지 않기 때문에, 그것들이 어떻게 움직일지를 고민할 필요가 없죠.
Hareket etmiyorlar çünkü deney süresince nasıl hareket ettiklerini düşünmenize gerek yok.Nem mozognak, s mivel nem mozognak a kísérlet idején nem kell aggódni miattuk, hogy hogyan mozognak.
Hareket etmiyorlar çünkü deney süresince nasıl hareket ettiklerini düşünmenize gerek yok.Те не се движат, и точно затова, по време на експеримента, няма защо да се притеснявате как се движат.
Hareket etmiyorlar çünkü deney süresince nasıl hareket ettiklerini düşünmenize gerek yok.הם לא זזים, ומכיוון שהם לא זזים במהלך הניסוי, אתה לא צריך לשים את הדעת על איך הם זזים.
Hareket etmiyorlar çünkü deney süresince nasıl hareket ettiklerini düşünmenize gerek yok.والتي لاتتحرك ولانها لا تتحرك اثناء ذلك اقصد .. اثناء التجربة فلا داعي للاهتمام بكيفية حركتها
Hareket etmiyorlar çünkü deney süresince nasıl hareket ettiklerini düşünmenize gerek yok.パートンは動かないので どう動くか心配する必要もなく 間の力を心配する必要もありません
Hareket süresince sürtünme, uzaklıkla ters yönde olacak şekilde cisme etki eder.이동시간낸내 마찰력은 운동방향과 반대방향으로 작용합니다
Hareket süresince sürtünme, uzaklıkla ters yönde olacak şekilde cisme etki eder.Po celou dobu jde tření proti směru jízdy.
Hareket süresince sürtünme, uzaklıkla ters yönde olacak şekilde cisme etki eder.Przez cały czas, tarcie działa przeciwnie do przesunięcia.
Hareket süresince sürtünme, uzaklıkla ters yönde olacak şekilde cisme etki eder.Увесь час тертя діє проти відстані.
Hareket süresince sürtünme, uzaklıkla ters yönde olacak şekilde cisme etki eder.החיכוך פועל כל הזמן בכוון מנוגד לכוון התנועה.
İhbar öneli süresince çalışan için normal çalışanın hak ve görevleri geçerlidir ve normal maaşını alır.Under uppsägningstiden har arbetstagaren samma rättigheter och skyldigheter och han eller hon får normal lön.
İhbar öneli süresince çalışan için normal çalışanın hak ve görevleri geçerlidir ve normal maaşını alır.في فترة الإنتظار للإستقالة تنطبق على العامل الحقوق والواجبات العادية للعامل ويحصل على راتب طبيعي.