süresince ile cümle
süresince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.Mijn eerste liefde was de enige bezoeker tijdens mijn drie jaar van militaire dienst.
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.Minden nagy, hála neked. Úgy éreztem, hogy ti ketten szükséges kis időt együtt. A csávó rendelkező labdát.
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.Min första kärlek var enda besökaren under min tre år militärtjänst.
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.Mi primer amor fue el único visitante durante mis tres años del servicio militar.
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.Mi primer amor fue... la única visitante durante mis dos años en el servicio militar.
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.Mối tình đầu của tôi là một vị khách duy nhất đã tới thăm trong suốt 3 năm nghĩa vụ quân sự của tôi.
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.Moje první láska byla... moje jediná návštěvnice během mé dvouleté vojenské služby.
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.Mora biti Jisoo. Je lahko ali pa ne vem.
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.Tôi nghĩ là cậu nên dành thêm thời gian cho cô ấy. Thằng ngốc này nó chả hiểu cái gì đâu
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.Totul e minunat, mulțumită ție. Am simțit că voi doi nevoie de ceva timp împreună. Mingea având în dude.
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.Tudo está ótimo, graças a você. Eu senti que você duas precisava de algum tempo juntos. Bola com o gajo.
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.Všechno je skvělé, díky tobě. Cítil jsem, že vy dva jste potřeboval nějaký čas spolu. The Dude je s míč.
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.Všetko je skvelé, vďaka tebe. Cítil som, že vy dvaja ste potreboval nejaký čas spolu. The Dude je s loptu.
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.Wszystko jest super, dzięki tobie. Czułem, że wy dwaj potrzebował trochę czasu razem. Koleś piłka posiadające.
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.Τα πάντα είναι μεγάλη, χάρη σε σας. Ένιωσα ότι εσείς οι δύο αναγκαίες λίγο χρόνο μαζί. Με μπάλα του μάγκα του.
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.Все просто супер, дякую вам. Я відчував, що ви обидва необхідних деякий час разом. Имеющие м'яч чувак.
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.Моей первой любовью была одна девушка, с которой я познакомился, когда служил в армии.
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.Първата ми любов беше единственият ми посетител по време на военната служба.
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.הכול נפלא, תודה לך. הרגיש ששניכם צריך קצת זמן ביחד. הכדור של האח שיש.
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.الزائر الوحيد أثناء خدمتي العسكرية الثلاثة سنوات
Benim ilk aşkım... ...iki yıllık askerlik görevim süresince beni ziyaret eden tek kişi olan bayandır.كلّ شيء عظيم، شكرا لكي شعرت بأنّكما الإثنان تحتاجان بعض الوقت سويّاً كرة إمتلاك الرجل
Bildirgenin yayınlanmasının ardından geçen iki hafta süresince 100.000’den fazla imza toplandı.En menos de dos semanas desde su lanzamiento, la petición recolectó más de 100,000 firmas.
Bildirgenin yayınlanmasının ardından geçen iki hafta süresince 100.000’den fazla imza toplandı.Всего лишь за две недели петиция собрала более 100 000 подписей.
Bir şeyi gerçek ten isterseniz, 30 gün süresince yapabilirsiniz.여러분이 무엇인가를 정말 간절히 원한다면 30일이면 그 일을 충분히 할 수 있다는 겁니다.
Bir şeyi gerçek ten isterseniz, 30 gün süresince yapabilirsiniz.Anda dapat melakukan apapun selama 30 hari.
Bir şeyi gerçek ten isterseniz, 30 gün süresince yapabilirsiniz.Har du altid ønsket at skrive en roman?
Bir şeyi gerçek ten isterseniz, 30 gün süresince yapabilirsiniz.lahko to počneš trideset dni.
Bir şeyi gerçek ten isterseniz, 30 gün süresince yapabilirsiniz.שאם אתם באמת רוצים משהו מספיק, תוכלו לעשות הכל ב30 יום.
Bir şeyi gerçek ten isterseniz, 30 gün süresince yapabilirsiniz.انك اذا كنت ترغب في شيء بشكل كبير, سوف تقوم به في 30 يوم
Bir şeyi gerçek ten isterseniz, 30 gün süresince yapabilirsiniz.何だってできるとわかりました 小説を書いてみたいと思ったことは?
Bir şeyi gerçek ten isterseniz, 30 gün süresince yapabilirsiniz.如果你真係好想做一樣嘢, 你可以持續做果樣嘢30日。
Bu boyut süresince olan yıkımların, sadece hayatta olduğunu sanırdım.A pusztulás dimenziójában épphogy csak túlélek.
Bu boyut süresince olan yıkımların, sadece hayatta olduğunu sanırdım.In aceasta dimensione a devastarii, pur si simplu voi supravietui.
Bu boyut süresince olan yıkımların, sadece hayatta olduğunu sanırdım.ln der verwüsteten Ebene überlebte ich einfach nur.
Bu boyut süresince olan yıkımların, sadece hayatta olduğunu sanırdım.Na této rovině devastace jsem dělal vše, abych přežil.
Bu boyut süresince olan yıkımların, sadece hayatta olduğunu sanırdım.Nella pianura devastata sono appena sopravvissuto.
Bu boyut süresince olan yıkımların, sadece hayatta olduğunu sanırdım.Sur cette plaine dévastée je ne faisais que survivre.
Bu boyut süresince olan yıkımların, sadece hayatta olduğunu sanırdım.Trong vùng đất bị tàn phá này... ...tôi sống mà như chết.
Bu boyut süresince olan yıkımların, sadece hayatta olduğunu sanırdım.Wszystkim czego chce w tym wymiarze zniszczenia, to po prostu przetrwać.
Bu boyut süresince olan yıkımların, sadece hayatta olduğunu sanırdım.Μέσα σ' αυτή την διάσταση της ερήμωσης, μόλις που επιζούσα.
Bu boyut süresince olan yıkımların, sadece hayatta olduğunu sanırdım.Проще говоря, я хотел только выжить.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.Az a véges erőforrás, amit eltöltünk, amíg itt vagyunk e földön.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.C'est la ressource limitée que nous utilisons lors de notre vie sur terre.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.Det är de begränsade resurser som vi spenderar medan vi är på den här jorden.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.Det er den begrænsede ressource, som vi bruger af, mens vi er på jorden.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.E resursa finită pe care o consumăm în timpul existenţei noastre pe pământ.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.Es el recurso finito que tenemos mientras estamos en este mundo.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.Es ist die begrenzte Ressource, die wir verbrauchen während wir auf dieser Welt sind.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.Het is de eindige grondstof die we opgebruiken terwijl we op aarde zijn.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.Ide o konečný zdroj, z ktorého čerpáme pokým sme na tejto zemi.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.Je to konečný zdroj, ze kterého ubíráme během života na zemi.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.Käytämme äärellistä resurssia, kun olemme maapallolla.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.순간은 살아 있는 동안 우리가 소비하는 유한 자원입니다.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.Nó là một nguồn tài nguyên vô tận mà chúng ta đang sử dụng khi mà chúng ta vẫn còn trên thế giới này.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.Nós estamos a gastar este recurso finito enquanto estamos nesta terra.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.Sono le risorse limitate che stiamo spendendo mentre siamo in questo mondo.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.Terhadap sumberdaya terbatas yang kita habiskan ketika kita masih dibumi ini.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.Εκείνη η τετελεσμένη πηγή που σπαταλάμε όσο βρισκόμαστε σε αυτή τη γη.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.Това е крайният ресурс, който изразходваме, докато сме на тази земя.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.Це обмежений ресурс, який ми витрачаємо, поки знаходимося на цій землі.