Halen milletvekili olarak görevini sürdürmektedir.Sin embargo, siguió ejerciendo su cargo de diputado.
Forestier yaşamını Paris'te sürdürmektedir.Deforges vivió en París.
Şalom gazetesi bu yönüyle dünyada tek olma özelliğini sürdürmektedir.Su decoración característica es única en todo el mundo.
Bu sosyal dengeyi korumak ve sürdürmek kraliyet adaletinin özüydü.Preocuparse y salvarse a sí mismos era la única ley existente.
1982 yılından beri yaşamını New York'ta sürdürmektedir.Desde el año 1981 vive en la Ciudad de Nueva York.
İspanyollar bu geleneği sürdürmemişlerdir.Los monjes no hicieron sino seguir esta costumbre.
150 ilâ 213 ülke arasında varlığını sürdürmektedir.Tienen derecho a votar 251 vecinos.
Hâlâ kariyerini o takımda sürdürmektedir.Toda su carrera la desarrolló en ese equipo.
Şu an kariyerini Werder Bremen kulübünde sürdürmektedir.Actualmente es el estadio del Werder Bremen.
Gibss, Arko Nem Günümüzde Evyap İnternational Dış Ticaret A.Ş. devam eden ile beraber sürdürmektedir.Krupp no interferiría en los negocios americanos de GE, y viceversa.
Bay Smith ile teması sürdürmelisin.Dovresti tenerti in contatto con il signor Smith.
Sen bana yalanlar söylemeyi sürdürmemeliydin.Non avresti dovuto continuare a dirmi bugie.
Suzuki'nin askeri ağırlıklı kabinesinin büyük çoğunluğu savaşı sürdürmeyi tercih ediyorfu.Per la maggior parte, il dominio militare di Suzuki favorì la continuazione della guerra.
Piaget, geleneksel bir teknik sayesinde minyatür resim sanatını sürdürmektedir.Piaget perpetua l'arte della verniciatura miniatura grazie ad una tecnica tradizionale.
Buna rağmen film çalışmalarını sürdürmekten geri kalmadı..Non dimentica intanto le inchieste filmate.
2008 yılından itibaren meclis başkanvekili olarak görev sürdürmektedir.Abbandona la carica di deputato regionale l'anno successivo.
Glasgow temelli olan grup, Polydor Records şirketine bağlı olarak çalışmalarını sürdürmektedir.Hanno sede a Glasgow e hanno un contratto con la Polydor Records.
Günümüzde hâlen az sayıda Karay varlığını sürdürmekte, bunların büyük bölümü de İsrail'de yaşamaktadır.Esistono attualmente caraiti in esigue quantità, la maggior parte residenti in Israele.
2011 yılından bu yana bu görevi sürdürmektedir.Dal 2011 tuttavia questo non è più in funzione.
30 yıla yakın bir süredir Kyokushinkai stili karate çalışmalarını eksiksiz sürdürmektedir.Dal Kyokushinkai, nel corso degli anni, sono nati tutti gli altri stili di Full Contact Karate.
Yaşamını Korsika'da sürdürmektedir.Si ritirò a vivere in Corsica.
Freeman Charleston, Missisipi’de ve New York’da hayatını sürdürmektedir.Morgan Freeman vive a Charleston, nel Mississippi.
O zamandan beri bu görevi sürdürmektedir.Ha mantenuto questo incarico fino ad oggi.
F1'de ise halen varlığını sürdürmektedir.In F1 non ha mai ottenuto punti.
Karaçi'de küçük bir Yahudi cemaati varlıklarını halen sürdürmektedir.A Viareggio esiste un piccolo cimitero ebraico.
Bu bölünme günümüzde de varlığını sürdürmektedir.Questa divisione permane ancora oggi.
Duşanbe'de yaşamını sürdürmektedir.Nel frattempo la moglie si fa una doccia.
Bu fikirlerin amacı, yaygınlaşan eğitim fikrini korumak ve sürdürmekti.L'obiettivo era e continua ad essere lo sviluppo e l'uso comune dei satelliti per le comunicazioni.
Kariyerini San Marino Ligi takımlarından Juvenes/Dogana'da sürdürmektedir.Durante la sua carriera ha giocato con Juvenes/Dogana e San Marino.
Çalışma hayatını Konak Belediyesi'nde sürdürmektedir.Il procedimento è però ancora in corso per quanto riguarda i lavori nella città di Ancona.
Buna karşın, Artyom usanmak bilmeden bu gerçek dışı görünen rutinini sürdürmeye devam eder.Piuttosto, egli sembra sorridere per lo spirito di questa situazione insolita.
Halen Aytemiz Şirketler Grubu Onursal Başkanlığı görevini sürdürmektedir.Tettamanti continua a ricoprire il ruolo di Presidente Onorario.
Burada, bir zamanların güçlü Sartanları hayatta kalmak için mücadele etmeyi sürdürmektedir.I reggimenti Imperiali dovranno battersi duramente per sopravvivere questa volta.
Şimdilerde seks işçiliği yaparak hayatını sürdürmektedir.Attualmente, questo viene sostituito dall'avere rapporti sessuali.
Ülkesindeki başarısını ABD'de sürdürmeyi başardı.Deve essersi chiesto se poteva avere successo nel ministero negli Stati Uniti.
Ama batıda olduğu gibi Türkiye'de de geleneksel bir sanat olarak varlığını sürdürmektedir.Si può dire che in area occidentale è sempre esistito un mercato dell'arte.
Kişisel hayatı hakkındaki gizliliğini sürdürmeyi tercih ediyor.È molto riservata riguardo alla sua vita personale.
Günümüzde enstitüdeki araştırmacılar 5 bölüm ve 3 araştırma grubunda çalışmalarını sürdürmektedir.Oggi sono in funzione 5 reattori di ricerca, operati dalla CNEA e da altri enti di ricerca.
Kadınlarımız ise yardımlaşma ve dayanışmayı dün olduğu gibi bugünde sürdürmektedir.Non ci sono più le prove di forza e l'endurance durante il torneo come nel precedente episodio.
Gittikçe zayıflayan hafızasına rağmen 2007 yılına kadar mesleğini sürdürmeye çalıştı.Continuò a lavorare assiduamente, nonostante la grave malattia, fino all'anno della sua morte nel 1994.
Ayrıca ilçede Selçuk Üniversitesi Ilgın Meslek Yüksek Okulu eğitim öğretim sürdürmektedir.Attualmente ospita la "Scuola di Alta Formazione in Sicurezza sul lavoro".
2009'da Liam kariyerini sürdürmek için Amerika'ya taşındı.Nel 2003 si trasferisce negli Stati Uniti per proseguire la carriera.
Kulüp mücadelesini hala bu ligde sürdürmektedir.Il II Congresso di Lotta Continua.
1999 yılından beri Güney Doğu İngiltere Avrupa Parlamentosu Üyesi olarak görevini sürdürmektedir.Dal 1999 costituiscono i collegi elettorali dell'Inghilterra per il Parlamento europeo.
Kutnuculuk günümüzde az sayıda temsilcisi ile varlığını sürdürmektedir.I Batani comunque manterranno la loro presenza con una quota di minoranza.
Bunun sonucunda ayrılmaya ve arkadaşlıklarını sürdürmeye karar vermişlerdir.Ma, alla fine, si lasciano e decidono di rimanere amici.
İspanyollar bu geleneği sürdürmemişlerdir.Испанцы эту традицию не продолжили.
Don Lee , daha sonra tıp eğitimini sürdürmek için JYP'i bıraktı .Позже, Дон Ли покинул агентство, чтобы продолжить медицинские исследования.
Bu akımı sürdürmek için mekanik işin gerekli olduğunun nasıl ortaya çıktığını anlamak ilginçtir.Интересно понять, как получается, что чтобы управлять этим током, необходима механическая работа.
Bazı ülkeler Büyükelçiliklerini burada sürdürmektedir.Здесь же расположены посольства ряда стран.
Suzuki'nin askeri ağırlıklı kabinesinin büyük çoğunluğu savaşı sürdürmeyi tercih ediyorfu.Большинство милитаризованного правительства Судзуки выступало за продолжение войны.
Kişisel hayatı hakkındaki gizliliğini sürdürmeyi tercih ediyor.Предпочитает отделять работу от личной жизни.
Halen bu görevini sürdürmekte.Исполняйте ваш долг как до сих пор.
Mücadeleyi sürdürmek artık mümkün değildi.Сил для продолжения борьбы не было.
Grup hala varlığını sürdürmektedir.Община продолжает существование.
Duşanbe'de yaşamını sürdürmektedir.Позже он идет в душ.
Bu özelliğinden dolayı oğlunun da kendi işini sürdürmesini istiyordu.Мечтал о том, чтобы и его сын перенял эту профессию.
Statükoyu sürdürmek var olan durumu olduğu gibi korumak anlamına gelir.Сохранить статус-кво — значит оставить всё так, как есть.
Bu takviye kuvvetle savaşı sürdürmeye karar verdiler.Они вместе готовятся к решающему сражению.
Bazı iskemle atölyeleri 60 yıldan uzun bir süredir iskemle örme işlerini sürdürmektedir.Кауфман более 60 лет ездит на мотоциклах.