Ana içeriğe geç
Sözlük

sürdürme ile cümle

sürdürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak dönüş yolunda yolculuklarını sürdürmeye karar verdi.Il demeure toutefois confiant quant à son retour sur le circuit.
O zamandan beri bu görevi sürdürmektedir.Il n'avait cessé jusque-là d'exercer cette fonction.
Kariyerini Sevilla FC'de sürdürmektedir.Il termine sa carrière au Sevilla FC de Porto Rico.
Diğer bölümler ise akreditasyon çalışmalarını sürdürmektedirler.Certaines filières Sont encore sous réserve d'accréditation .
Fielding yaşamını Londra ve Los Angeles arasında sürdürmektedir.John partage son temps entre Los Angeles et Londres.
Mesleğini Fransız kanalı M6'da sürdürmektedir.Zone interdite, émission de télévision française sur M6.
Okulun kurucu temsilciliğini Şubat 1998'den bu yana Yansı Eraslan sürdürmektedir.Des lycéens se mobilisent dès le mois de février.
Bu şekilde savaşı Polonya'nın Alman işgalindeki topraklarında sürdürmek amaçlanıyordu.En effet, son objectif était uniquement de mener des opérations sur la Pologne occupée.
Ayrıca bu törenlerin yüzyıllar boyunca şiddetini artırarak varlığını sürdürmesi şaşırtıcıdır.Parallèlement à cette évolution calendaire, la durée des festivités a varié au cours des siècles.
Bugün okul hala, sekiz katlı üç blokta eğitim ve öğretimi sürdürmektedir.Le réseau est actuellement constitué de trois lignes régulières et huit circuits scolaires.
Halen aynı serinin çizerliğini sürdürmektedir.Il poursuit en même temps la série Louca.
Halen bu kulüpte sporculuk yaşantısını sürdürmektedir.Pour autant, l'ambiance reste détestable au sein du club.
Bir insanı birinin arkadaşı yapmak kolaydır fakat onu öyle sürdürmek zordur.Es fácil hacer a una persona amigo de uno, pero es difícil mantenerlo así.
Bir kız (Tamar) ve bir oğlan (Ararat) annesi olan yazar hayatını yazarak sürdürmektedir.Así, la madre y la hija pudieron colaborar juntas en la escritura de novelas.
Dünyanın sayılı 200 gözlem veri merkezi ile 1939 yılından bu yana sürdürülen veri alışverişini sürdürmek.Practica el intercambio de datos con los 200 centros de datos observacionales del mundo desde 1939.
Eleştirmenler, Williams’ın Güneyli Gotik tarzında yazdığı düşüncesini sürdürmektedirler.Los críticos del género sostienen que Williams escribía en estilo gótico sureño.
Ne yazık ki MacGreevy şiir yazmayı sürdürmesine rağmen, bu yaşamı süresinde basılan tek şiir toplamı oldu.Aunque MacGreevy en años sucesivos siguió escribiendo poesía, esta fue la única colección que publicó en vida.
Piaget, geleneksel bir teknik sayesinde minyatür resim sanatını sürdürmektedir.Piaget perpetúa el arte de la pintura en miniatura gracias a una técnica tradicional.
Onlar şimdi dostça bir ilişkisin sürdürmektedir.Actualmente mantienen una relación de amistad.
Bu uğraşından esinlenerek bir komedi hikâyesi yazma çalışmalarını sürdürmektedir.Me muero de ganas de escribir una comedia...
F1'de ise halen varlığını sürdürmektedir.Parece que la F1 sigue despertando sus pasiones.
Bazı ülkeler Büyükelçiliklerini burada sürdürmektedir.Ambos países tienen embajadas residentes.
Yaşamını Paris'te, eşiyle birlikte sürdürmektedir.Su mujer, en cambio, parte sola a París.
Gondvana, güney kutbuna doğru kaymayı sürdürmektedir.Gondwana comenzó la deriva hacia el Polo Sur.
Bu fikirlerin amacı, yaygınlaşan eğitim fikrini korumak ve sürdürmekti.El objetivo era, y sigue siendo, el desarrollo y uso común de satélites de comunicaciones.
Görevini halen sürdürmektedir.Luego continua su misión.
Britanyalı veteriner Matthew Homfray ile evli olan yazar, halen Londra'da yaşamını sürdürmektedir.Hija del editor Mathias Jenny, está casada con el veterinario Matthew Homfray, con quien vive en Londres.
Merkez Kampüs'de faaliyetlerini sürdürmektedir.Continua la cumbre en Camp David.
Kutsal Makam devletlerle olan diplomatik ilişkilerini sürdürmektedir.La Santa Sede mantiene relaciones diplomáticas con numerosos países.
Meistriliiga 2009'u da 1. olarak sürdürmektedirler.Españoles en el mundo para La 1, del año 2009 a la actualidad.
A.Ş. yaparak faaliyetlerini sürdürmektedir.A.A. cómo trabaja.
19. yüzyıl sonlarında çiftliklerde çalışmak için gelen birkaç yüz Japon halen varlıklarını sürdürmektedirler.Durante el comienzo del siglo XIX muchas familias japonesas vinieron a trabajar en colonias agrícolas.
Kutnuculuk günümüzde az sayıda temsilcisi ile varlığını sürdürmektedir.La Trinchera acoge solo unas pocas comunidades actualmente.
Yaşamını ve çalışmalarını Edirne'de sürdürmektedir.Donde se explica de manera detallada su vida y su obra.
Ekonometri Bölümü henüz öğretime başlamamış olup, öğretim hazırlıklarını sürdürmektedirler.Muchos maestros no conocen la historia, solo están enseñando los pasos.
İslami ilkeler, 1300 yıl öncesinde olduğu kadar bugün de uygulanabilir olma özelliklerini sürdürmektedir.También sucedió lo mismo en Japón, pero esa costumbre se ha podido rastrear solo hasta mil años atrás.
Bu bölünme günümüzde de varlığını sürdürmektedir.Esta división aún existe.
Daha sonra, dönemin birçok ressamı gibi Twachtman da eğitimini sürdürmek için Avrupa'ya gitti.Durante la travesía, Schmidtmeyer, como tantos viajeros de la época, hacía dibujos.
Çift Clavering, Essex'te yaşamını sürdürmektedir.La familia vive en Clavering, Essex.
Kariyerini ABD'de sürdürmektedir.Su carrera continuó en los Estados Unidos.
Yazar hâlen İstanbul'da hayatını sürdürmekte ve yazı çalışmalarına devam etmektedir.Es en el mismo Balsicas donde vivirá y desarrollará su labor literaria.
Fabrika, etkinliğini günümüzde de sürdürmektedir.Hoy en día la fábrica sigue en funcionamiento.
Hali hazırda Sheffield Wednesday'de futbol yaşamını sürdürmektedir.Se retiró jugando en el Sheffield Wednesday Football Club.
Statükoyu sürdürmek var olan durumu olduğu gibi korumak anlamına gelir.Por lo tanto, ella ha prometido protegerlo sea cual sea la situación.
Üniversite 1. ve 2. öğretimin yanı sıra e-öğrenme üzerinden çalışmalarını sürdürmektedir.Los pasos 1 y 2 del ciclo de instrucción se conocen como ciclo de búsqueda.
Başarmak, kendiniz için belirlediğiniz yolu sürdürmektir.Enséñame el camino Que has de tomar.
Ayrıca 2002'den bu yana Nas albümlerinde yer almayı sürdürmektedir.También ha estado trabajando en nuevo álbum desde 2005.
Futbol hayatını şu anda(2010) Hannover 96'ta sürdürmektedir.En 2002 se va al fútbol alemán, concretamente al Hannover 96.
Bunlar olanak verme ya da sürdürme yoluyla disfonksiyonel davranışların güçlenmesine yardımcı olurlar.Esto tiende a reforzar el comportamiento disfuncional, ya sea a través de la habilitación o perpetuación.
Yaşamını Fransa'da sürdürmekteydi.Sin embargo, mantuvo su residencia en Francia.
Oyuncu TV filmleri ve tiyatro çalışmaları ile oyunculuğu sürdürmektedir.Su abuelo lo llevaba a ver películas y obras de teatro.
Fielding yaşamını Londra ve Los Angeles arasında sürdürmektedir.El resto de su carrera profesional lo pasaría a medio camino entre Londres y Los Ángeles.
30'lu yaşlardaki Metin, televizyon showları için skeç yazarak hayatını sürdürmektedir.‘Chispazos’ celebra 30 años en la TV.
Genel olarak, "sakin ve nazik tavrıyla verimli Müttefik ilişkilerini sürdürmek için çok şey yaptı".Me han acogido con toda cordialidad, verdaderamente conmovedor por su sinceridad evidente”≫.
Mahallenin gelenek ve kültürlerinde mübadil kültürü hüküm sürdürmektedir.Predomina en el municipio la cultura y las tradiciones mayas.
Sanatsal çalışmalarını 1968'den beri sürdürmektedir.Ejerció como director artístico desde entonces hasta 1968.
Kendisi dört yaşındayken ailesinin taşındaığı Montreal, Quebec'te yaşamlarını sürdürmektedirler.Su familia se mudó a Montreal (Quebec) cuando ella tenía cuatro años de edad.
Az nüfusa ve karışık evliliklere rağmen cemaatin varlığını sürdürmesi için istekle çalışılmaktadır.A pesar de las burlas y dudas de sus amigos, deciden llevar a cabo el proyecto.
Mücadeleyi sürdürmek artık mümkün değildi.Pero en esta posición era imposible continuar la lucha.
Kişisel hayatı hakkındaki gizliliğini sürdürmeyi tercih ediyor.Es muy cauto al respecto de su vida privada.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod