Bunun yanı sıra, mevcut birkaç çoban halen küçükbaş hayvancılığı sürdürmektedir.Zudem gibt und gab es nur wenige Bauern, die tatsächlich noch ihr eigenes Saatgut erzeugen.
Aynı zamanda İnternet üzerinden gazetenin dijital sürümü yayınını sürdürmektedir.Auch indigene Literatur wird zunehmend über das Internet verbreitet.
Grup genellikle Toronto'da çalışmalarını sürdürmektedir.Die Serie spielt überwiegend in Toronto.
Tuncay Şanlı ile o günden bu güne devam eden sıkı bir arkadaşlık sürdürmektedir.Mit Tartini verband ihn seit dieser Zeit eine langjährige Freundschaft.
Svanlar, pek çok eski geleneği sürdürmektedirler.Die Tunas haben viele Traditionen beibehalten.
Şalom gazetesi bu yönüyle dünyada tek olma özelliğini sürdürmektedir.Diese Art der Spurführung ist weltweit einmalig.
Yücel, Almanya'nın etkin gazetelerinden Die Welt'in Türkiye temsilciliğini sürdürmektedir.Pürlü vertritt den Islam in Deutschland in den Medien.
Sabian zilleri, Vic Firth bagetleriyle anlaşmasını sürdürmektedir.Gadd spielt Signature Sticks und Besen von Vic Firth.
Ayrıca 2007 yılından beri grup yönetim kurulu üyeliği görevini sürdürmektedir.Seit dem Jahr 2007 erfolgten weitere Aktivitäten der Gemeindeverwaltung.
Bugün okul hala, sekiz katlı üç blokta eğitim ve öğretimi sürdürmektedir.Die Aus- und Weiterbildung findet an acht Fachschulen statt.
Hoger, film yapımcısı Frank Döhmann ile evlenmiş ve yaşamını Berlin'de sürdürmektedir.Barakovich heiratete den Wiener Drehbuchautor Paul Frank und hielt sich mit ihm eine Zeit lang in Berlin auf.
Ağaç ise hala görevini sürdürmektedir.Ensuite, il peint L'Arbre bénit.
The Allman Brothers Band ile ve The Derek Trucks Band ile çalışmalarını sürdürmektedir.Il est membre du Allman Brothers Band et est le leader du Derek Trucks Band, et Tedeschi-Trucks Band.
Şu anda Milano’da Bocconi Üniversitesi'nde MBA eğitimini sürdürmekte ve Saatchi & Saatchi'de staj yapmaktadır.Il est actuellement étudiant MBA à l'université Bocconi à Milan et effectue un stage chez Saatchi & Saatchi.
Kişisel hayatı hakkındaki gizliliğini sürdürmeyi tercih ediyor.Il préfère se consacrer à sa vie privée.
Bu arada Almanlar Stalingrad Savaşı'nın hazırlıklarını da sürdürmektedirler.Pendant ce temps, les Allemands se préparent aussi à la bataille de Stalingrad.
Zehir etkisini birkaç gün sürdürmektedir.L’effet du poison dura plusieurs heures,,.
Van Pelt ve Rigsby çifti özel dedektiflik işi sürdürmektedirler.Quant à Van Pelt et Rigsby, ils dirigent une entreprise d'espionnage à leur compte.
Fabrika, etkinliğini günümüzde de sürdürmektedir.La fabrique est encore en activité de nos jours.
Günümüzde, kendi modern binasıyla İstinye'de faaliyetini sürdürmektedir.Notons qu'actuellement il vit sa troisième construction.
Günümüzde kentte eski şirketler halen varlığını sürdürmektedir.Les anciens entrepôts de la compagnie existent toujours.
Spor hayatını Almanya'da sürdürmektedir.Il poursuit sa carrière en Allemagne.
Onlar şimdi dostça bir ilişkisin sürdürmektedir.Ils entretiennent une relation amicale.
Kulüp mücadelesini hala bu ligde sürdürmektedir.Malgré cela, le club continue de miser sur lui.
Mustafa Süder yurt dışında da çalışmalarını sürdürmektedir.Oger International opère également à l'étranger.
Nihayet 1986'da, Vietnam yetkililerin gözetimi altında, Küba'da eğitimini sürdürmesine izin verildi.En 1986, il fut envoyé à Rome poursuivre ses études.
Daha sonra voleybol kariyerini İspanya’da sürdürmeye başladı.Cathy Claret poursuit alors une carrière en Espagne.
Bazı ülkeler Büyükelçiliklerini burada sürdürmektedir.Plusieurs États étrangers y ont implanté leur ambassade.
Çalışanlar öğrenim görmüş olmalı ve eğitilmelidir: bir öğrenme organizasyonunu sürdürmelidirler.Les employés doivent être éduqués et entraînés : ils doivent se maintenir en apprentissage permanent.
Don Lee , daha sonra tıp eğitimini sürdürmek için JYP'i bıraktı .Don a quitté la JYP pour devenir dentiste.
F1'de ise halen varlığını sürdürmektedir.Sa carrière en F1 n'ira pas plus loin.
Çıkışını sürdürmeye devam etti.Il cherche à poursuivre sa route.
Yaşamını Korsika'da sürdürmektedir.Il continue à vivre en Corse.
Yayınını halen sürdürmektedir.Ils présentent toujours leur émission .
Bölgenin önemli şehirlerinden birisi olan Karabük'de giderek gelişimini sürdürmektedir.Une communauté de réfugiés arméniens toujours de plus en plus nombreuse arrive dans la ville.
Ankara Büyükşehir Belediyesi, Temelli'ye otobüs seferlerini 2005 yılından bu yana sürdürmektedir.La capitale Tallinn offre déjà la gratuité des bus depuis 2013.
Kutsal Makam devletlerle olan diplomatik ilişkilerini sürdürmektedir.Le Saint-Siège entretient des relations diplomatiques avec tous les pays de l'Union européenne.
Köy, eski örf ve adetleri sürdürmeye çalışmaktadır.Le maire souhaite détruire les vieux remparts.
Grup 12. stüdyo albümünün kayıtlarını sürdürmektedir.Le groupe a enregistré douze albums studio.
Bu sırada iyi bir ninja olabilmenin eğitimini sürdürmektedirler.C'est grâce à elle qu'il devient un ninja digne de devenir Genin.
Bunlara ilaveten Abant Platformu Eş Başkanlığı görevini de sürdürmektedir.Il en reste l’un des vice-présidents chargé de la plateforme Patrimoine.
Grup hala varlığını sürdürmektedir.Le groupe existe encore à ce jour.
Gene aynı yıllarda köyün okulunda 90 öğrenci eğitim hayatını sürdürmekteydi.Ce faisant, il sauve la vie des 90 étudiants qui s'y étaient dissimulés,,.
Fakat bursu kabul etmeyerek dağınık yaşantısını sürdürmeye devam etti..Néanmoins, le temps est venu de supporter l'insupportable...
Bulut çalışmalarını halen İzmir'deki atölyesinde sürdürmektedir.Par la suite, il crée ses propres soirées à Ibiza.
Ve sürdürmeye devam edecekler.Et elle va continuer.
UWC'nin Ulusal Komiteleri, 130'dan farklı ülkede gönüllü ve mezunlar tarafından etkinliğini sürdürmektedir.Les comités nationaux UWC sont situés dans près de 130 pays par des bénévoles, d'autres ont du personnel.
Aynı zamanda İnternet üzerinden gazetenin dijital sürümü yayınını sürdürmektedir.Le quotidien édite également une version numérique du journal sur Internet.
Fakat diğer süreçler gizemini sürdürmektedir.Le mystère reste entier concernant son mode de fonctionnement.
Hali hazırda Sheffield Wednesday'de futbol yaşamını sürdürmektedir.Il évolue actuellement à Sheffield Wednesday.
Orada da iyi oyununu sürdürmekte..Et également un très bon jeu au pied.
Zapotekler, günümüzde Meksika'daki bir etnik azınlık olarak varlıklarını sürdürmektedir.Les Zapotèques forment toujours actuellement une ethnie mexicaine.
Fakirdir ancak pis işlere el atmamakta ve hayatını iyi sürdürmeye çalışmaktadır.Je veux que vous viviez vos vies misérables sans déranger.
Suzuki'nin askeri ağırlıklı kabinesinin büyük çoğunluğu savaşı sürdürmeyi tercih ediyorfu.Pour l'essentiel, le cabinet de Suzuki, dominé par les militaires, est en faveur de la poursuite de la guerre.
Mudo, çeşitli sosyal proje ve faaliyetlerini de sürdürmeye devam etmektedir.Murat Ses quant à lui poursuit une carrière internationale ainsi que divers projets.
2010 yılında dergi halen aynı şirket bünyesinde yayımını sürdürmektedir.Elle posera encore régulièrement jusqu'en 2000 pour ce même magazine.
Lermi, sahne hayatını Türkiye ve diğer Avrupa ülkelerinde sürdürmektedir.Sa santé lui permit de faire encore quelques déplacements en Scandinavie et d’autres pays européens.
Eğitimini Brüksel'de sürdürmektedir.Elle suit sa scolarité à Bruxelles.
1997'den beri faal olan kadın takımı da 2007 yılından beri üstünlüğünü sürdürmektedir.Un trophée qui fuyait l'équipe depuis 2007.
1999 yılından bu yana TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini Başaran Ulusoy sürdürmektedir.Depuis 2000, le conseil de l'Ametlla de Mar fait partie de la direction.