İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.Druhou věcí, kterou jsem se naučila, bylo, že půjčky jsou zajímavým nástrojem k budování mostů.
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.Ik heb geleerd dat leningen een middel zijn om te verbinden.
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.두 번째 배운 것은 대출이 서로의 연계성 측면에서 매우 흥미로운 도구라는 사실입니다.
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.La deuxième chose que j'ai apprise c'est que les prêts sont un bon outil pour créer du lien.
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.La seconda cosa che ho imparato è che i prestiti sono uno strumento molto interessante per la connettività.
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.Toiseksi olen oppinut, että lainat voivat olla mielenkiintoinen yhdistäjä.
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç. Verdiğiniz sadaka değil.La segunda cosa que aprendí es que los préstamos son una herramienta muy interesante para la conectividad.
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.Zweitens habe ich gelernt, dass Darlehen eine sehr interssante Art der Verbindung sind.
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.Το δεύτερο πράγμα που έμαθα είναι ότι τα δάνεια είναι πολύ ενδιαφέροντα εργαλεία συνεκτικότητας.
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.Во-вторых, я узнала о том, что займы есть очень интересный инструмент кооперации.
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.Второто, което научих, е, че заемите са много интересно средство за свързване.
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.По-друге, я дізналася, що кредити є цікавими інструментами для співпраці.
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.שנית, למדתי שהלוואות הן כלי מאוד מעניין לחיבוריות.
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.والامر الثاني الذي تعلمته .. هو ان القروض هي وسيلة رائعة للتواصل
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.寄付ではないのです
İlerlemeyi sürdürmenin anahtarı araştırmadır.A investigação é fundamental para a continuidade do progresso.
İlerlemeyi sürdürmenin anahtarı araştırmadır.A kutatás kulcsszerepet játszik a haladás fenntartása szempontjából.
İlerlemeyi sürdürmenin anahtarı araştırmadır.Forskning är av avgörande betydelse för fortsa a framsteg.
İlerlemeyi sürdürmenin anahtarı araştırmadır.Forskning er nøglen til at fastholde fremgang.
İlerlemeyi sürdürmenin anahtarı araştırmadır.Klíčem k udržení pokroku je výzkum.
İlerlemeyi sürdürmenin anahtarı araştırmadır.Kľúčom k udržaniu pokroku je výskum.
İlerlemeyi sürdürmenin anahtarı araştırmadır.La clave del mantenimiento de los avances es la investigación.
İlerlemeyi sürdürmenin anahtarı araştırmadır.La recherche constitue la clé de la poursuite du progrès.
İlerlemeyi sürdürmenin anahtarı araştırmadır.La ricerca è l'elemento chiave per un progresso continuo.
İlerlemeyi sürdürmenin anahtarı araştırmadır.Onderzoek is van essentieel belang om vooruitgang te kunnen blijven boeken.
İlerlemeyi sürdürmenin anahtarı araştırmadır.Podstawą utrzymania postępu w tym zakresie są badania.
İlerlemeyi sürdürmenin anahtarı araştırmadır.Raziskave pa so ključnega pomena za ohranitev napredka.
İlerlemeyi sürdürmenin anahtarı araştırmadır.Tutkimus on hyvin tärkeää kehityksen jatkumiselle.
İlerlemeyi sürdürmenin anahtarı araştırmadır.Научните изследвания са ключови за продължаване на напредъка.
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.As pessoas precisam de ganhar para viver.
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.Az embereknek meg kell élni.
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.Die Leute müssen ihren Lebensunterhalt bestreiten.
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.사람들은 생계를 꾸려나가야 합니다.
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.La gente deve guadagnarsi il pane.
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.Las personas tienen que ganarse la vida.
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.Les gens doivent gagner leur vie.
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.Lidé si musí nějak vydělávat.
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.Ľudia si musia nejako zarábať.
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.Ludzie muszą z czegoś żyć.
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.Mennesker skal tjene penge.
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.Mensen moeten geld verdienen.
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.Mọi người cần trang trải cuộc sống.
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.Oamenii trebuie să-și câștige existența.
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.Orang harus mencari penghidupan.
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.Οι άνθρωποι πρέπει να κερδίζουν τα προς το ζην.
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.Людям надо зарабатывать на жизнь.
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.Хората трябва да си изкарват прехраната.
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.ואנחנו מבינים שיש צורך בחוקים.
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.والناس تحتاج ان تعيل نفسها
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.しかしルールや報酬に
Kâr güdüsü olmadığı sürece, bu davranışı sürdürmek için bir sebep de olmayacak.No hay motivación por lucro, entonces no hay razón para continuar dicho comportamiento.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Hold ikke din tjenerinne for en ryggesløs kvinne! For jeg har hele tiden talt av min store sorg og gremmelse.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Janganlah aku ini dianggap perempuan jalang. Aku berdoa seperti ini karena aku sangat sedih.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››당신의 여종을 악한 여자로 여기지 마옵소서 내가 지금까지 말한것은 나의 원통함과 격동됨이 많음을 인함이니이다
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Nepřirovnávejž děvky své k ženě bezbožné, nebo z velikého myšlení a hořkosti své mluvila jsem až dosavad.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Ne rači šteti dekle svoje za hčer Belijalovo, zakaj od velikega žalovanja in razžaljenja sem doslej govorila.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Regn ikke din Trælkvinde for en dårlig Kvinde! Nej, hele Tiden har jeg talt ud af min dybe Kummer og Kvide!"
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››не считай рабы твоей негодною женщиною, ибо от великой печали моей и от скорби моей я говорила доселе.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Не считай слугинята си за лоша жена; защото от голямото си оплакване от скръбта си съм говорила до сега.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››אל תתן את אמתך לפני בת בליעל כי מרב שיחי וכעסי דברתי עד הנה׃