Hayatını insan haklarını elde etmeden mi sürdürmeyi düşünüyorsun?Ska du leva hela ditt liv utan att kräva dina mänskliga rättigheter?
Hayatını insan haklarını elde etmeden mi sürdürmeyi düşünüyorsun?Tencionas viver a tua vida sem conquistar os direitos de um homem?
Hayatını insan haklarını elde etmeden mi sürdürmeyi düşünüyorsun?Vil du leve resten af livet uden krav på menneskerettigheder?
Hayatını insan haklarını elde etmeden mi sürdürmeyi düşünüyorsun?Θα ζήσεις όλη σου τη ζωή χωρίς ανθρώπινα δικαιώματα;
Hayatını insan haklarını elde etmeden mi sürdürmeyi düşünüyorsun?Неужели ты хочешь прожить жизнь, не получив прав человека?
Hayatını köle olarak mı sürdürmek istiyorsun, insan haklarını elde etmeden yani?Aiotko elää orjana ilman ihmisoikeuksia?
Hayatını köle olarak mı sürdürmek istiyorsun, insan haklarını elde etmeden yani?Chcesz przeżyć życie jako niewolnik, bez praw wolnego człowieka?
Hayatını köle olarak mı sürdürmek istiyorsun, insan haklarını elde etmeden yani?Hai intenzione di passare tutta la vita a fare lo schiavo, senza mai ottenere i diritti di un uomo libero?
Hayatını köle olarak mı sürdürmek istiyorsun, insan haklarını elde etmeden yani?¿Quieres vivir tu vida como un esclavo, sin gozar de los derechos de un hombre?
Hayatını köle olarak mı sürdürmek istiyorsun, insan haklarını elde etmeden yani?Ska du leva ditt liv som slav utan att kräva dina mänskliga rättigheter?
Hayatını köle olarak mı sürdürmek istiyorsun, insan haklarını elde etmeden yani?Tencionas viver a tua vida como um escravo, sem conseguires os direitos do Homem?
Hayatını köle olarak mı sürdürmek istiyorsun, insan haklarını elde etmeden yani?Vil du leve dit liv som slave uden at kræve dine menneskerettigheder?
Hayatını köle olarak mı sürdürmek istiyorsun, insan haklarını elde etmeden yani?Σκοπεύεις να ζήσεις όλη τη ζωή σου σαν σκλάβος χωρίς τα δικαιώματα του ανθρώπου;
Hayatını köle olarak mı sürdürmek istiyorsun, insan haklarını elde etmeden yani?Ты собираешься прожить свою жизнь как раб, не имея прав человека?
Hayatlarını sürdürmeleri gerekiyor.Bakteri harus mencari nafkah.
Hayatlarını sürdürmeleri gerekiyor.Devono guadagnarsi da vivere.
Hayatlarını sürdürmeleri gerekiyor.Las bacterias tienen que ganarse la vida.
Hayatlarını sürdürmeleri gerekiyor.Бактериите трябва да си изкарват прехраната.
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.a on je predo všetkým, a všetko v ňom povstalo a stojí,
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.A on jest přede vším a všecko jím stojí.
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.A on jest przed wszystkimi i wszystko w nim stoi.
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.Egli è prima di tutte le cose e tutte sussistono in lui
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.Él antecede a todas las cosas, y en él todas las cosas subsisten
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.Ele é antes de todas as coisas, e nele subsistem todas as coisas;
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.El este mai înainte de toate lucrurile, şi toate se ţin prin El.
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.És Õ elõbb volt mindennél, és minden Õ benne áll fenn.
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.Hij was er al voordat er iets bestond en alles wat bestaat, is er dank zij Hem.
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.Il est avant toutes choses, et toutes choses subsistent en lui.
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.in on je pred vsem in vse ima obstanek v njem.
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.Ja, han är till före allt annat, och alltsammans äger bestånd i honom.
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.ja hän on ennen kaikkia, ja hänessä pysyy kaikki voimassa.
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.또한 그가 만물보다 먼저 계시고 만물이 그 안에 함께 섰느니라
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.Ngài có trước muôn vật , và muôn vật đứng vững trong Ngài .
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.Ngài có trước muôn vật, và muôn vật đứng vững trong Ngài.
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.og han er før alle ting, og alle ting står ved ham.
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.og han er forud for alle Ting, og alle Ting bestå ved ham.
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.Und er ist vor allem, und es besteht alles in ihm.
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.και αυτος ειναι προ παντων, και τα παντα συντηρουνται δι' αυτου,
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.Він єсть перш усього, і все в Ньому стоїть.
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.и Он есть прежде всего, и все Им стоит.
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.והוא לפני הכל והכל קים בו׃
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.الذي هو قبل كل شيء وفيه يقوم الكل
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.他 在 萬 有 之 先 . 萬 有 也 靠 他 而 立
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.他 在 萬有 之 先 . 萬有 也 靠 他 而立
Hücre ile ilgili muhteşem olan şey diğer hücrelerle gayet kararlı bir çalışma ilişkisi sürdürmesidir.Hal menakjubkan tentang sel adalah dia bisa menjaga kestabilan hubungan kerja dengan cell lain.
Hücre ile ilgili muhteşem olan şey diğer hücrelerle gayet kararlı bir çalışma ilişkisi sürdürmesidir.세포에 대한 놀라운 점은, 세포는 다른 세포들과의 무척 안정적인 협동관계를 사실상 유지해나간다는 점입니다.
Hücre ile ilgili muhteşem olan şey diğer hücrelerle gayet kararlı bir çalışma ilişkisi sürdürmesidir.Lo sorprendente de la célula es que mantiene una relación de trabajo bastante estable con otras células.
Hücre ile ilgili muhteşem olan şey diğer hücrelerle gayet kararlı bir çalışma ilişkisi sürdürmesidir.Lucrul minunat despre celulă este că își menține o relație destul de stabilă cu restul celorlalte celule.
Hücre ile ilgili muhteşem olan şey diğer hücrelerle gayet kararlı bir çalışma ilişkisi sürdürmesidir.Niesamowitą rzeczą w komórkach jest to, że całkiem dobrze współpracują z innymi komórkami.
Hücre ile ilgili muhteşem olan şey diğer hücrelerle gayet kararlı bir çalışma ilişkisi sürdürmesidir.Αυτό που είναι απίστευτο είναι ότι το κύτταρο διατηρεί μια σταθερή λειτουργική σχέση με τα υπόλοιπα κύτταρα.
Hücre ile ilgili muhteşem olan şey diğer hücrelerle gayet kararlı bir çalışma ilişkisi sürdürmesidir.Изумителното в клетката е, че тя всъщност поддържа доста стабилна работна връзка с други клетки.
Hücre ile ilgili muhteşem olan şey diğer hücrelerle gayet kararlı bir çalışma ilişkisi sürdürmesidir.מה שמדהים בקשר לתא זה שהוא מצליח לקיים קשרי-עבודה די יציבים עם תאים אחרים.
Hücre ile ilgili muhteşem olan şey diğer hücrelerle gayet kararlı bir çalışma ilişkisi sürdürmesidir.الأمر المدهش في الخلايا أنها تحافظ فعلاً على قدرٍ كافٍ من الإستقرار في علاقتها ونشاطها مع الخلايا الأخرى.
Hücre ile ilgili muhteşem olan şey diğer hücrelerle gayet kararlı bir çalışma ilişkisi sürdürmesidir.割としっかりした協働関係を 他の細胞と持っているということです それがなぜかは分かっていません
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.A másik, amit tanultam, hogy a hitel egy érdekes módja a kapcsolódásnak.
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.A segunda coisa é que os empréstimos são uma boa ferramenta para a ligação.
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.Điều thứ 2 mà tôi học được là mượn nợ trở thành 1 công cụ để kết nối.
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.Druga rzecz, której się nauczyłam to że pożyczki to jest świetne narzędzie łączące ludzi
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.Druga stvar, ki sem se je naučila, je, da so posojila zelo zanimivo orodje za povezovanje.
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.Druhá vec, ktorú som sa naučila, je, že pôžičky veľmi zaujímavým spôsobom spájajú ľudí.