Don Lee , daha sonra tıp eğitimini sürdürmek için JYP'i bıraktı .Don Lee deixou JYP mais tarde para prosseguir com estudos médicos.
Osakabe, baskı altındaki mesleğini bıraktı ve davasını bir iş mahkemesiyle sürdürmeye karar verdi.Osakabe deixou seu trabalho sob coação e iniciou um caso no tribunal do trabalho.
Fielding yaşamını Londra ve Los Angeles arasında sürdürmektedir.Fielding divide seu tempo entre Londres e Los Angeles.
Bu dönemde Abbasiler güçlerini kaybetmiş ancak ismen varlıklarını sürdürmektedirler.Isto ocorre pois seus omatídeos são aqueles que absorvem luz, enquanto os ao redor apenas a refletem.
Grand Hustle ve Atlantic Records şirketlerine bağlı olarak çalışmalarını sürdürmektedir.Está trabalhando com as gravadoras Grand Hustle e Atlantic Records.
İTÜ Spor Kulübü bünyesinde kariyerini sürdürmektedir.Pelo clube, sua carreira de sucesso continuou.
Halen aynı serinin çizerliğini sürdürmektedir.Ainda mantinham o mesmo esquema de engrenagens.
Karaçi'de küçük bir Yahudi cemaati varlıklarını halen sürdürmektedir.Em Karlsruhe havia e existem até a atualidade diversos cemitérios judaicos.
Köy halkı, ihtiyaç fazlası ürünlerini (buğday, arpa, fiğ) satarak geçimini sürdürmeye çalışmaktadır.Na cidade, é realizada a Mostra Guaporé, a fim de expor seus produtos (joias e lingerie).
Erdoğan, 28 Ağustos 2014 tarihinden beri 12. Cumhurbaşkanı olarak görevini sürdürmektedir.Recep Tayyip Erdoğan foi empossado como o 12º Presidente da República da Turquia em 28 de agosto de 2014.
Kutsal Makam devletlerle olan diplomatik ilişkilerini sürdürmektedir.Santa Sé mantém relações diplomáticas com numerosos países.
Kehl, kız arkadaşı Tina ile beraber yaşamını sürdürmektedir.Ela passa a noite com Mann, seu colega policial.
Apokaukos'un yazışma ve belgelerinin kayda değer bir kısmı varlığını sürdürmektedir.Um considerável corpo de correspondências e documentos de Apocauco sobreviveram.
Evli olan sanatçı yaşamını İstanbul, Pendik ilçesinde sürdürmektedir.Um homem casado, que fundou um lar, tem de dominar sua impaciência.
Burada, bir zamanların güçlü Sartanları hayatta kalmak için mücadele etmeyi sürdürmektedir.Enquanto isso as sociedades tradicionais lutam por sobreviver.
Fakat kariyerini başlangıçtaki hızıyla sürdürmedi ve bir süre sonra da sahne hayatından uzaklaşti.Ela abriu os olhos lentamente e depois de um momento, prosseguiu com a cena.
Grup genellikle Toronto'da çalışmalarını sürdürmektedir.A série se passa, principalmente, em Toronto.
Tel Aviv belediyesi, yine bisiklet kullanımının arttırılması yönündeki çalışmalarını sürdürmektedir.Salt Lake City está cada vez mais interessada em promover o transporte de bicicletas.
Yaşama Saygı, hayatta emin olduğumuz tek şeyin yaşadığımız ve yaşamımızı sürdürme isteğimiz olduğunu söyler.Uma vez mais, aprenderão que tudo o que buscamos na vida, está sempre dentro de nós.
Halen Uraloçka’da voleybol yaşamını sürdürmektedir.Permaneceu a vida toda em Erebango.
Kariyerini ABD'de sürdürmektedir.Encerrou a carreira nos Estados Unidos.
2011 yılından bu yana bu görevi sürdürmektedir.Desde 2013, ela ainda continua sendo a única a fazer isso.
Büyük ihtimalle hâlâ Liberty City'de yaşamını sürdürmektedir.Eles vivem na Cidade de Liberta.
Onlar şimdi dostça bir ilişkisin sürdürmektedir.Atualmente mantém uma relação amigável com a irmã.
1982 yılından beri yaşamını New York'ta sürdürmektedir.Desde 1962 passou a morar em Nova Iorque.
Bu özelliğinden dolayı oğlunun da kendi işini sürdürmesini istiyordu.Por razões relacionadas, sua mãe também teve que deixar seu emprego.
Kalpana ise bu oyunu sürdürmeye devam eder.Claudia não parava de fazer perguntas sobre o jogo.
Torku Şekerspor bünyesinde kariyerini sürdürmektedir.Açúcar deixa você hiperativo.
Futbol hayatını Almanya'nın TSG 1899 Hoffenheim takımında sürdürmektedir.É utilizado principalmente para partidas de futebol tendo como equipe mandante o TSG 1899 Hoffenheim.
Hamas, roket saldırılarını sürdürmekte, İsrail ise saldırılara cevap vermektedir.Ao longo do andamento do conflito, Israel respondeu novamente aos ataques de foguetes.
Nüfusun geri kalan kısmı ise farklı dinlere göre yaşamını sürdürmektedir.A restante população portanto, partilha outros credos.
1987'de mankenliğe başlamış ve hala sürdürmektedir.Ele foi re-estabelecido em 1987 e continua ativo.
Bunun sonucunda ayrılmaya ve arkadaşlıklarını sürdürmeye karar vermişlerdir.Elas argumentam, a ponto de acabar com sua amizade.
Mesleğini Fransız kanalı M6'da sürdürmektedir.Ele foi exibido na televisão francesa M6.
Dedelikten elde edilen Hakkullah da Dedelerin hayatlarını sürdürmelerinde ettirmelerinde önemli yer tutmuştur.O grau de honrarias parece corresponder ao posto ocupado pelos mortos durante sua vida.
Galatasaray Daikin takımında voleybol yaşamını sürdürmektedir.Sergei Volkov realiza tarefa em caminhada espacial.
Svanlar, pek çok eski geleneği sürdürmektedirler.A freguesia ainda mantém alguns dos costumes tradicionais dessa época.
Piaget, geleneksel bir teknik sayesinde minyatür resim sanatını sürdürmektedir.A Piaget perpetua a arte da pintura em miniatura, graças a uma técnica de longa tradição.
Ömer Uçar, bir tamirhanede çırak olarak çalışmakta ve ailesiyle birlikte mütevazi bir hayat sürdürmektedir.Nessa atividade trabalha a vida toda, tendo uma modesta vida pública.
Hali hazırda Sheffield Wednesday'de futbol yaşamını sürdürmektedir.Atualmente, joga no Sheffield Wednesday.
Mücadeleyi sürdürmek artık mümkün değildi.Inútil continuar defesa.
Müze, günümüzde, "daha genç, daha büyük ve daha iyi bir penis" için arayışlarını sürdürmektedir.Het museum zet haar zoektocht naar "een jongere, grotere en betere" voort.
Grup hala varlığını sürdürmektedir.De groep bestaat nog steeds.
Piaget, geleneksel bir teknik sayesinde minyatür resim sanatını sürdürmektedir.Piaget houdt de miniatuurschilderkunst in ere door toepassing van een traditionele techniek.
Slogan, Auschwitz I'in de içinde bulunduğu birçok yerde varlığını sürdürmektedir.In Auschwitz I zijn de meeste gebouwen nog altijd aanwezig.
16 Mart 2008 tarihinden beri bu görevini sürdürmektedir.Sinds 16 maart 2015 bekleedt hij deze functie.
Ağaç ise hala görevini sürdürmektedir.Vervolgens schilderde hij De gewijde boom.
1 Haziran 2017'den beri Makedonya Savunma bakanı olarak görevini sürdürmektedir.Ze is sinds 1 juni 2017 minister van Defensie van de Republiek Macedonië.
Fakat diğer süreçler gizemini sürdürmektedir.Anderen blijven hun geheimzinnigheid behouden.
Ancak bu kentte ölmekte olan bir gelenek olup, günümüzde sadece Sofia Nilsson bu sanatı sürdürmektedir.Er is tegenwoordig nog maar een fabrikant van deze fluitjes: Sofia Nilsson.
1803 tarihinden bu yana bu aileler varlıklarını sürdürmektedirler.Sinds 1841 hebben de volgende personen deze functie vervuld:
Kulüp mücadelesini hala bu ligde sürdürmektedir.De club heeft deze rechtsvorm nog steeds.
Bazı ülkeler Büyükelçiliklerini burada sürdürmektedir.Steeds meer landen heropenen hun ambassades in Syrië.
The Dudesons kendilerine ait bir çiftlik evinde yaşamlarını sürdürmektedir.The Dudesons maakten namelijk een kampvuur in hun boerderij.
Halen politik yaşamını, CHP’nin bir üyesi olarak sürdürmektedir.Zijn politieke carrière startte hij als lid van het CHU.
Yaşamlarını hayvanlarıyla sürdürmektedir.Daar sterft hij tussen zijn dieren.
Diğer bölümler ise akreditasyon çalışmalarını sürdürmektedirler.In het andere deel worden recreatieve activiteiten georganiseerd.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, temyiz incelemesini halen sürdürmektedir.De strafrechter leidt het onderzoek ter terechtzitting.
Kişisel hayatı hakkındaki gizliliğini sürdürmeyi tercih ediyor.Over haar privéleven is ze openhartig geweest.
Hayatta kalma çabalarını sürdürmeye devam ediyordu.Daarna was het hun taak om te proberen te overleven.