Dev hayvanın "süratle hareket etmesi", Firefox'un yeni hızlı sürüm döngüsünü ifade eder.A criatura se movendo "rapidamente" refere-se ao novo ciclo de rápido lançamento do Firefox.
Böylece süratle hareket etmeye başladı, büyüyerek güçlendi, geleceğe doğru ilerledi ve çoğaldı.Então ela começou a mover-se rapidamente e cresceu mais poderosa, saiu e multiplicou-se.
Kız gibi bir suratı olmasına karşın bir erkek bebektir.Mas um garoto se parecer com uma garota é degradante.
Spoilerler hava taşıtlarının sürat kazanmadan alçalmasına yardımcı olurlar.Eles tiram as emissoras do ar até que fossem pagos os salários.
Deri Surat ise gecenin karanlığında kaybolur.A fundação da Sertã perde-se na noite dos tempos.
Felak Suresi (Arapça: سورة الفلق , Surat'ul Falag), Kur'an'ın 113. suresidir.Al-Falaq(em árabe: سورة الفلق) (A Alvorada) é o 113a sura do Alcorão.
İnsaat yapımı kolay ve süratlidir.Assim o processo de arrefecimento é mais rápido e eficaz.
Ara süratlerde ise yüksek torku ve gücü, motosiklete her an hızlanma kabiliyeti veriyor.Por outro lado todo corpo é permeável para qualquer forma de energia e velocidade superiores à sua.
Burada v radyal hareket yapan galaksinin sürati, c ise ışık hızıdır.T0 é a tensão na corda, e c é a velocidade da luz.
Yüksek süratli fotometre.Um velocímetro analógico.
Deri Surat ise testeresini almıştır.De relíquia, possuía um dente dele.
Karlanmanın asıl sebebi yüksek film süratidir.É porque, para nós, representa o filme.
Bunların hepsi surat kısmında toplanmışlardır.Todos os membros participaram na composição das letras.
Tek bir kurşun ile suratını dağıtmıştı.Hij kreeg een pistool mee met één kogel.
Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.Vervolgens randde hij haar aan en sneed haar keel open.
Bu iş büyük bir süratle yapılıyordu.Dit gebeurde dan ook in zeer hoog tempo.
Fiji maymun suratlı yarasası (Mirimiri acrodonta) Fiji'ye özgü bir memeli megayarasadır.De Fiji-apenkopvleermuis (Mirimiri acrodonta) is een vleermuis die voorkomt op Fiji.
Çünkü sınırlayıcı kuvvetler parçacık süratine dikeydir.De limes wordt verdedigd door grenstroepen, de limitanei.
İlin merkezi Surat Thani'dir.Het behoort tot de provincie Surat Thani.
"Speed Demon"ın sözleri sürat yapmak hakkındadır.Speed Demon De Bad-clip transformeert hierna naar "Speed Demon".
Çirkin suratlı yaşlı bir kadındır.Een oude vrouw met groente.
Köyleri ararlar, herkes kapıyı suratlarına kapatır.Omwoners openen en sluiten haar deur.
Otomobili, sürat limitine rağmen, çok hızlı kullanıyordu.Ondanks de hogere snelheid werkten de remparachutes naar behoren.
Naceri, Kasım 2005'te, Paris'te restoranda 22 yaşındaki adama saldırdı ve suratına bir küllük attı.In november van datzelfde jaar mishandelde Naceri in een restaurant een 22-jarige man met een asbak.
Merkitlere karşı savaş hazırlıkları süratle tamamlandı.Veldmaarschalk Model reageerde onmiddellijk.
Özellikle sürati ve tekniğiyle dikkat çekmiştir.Hij moet het vooral hebben van zijn snelheid en techniek.
Kendisinden nefret ettiğini suratına vura vura, bağırarak ağlaya ağlaya söyler.Als je haar aan het huilen maakt, maak ik jou aan het huilen.
Chateaubriand'ın babası asık suratlı, ketum bir adamdı.De vader van Rembrandt was slechtziend, mogelijk blind.
Bu nedenle sabit hız objenin düz bir çizgide ve sabit bir süratle hareket ettiği anlamına gelir.Een voorwerp beweegt dan met een constante snelheid in een rechte lijn, of het is in rust.
Onun suratı asık, çünkü metroyu kaçırmış ve işe yürümek zorunda kalmıştı.Zij is chagrijnig, omdat ze de metro gemist had en naar het werk moest lopen.
Ben suratsız değilim.Ik ben niet chagrijnig.
Ben asık suratlı değilim.Ik ben niet chagrijnig.
Maide Suresi (Arapça: سورة المائدة, Surat'ul Maide), Kur'an'ın beşinci suresidir."Stół zastawiony") – to piąta sura Koranu.
Chateaubriand'ın babası asık suratlı, ketum bir adamdı.Ojciec Chateaubrianda był człowiekiem twardym, bezwzględnym i ponurym.
At Suratlı olarak bilinir.Twoja twarz brzmi znajomo.
Deri Surat ise testeresini almıştır.Skóra zachowała swoją fakturę.
Durumu fark eden Deri Surat, Jerry'i öldürür ve hâlâ canlı olan Pam'i yeniden buzluğa koyar.Na miejscu zjawia się Leatherface, zabija Jerry’ego uderzeniem młota i wpycha Pam z powrotem do chłodziarki.
Suratında tam bir ifade yoktur.Prawie w ogóle nie widać jej twarzy.
Ortalama hızın büyüklüğü, ortalama sürate eşit veya ortalama süratten küçüktür.Średnia prędkość wektorowa ma wartość mniejszą lub równą prędkości średniej.
Yine de çağdaşları olan kısa suratlı ayıdan (Arctodus) daha küçüktüler.Pomimo, iż jest niewielka posiada małe dopływające do niej strumyki.
Karlanmanın asıl sebebi yüksek film süratidir.Jednak prawdziwą sławę zawdzięcza karierze filmowej.
Suratım enteresan geldi seyirciye.Teatr cieszył się popularnością wśród widzów.
Deri Surat ise gecenin karanlığında kaybolur.Po chwili bezszelestnie znika w ciemnościach nocy.
Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.Następnie rozcięli mu brzuch i wycięli serce.
Bu yarışmalarda atletler tüm mesafeyi baştan sona tam sürat koşarlar.Biegacz zaczyna ze wszystkim przesadzać.
Babam verse ben gitmem, O kara suratlıya.Tak smutno mi bez ciebie, Czarna melancholia.
İlerideki gözlerinin birisi suratının diğer tarafına doğru kaymaya başlar.W związku z tym jedno ich oko przemieszczone jest na przeciwną stronę głowy.
Sürat teknelerinin dubalar arasında giderken geçecekleri çizgiyi gösteren dubalar arası ise 2,5 metredir.Minimalna odległość pomiędzy liniami wyznaczającymi śluzę dla rowerów powinna wynosić 2,5 m.
Onun için suratı ifadesizdir.Mike – nie jest pokazana jego twarz.
Suratımı görür görmez büyük alkış ve gülmeler.Patrząc na coś zabawnego, śmieję się.
Erişim tarihi: 14 Şubat 2014. ^ "Sürat Pateni – Kadınlar 1500 m sonuçları".Oficjalna klasyfikacja Osobny artykuł: Zimowa Uniwersjada 2009 - Łyżwiarstwo szybkie - 1500 metrów kobiet.
Süratli; iki zamanlı bir yürüyüş şeklidir ve at çapraz ayaklarını aynı zamanda atar.Ciekawostką jest przedstawienie konia z jednocześnie uniesionymi obiema prawymi nogami.
Köpek Balığı Surat Billy - Gangster ve azılı haydut.Wściekły Pies Szeryf – agresywny kryminalista.
Maide Suresi (Arapça: سورة المائدة, Surat'ul Maide), Kur'an'ın beşinci suresidir.Al-Qamar (arabiska: سورة القمر) ("Månen") är den femtiofjärde suran i Koranen med 55 verser (ayah).
Hollanda'dan Ard Schenk sürat pateni yarışında üç altın madalya kazanmıştır.Ard Schenk, Nederländerna tog tre guld i skridskotävlingarna.
Böylece süratle hareket etmeye başladı, büyüyerek güçlendi, geleceğe doğru ilerledi ve çoğaldı.Det började att röra sig snabbare och växte sig allt starkare, och gick åstad och förökade sig.
Suratımı görür görmez büyük alkış ve gülmeler.Runt bordet hör man glada utrop och skratt.
Süratli bir balıktır.Det är en snabbsimmande rovfisk.
Çünkü sınırlayıcı kuvvetler parçacık süratine dikeydir.För andra betydelser, se Boundary Ranges.
Wessel kapıyı açar açmaz suratının ortasından vurulur.När Wessel öppnade sin dörr, sköt Höhler honom i huvudet.